Eğitimde STEM modeli
Yazarlar // 02 Mayıs 2017 Salı 08:55

Ragıp GÖKER

Dünya, endüstri 4.0 aşamasını konuşuyor.
Buharlı makinenin icadıyla başlayan ve 'endüstri devrimi' olarak adlandırılan
süreç, endüstri 1.0 aşaması olarak kabul ediliyor.
Bilgi çağı adı da verilen endüstri 3.0 aşaması yakında, üretim araçlarını
bilgisayarların yöneteceği 4.0 aşamasıyla birlikte sona erecek.
Ülkemiz bu devrime hazır mı?
Pek sanmam.
Ve fakat
Buna kafa yoranlar var.
Bunu da, onca olumsuzluğun yaşandığı ülkemizde, geleceğimiz için ümit verici bir gelişme olarak görüyorum.
Mesela eğitimde 'STEM' modelinden söz ediliyor.
STEM nedir?
STEM, BİLİM, TEKNOLOJİ, MÜHENDİSLİK ve MATEMATİK sözcüklerinin İngilizce söyleniş biçiminin baş harflerinden oluşuyor.
Dünya, çocukların küçük yaşlardan itibaren eğitilmesiyle ilgili bu sisteme yaklaşık 50 yıl önce geçmiş.
Eğitim sisteminin yaz-boz'a dönüştüğü ülkemizde, Milli Eğitim Bakanlığı bu modele geçiş için 2020 yılını planlamış.
Az sayıda gönüllü dışında, bu hedefe ulaşmak için milli eğitimde bir hazırlık yok maalesef.
Ama kafa yoran gönüllüler var. Gönüllüler, ülkemizin bu hedefe ulaşmasını sağlamak için dernek bile kurmuşlar.
Gönüllülerden biri, Samsun'da eğitim camiasının yakından tanıdığı Berrin Aydın, bir diğer gönüllü de, Berrin Hanım'dan dernek yönetimini devralan Ahmet Kemal Gülseren.
Ülkemizin kalkınmasını sağlamak için uzun yıllar çalıştığı DPT' den ayrıldıktan sonra, eğitimin çağdaşlaşması için gönüllü ordusuna katılmış emekli bir üst düzey bürokrat Kemal Bey.
İstanbul'da yaşıyor olmasına rağmen, çocuklarımızın eğitimine katkı vermek için zamanın çoğunu Samsun'da geçiriyor.
Berrin Aydın'ı, Samsun'da eğitimin gelişmesi için yaptığı çalışmalar nedeniyle zaten tanıyor ve biliyorsunuz.
Şu sıralar STEM için kafa yoran Berrin Aydın, bir çocuğun eğitimine 3 yaşından itibaren başlanması gerektiğini düşünüyor.
Berrin Hanım, 200 kelime kullanarak konuşan üç yaşındaki bir çocuğun, STEM sayesinde 230 kelimeye kadar kullanabildiğini söylüyor.
Bir çocuğun bilim dilini kullanabilmesi için de, çocuklara öncelikle ana dillerini iyi şekilde öğretilmesinin amaçlandığını da belirtiyor Berrin Hanım.
STEM'in mülti disiplinler bir model olması nedeniyle, çocuklara erken yaşlardan itibaren üç boyutlu çizim yapabilme yeteneği de kazandırılıyor.
İlkokuldan itibaren çocuklara matematiği öğretmek ve sevdirmek mümkün diye düşünenler olabilir ama bilimi ve teknolojiyi öğretmek kolay olmasa gerek.
Küçük yaşta bir çocuğu mühendislik eğitimi ile geleceğe hazırlamak da STEM'le mümkün artık.
Ama bunu başarabilmek için önce eğitimcilerin eğitilmesi gerekiyor galiba.
Zira eğitimi, alfabeyi ve abaküsü öğretmekten ibaret sayan eğitimcilerimiz çoğunlukta ne yazık ki.
Eğitim sistemimiz de böyle maalesef.
Bu yapıyla STEM'in uygulanması için konan tarih olan 2020ye kadar hazır olamayız.
Eğimcilerin hazırlanması için eğitim fakültelerinde bir planın yapıldığını da sanmıyorum.
Bu konuda görev de, Berrin Aydın gibi gönüllülere kalacak galiba.
Berin Aydın öncülüğünde kurulan STEM Derneği ülkemizdeki ilk örnek belki ama bu örnekler çoğalacaktır.
Endüstri 4.0'ı da ıskalamamak için geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza bilimi, teknolojiyi, mühendisliği ve matematiği öğretmek zorundayız.