Çocuk İstismarı
Yazarlar // 06 Temmuz 2018 Cuma 15:20

Ragıp GÖKER

Kaybolduktan günler sonra bir kuytuda cesedi bulunan Eylül’ün minik bedeninin cinsel istismara uğradığını öğrendiğimizde, ilk refleks olarak ‘’bunu hangi vicdan sahibi yapar?’’ diye sordum kendime ama nafile..

O minik bedenleri istismar eden aşağılıklarda vicdan ne gezer .

Çocuk istismarını bir insanlık suçu olarak kabul ederiz.

Ve fakat

Bunu önlemek için gerekli adımları da atmayız ne yazık ki.

Eylül ve Leyla’nın başına gelenler, umarım hepimizin aklını başına getirir.

Özellikle ‘devlet aklı tarafından buna bir son verilmesi gerekir.

Milenyum çağında ‘çocuk istismarı’ gibi iğrenç bir konuda yazı yazmak zorunda kalmayı bile kendime zül sayarım.

Halkımız da bu iğrençliğe bir son verilmesini istiyor.

Polis memuru bir arkadaşımın aracılığıyla arayan Elif Yaz, sosyal medyada örgütlenen bir gurup olarak, Uğur Mumcu Parkı’nda toplanıp basın açıklaması yapacaklarını, bunu duyurmak adına destek verip veremeyeceğini sorduğunda tereddütsüz kabul ettim.

Basın açıklaması için dağıtılan metne ‘’Vatanı korumak çocukları korumakla başlar’’ diye başlık atmış Elif Yaz.

Metin daha sonra ‘’Bugün burada toplananlar, Eylül’ün, Leyla’nın ve cinsel istismara uğrayıp yaşamlarına son verilmiş tüm yavruların annesi, babası ve kardeşleriyiz’’ diye devam ediyordu.

Basın açıklamasından, son üç yıl içersinde 13 bin çocuğun hayatlarının elinden alındığını ve her on çocuktan üçünün cinsel istismara uğradığını öğreniyoruz.

Bu duruma seyirci kalmak istemediğini dile getiriyor insanlarımız.

‘’O yavruların sessiz çığlığı olmak zorundayız, Ayağa kalkmak için illa senin mi yanman gerekiyor?’’ diye soruyorlar.

Uğur Mumcu’da toplanan kalabalık, yeni dönemde toplanacak TBMM’deki ilk icraatın, çocuk istismarını önlemek adına kanun çıkarmak olması gerektiğini hatırlatıyor .

Sosyal Medya aracılığı ile toplanıp kamuoyu dikkatini çekmeyi amaçlayan topluluk adına Elif Yaz tarafından okunan basın açıklaması metni ‘’Ülkemin adaletine güvenmek istiyorum. Cezaevinde yatan bir mahkumun bu pisliklerin cezasını vermesini beklemek istemiyorum’’ diye bitince kalabalıktan ‘’idam isteriz’’ tezahüratı yükselmeye başladı.

Her vicdan sahibi, çocuk istismarı gibi toplum vicdanını kanatan konuları önlemek adına yapılacak düzenlemede öngörülen ceza uygulamalarının elbette caydırıcı olmasını ister .

Son günlerde gündeme gelen ‘idam cezası’ da bunlardan biri.

İdam cezası büyük suçları önlemenin tek yolu mu?

Suçu önlemek adına tek ve son çarenin idam olduğunu düşünmüyorum.

Geriye dönüşü olmayan yoldur idam.

Suçu olmadığı halede yıllarca hapis yatan insanlara ‘’pardon’’ demek mümkün ama bir insan idam edildikten sonra ‘’pardon’’ demenin bir anlamı kalmıyor maalesef.

Her suçta olduğu gibi istismar suçlarının yaygınlaşmasındaki en büyük neden eğitim eksiğidir

Bu biliniyorken buradan başlamak lazım bence.