Doktor..!
Yazarlar // 15 Mart 2022 Salı 21:07

Ragıp GÖKER

Çocukluğumda ve hatta ilk gençlik yıllarımda doktorlara başka bir gözle bakardım.

Erişilmesi zor bir meslek olarak gördüğüm için mi bilmem, doktorlar, başka alemden gelmiş birileri gibiydi benim için.

Hatta eczacıları bile öyle görürdüm.

Çocukluğumun geçtiği Aşağıçinik'te dişlerimizi Hasan Aga çektiği için mi bilmem ama diş hekimliğini ise daha ulaşılabilir bir meslek dalı olarak gördüm.

Hükümette öyle görüyor olmalı ki, iş bırakma eyleminde oldukları günlerin birinde, bir diş hekimi ''Gece bekçilerinden daha az maaş alıyoruz'' diyordu.

Dün, günlerden 14 Mart'tı.

Tıp Bayramıydı yani.

''Bayram gelmiş neyime'' diyebilirler ama sağlık çalışanları için 14 Mart 2022 bayram sevinciyle yaşanmadı maalesef.

Cumhurbaşkanı, ücretlerini beğenmedikleri gerekçesiyle kamu hastanelerinden ayrılan doktorlar için ''Gidiyorlarsa gitsinler'' dedi biliyorsunuz ama buna karşın Sağlık Bakanı ise ücretlerde iyileştirme yapılacağına dair bir beklenti içinde olmalı ki , Cumhurbaşkanı'nın 14 Mart'ta yapacağı bir açıklamalara dikkati çekti.

Koca ayrıca, doktorlara hitaben yaptığı açıklamada ''Seçtiğiniz nadide meslek, size insanlığın ortaya koyduğu en yüksek değerlerin karakter heykeli olma ayrıcalığını sunmaktadır. Bu hakikat emek vermeye, ertesi gün aşılacak zorluklara bugün katlanmaya değer" dedi.

Zor bir meslek doktorluk.

Doktor olmak da zor hatta.

Diğer meslekler için üniversite eğitimi 4 yıl sürerken tıp fakültelerinde eğitim 6 yıl biliyorsunuz.

Alttı yılla da bitmiyor aslında bir doktorun eğitimi.

Uzmanlık süreciyle ilgili eğitim de cabası.

Ki;

Mezuniyet sonrası, TUS sınavı gibi dünyanın en zor sınavlarından birine hazırlanıyorlar.

TUS'u kazanmak da yetmiyor aslında.

Bir doktorun ömrü, tıptaki gelişmeleri takip etmekle geçiyor.

''Ömür boyu etiğimdeler'' desem yeridir.

Sağlımızı emanet ediyoruz onlara.

Mezuniyet sonrası, Hipokrat Yemini diye bir yemin ederler.

Hipokrat yemini, doktorların okulu bitirdikleri zaman mesleğe başlarken ettikleri sembolik yemindir.

Temel olarak yeminin içerisinde hekimlik mesleğinin bir takım kurallarına vurgu yapılır.

Öncelikle mutlaka zarar vermemek, yarar sağlamak, ağrıyı acıyı dindirmek gibi temel içerikleri barındırır.

Yemin yukarıda da belirtildiği gibi semboliktir ama her bir hekim, kendisine emanet edilen insan yaşamının ne kadar değerli olduğunu bilir.

Bu bilinçle yetişir çünkü.

Zaten mesleği de o yüce değer nedeniyle seçmişlerdir.

Aralarında 'Paragöz' olanlar yok mudur?

Her meslekte olduğu gibi onların arasından da  'Çürük elmalar' çıkar.

Ve fakat.

Bir doktor için birincil amaç insan sağlığıdır.

Para sadece araçtır.

Amaç değildir yani.

Ama bu demek değildir ki 'Boğaz tokluğuna' çalışmaya razıdırlar.

Doktorlar.

Ve dahi.

Hakim ve savcılar.

Hatta öğretmenler.

İyi kazanmak zorundadır.

Devlet, doktorları, öğretmenleri, hakim ve savcıları 'Namerde Muhtaç' etmemelidir.

Aldıkları.

Daha dorusu alacakları analarının ak sütü kadar helaldir.

Gayrisi yalandır.

''Koçum- Aslanım'' gibi hamasetle söylenmiş sözlerle sırtları sıvazlanıp, üç otuza razı edilmeleri yanlış olacağı gibi bu türden yaklaşımların tamamı lafı güzaftır.

Yazı hazırlandığı sırada Sağlık Bakanı'nın işaret ettiği gibi doktor ve hemşire maaşlarındaki iyileştirmelere dair Cumhurbaşkanının yapması muhtemel bir açıklama gelmemişti henüz ama umarım ve dilerim, doktor ve hemşirelere hak ettikleri değer ve bu değerin karşılığı olan ücret verilmiş olur.