Ekonomik Savaş
Yazarlar // 14 Ağustos 2018 Salı 01:01

Ragıp GÖKER

Merkez Bankası (MB)’nın dün açıkladığı önlemler, dövizdeki artışı durduracaktır.

Ki; MB’nın birinci görevi zaten Türk Lirası’nı korumaktır.

Açıklanan bu önlemler nedeniyle piyasanın ateşi düşecek ve normal seyrine dönecektir.

24 Ocak 1980 kararlarının alınmasına neden olan 70’li yılların son çeyreğindeki ekonomik krizlerin yanı sıra, 5 Nisan 1994 ve 2001 krizlerini yaşamış bir kuşağın ferdi olarak, o günleri nasıl atatmışsak, bu krizi de atlatacağız elbette.

Ve fakat

Sonuçları nedeniyle bu krizin etkilerini bir süre daha hissedeceğiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yaşananları ekonomik savaş olarak tanımlamış.

Çok doğru bir tespit ama yeni bir durum değil.

Emperyalizmin saldırı yöntemlerinden biri de budur esasında.

80’li yıllarda iki silahtan birini solculara, birini sağcılara vererek, ülkemizi iç savaşın eşiğine getirdiler ama başaramayınca, daha sonra bölücüleri besleyerek başımıza, bölücü terörü musallat ettiler.

Emperyalizmin en güçlü temsilcisinin de sözüm ona müttefikimiz olan ABD’nin olması çok ilginç.

Amerika’nın kalleş olduğunu zaten biliriz.

Rahmetli Mahsuni Şerif ‘in bestelediği ‘’Amerika Kalleş’’ diye türkü bile söylemişiz bir dönem ama buna rağmen Amerika ile iş tutmuşuz çoğu zaman.

Kürecik ve İncilik bile Amerika’nın kontrolünde hala.

Sevemedim şu Amerika’yı.

Dünya’da da seveni yoktur.

Herkes saldırıyor aslında ama Amerika üzerinde olumsuz bir etkisi olmuyor.

Güçlü olduğunu kabul etmeliyiz maalesef.

Bu nedenle biz de güçlü olmak zorundayız.

Ekonomimizi düzeltmek için doğru hamleleri yapmamız gerekiyor.

Adımlar doğru olduğu kadar, zamanında atılmalı.

Tıpkı Merkez Bankamızın dün açıkladığı önlemler gibi.

Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra, az gelişmiş ülkelerin ekonomileri kırılgan oluyor.

Saldırılara açık oluyor ve çabuk etkileniyor yani.

Bu nedenle özellikle döviz üzerinden ekonomiyi olumsuz etkileyecek söylemlerden kaçınmalıyız.

Örnek olması bakımından daha önce de yazdığım bir anımı yeniden paylaşmak isterim.

1884 yılında Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Aykon Doğan Samsun’daki konuşmasının bir bölümünde ‘’dövizde artış beklemek doğru bir yaklaşımdır’’ demişti.

O yıllarda çalıştığım Dünya Gazetesi için haberi bu cümle üzerinden kurmuştum.

Gazetenin o dönemde Yazı İşleri Müdürü olan Mustafa Mutlu’nun köşesinden yazdıklarından öğrendiğime göre, yazı işleri servisi haberi manşete taşıyıp taşımamayı tartışmış.

Piyasaları olumsuz etkileyeceğini düşünerek, haberi manşet yapmamıştı gazete ama ertesi gün döviz fiyatları yine de iki kat artmıştı.

Mustafa Mutlu köşesinde, ‘’Bakan konuştu’’ başlığıyla konuyu yazarken ekonomimizdeki bu kırılganlığı anlatmaya çalışmıştı.

Demem o ki, döviz ve özellikle dolar üzerinden konuşurken dikkatli olmak gerekiyor.

‘’Ağzı olan konuşuyor’’ diye bir tekerlememiz var ya.

Bu hususta özellikle, İki kere düşünüp, bir kere konuşacağız.