Dalda Fındık Kalmamışken
Yazarlar // 02 Kasım 2018 Cuma 23:08

Ragıp GÖKER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan fındık fiyatını 14 lira olarak açıkladı.

Fındığın hemen tamamına yakını ortalama 12 liradan tüccara satılmıştı, bu nedenle, Cumhurbaşkanının açıkladığı fiyat, bu senenin fındığına olumlu etkisi olmasa da, önümüzdeki yılın ürününde fiyatın 14 liranın altına düşmeyeceğine dair bir beklentiyi oluşturması da önemliydi.

Dünyada yetiştirilen fındığın yüzde 70’inine yakını bu topraklarda yetişiyor ama maalesef, piyasayı biz oluşturamıyoruz.

Fındığımızı yabancılar aldığı için piyasayı da onlar yönlendiriyor.

Yerli işbirlikçisi kimi tüccarlarımız da, yabancıların bu oyununa çanak tutuyor.

Fındık fiyatı, içeride de, uluslar arası piyasalarda, sadece Yalım Erez döneminde değer kazanmıştı.

Ne yapılmıştı da fındık değer kazanmıştı.

Sarı Mağazalar aracılığıyla piyasadan fındık satın alınmıştı o dönem.

Piyasayı Sarı Mağazalar aracılığıyla Ticaret Bakanlığı yapmıştı yani.

Piyasa yapıcısı kuruluşumuz yok şimdi.

Piyasayı geçmişte uzun süre Fiskobirlik dengeledi.

Fiskobirlik fiyat açıkladığında, piyasa ona göre şekillenirdi ama bu bile yetmezdi.

Devlet, kendi eliyle etkisizleştirdiği Fiskobirlik’in görevini son yıllarda TMO’ya verdi.

Ama mısır buğday gibi ürünleri almak için kurgulanmış TMO’ya bu görevin bol geldiği anlaşılıyor.

Piyasa yapıcısı olamadı TMO.

Bir şeyleri eksik yapıyoruz.

Bu konuda tartışmayı kabul etmiyoruz.

TBMM’de bile konuyu enine boyuna incelemekten kaçınıyoruz.

MHP’nin o zamanki Gurup Başkanvekili olan Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın fındık fiyatının düşmesine neden olan etkenlerin araştırılması için verdiği önerge, AK Partili milletvekillerinin oylarıyla reddedilince yapılan sevinç gösterileri hafızalarımıza kazındı.

TBMM’deki bu manzarayı gören yabancı piyasa yapıcıları zil takıp oynamıştır.

Önergeye ret oyu veren bölge milletvekillerinin ne kadar zor durumda kaldığını sonradan öğrendik.

Ziraat Odalarının yoğun baskısı sonucu devlet fındık fiyatı açıklamak zorunda kalındı ama bunu yapmakta geç kalındığı da bir gerçek.

Dünyaya fındığı biz üretiyoruz ama biz satamıyoruz.

Çünkü malımızın fiyatı biz değil, başkaları belirliyor.

Böyle gelmiş ama böyle gitmesin istiyoruz.

Ama bu konuda bile bir araya gelip ortak bir kararı alamıyoruz.

Yüce meclisin çatısı altında bile bu konuda ortak hareket edemiyoruz.

Kusura bakmayın.

Teşbihte hata olmaz atalar sözüne güvenerek söylüyorum.

Böyle devam edersek, sırtımıza sürece semer vurmaya kalkanlar daha da çoğalır.