Esnaf Zorda Maliye Denetimde
Yazarlar // 11 Ekim 2019 Cuma 21:50

Ragıp GÖKER

Barış Pınarı Harekatındaki kahraman ordumuza başarı diler, en üst rütbeli subayından erine kadar bütün askerlerimizin ayaklarına taş değmeden, sağ ve salim yurda dönmeleri en büyük dileğimizdir. Bugünlerde bütün dualarımız askerlerimiz içindir. Önceki gün arayan bir işinsanı dostum, doğrudan söze girerek ’’Bu ne rezilliktir, bir restoranda yemekteyim. Maliye memurları olduğunu öğrendiğim bazı kişiler, masaların fotoğrafını çekiyorlar’’ diye konuşunca telefonda öylece şaşırıp kalmıştım. Böyle bir şey olamaz. Olmamalı. Salma salınması gibi uygulamalar olduğuna dair çok sayıda şikayet işitiyorum. Ülkemizde vergi sistemi, beyan esasına göre uygulanır. Bordro mahkumları olarak bilinen işçi ve memurlar, vergilerini peşin olarak öderler. Maaşından kesilir yeni. İş insanları ise ‘’Bu yıl, şu kadar kazandım’’ der. Maliye onun üzerinden vergi alır. Bunun için devlet, bir dizi önlemin yanı sıra, denetim sistemi de kurmuştur. Ama denetleme, bir lokantadaki masaların doluluk oranın fotoğrafla belgeleyip, ‘’Şu kadar müşteri varsa, şu kadar kazanıyor olmalısın, öyleyse, şu kadar değil, bu kadar vergi ödeyeceksin’’ şeklinde yapılmıyordur. ‘’Umarım doğru değildir’’ diye düşündüm. Vergi dairesini aradım dün. Doğruymuş. Maliye Bakanlığı, denetim yapan memurlara tablet vermiş. Denetim sırasında iş yerindeki emtiaları belgeleniyormuş. Lokanta gibi yerlerdeki müşteriler de emtia sınıfına giriyor anlaşılan. Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır. Öyle biliriz. Mesela zekat vermeyi de inancımızın bir gereği gibi biliriz. Vergi de bir tür zekattır zaten. Herkes vergisini vermeli. Bu şaşmaz kurala kimsenin itiraz edeceğini sanmam. Halkımızda, iş insanlarının vergi kaçırdıklarına dair yerleşmiş bir inanç vardır. Yıllardır bunu işitirim. İhtimal de veririm. Ve fakat İş yerlerinde yukarıda belirtilen türden denetimleri doğru bulmam. Günümüzde işlerin iyi olmadığına dair şikayetleri sıklıkla dinliyoruz. Şehir içinde çok sayıda esnafın kepenk kapattığına tanık oluyoruz. Bu şehir zaten nicedir üretmiyor. Şehrin ekonomisi ‘Dürüm döner’ satışına bağlanmış. Bir de telefon satıcılarından gelecek gerlire. Sözüm ona üç verimli ovaya sahip bir tarım şehriyiz. Ülkenin en verimli ovalarından biri olan Çarşamba ovasına termik santraller kuruluyor. Daha ne olsun. Sanayi zaten güdük kalmış. 50 işletmeli sanayi sitesine OSB diyor bu şehir. Çiftlikteki dürüm dönerciler bile ha bire el değiştiriyor. Sonra gel, esnaftan lokantadaki müşteri sayısına göre vergi almaya çalış. Samsun göbeğindeki içkili lokantalarda nicedir, markalı alkol yerine el yapımı alkol satıldığı konuşuluyor Gelir ve kazanç, dolayısıyla da vergi oranı bu durumda nasıl hesaplanır Bilemedim doğrusu. Çiftlik Caddesinde bir esnaf, 7 aydır dükkan kirasını ödeyemediğini söylüyordu. Bu arada maliye kira gelirinden, lokantadan aldığı kadar vergi alabiliyor mu? Onu da merak ediyorum doğrusu. Esnaf, sahiden zorda.