Çiftlik Bank ve Titan
Yazarlar // 16 Mart 2018 Cuma 10:06

Ragıp GÖKER

Sanırım yirmi yıl kadar önceydi.
Bir dost meclisindeyken, Türkiye’nin o tarihlerde en çok satan gazetesi olan Hürriyet’in arka sayfasında bir dolandırıcılık haberini yüksek sesle okuduğumda, oradakilerin tamamına yakını ‘’helal olsun adama’’ demişlerdi.

İzmir'de kurduğu 'Titan’ saadet zinciriyle 16 bin kişiyi dolandıran adamı, para kaptıranlar lanetlemiştir ama bu ülkedeki çoğunluğun içten içe ‘’aferin’’ dediğini tahmin ediyorum.

80’li yılların başında Banker furyası vardı biliyorsunuz.

Banker Kastelli olarak bilinen Abidin Cevher Özden en tanınanıydı belki ama İller Bankası’nda çaycıyken bankerliğe özenen Yalçın Doğan ve Banker Bako, ki bunlardan birinin hikayesinden esinlenerek baş rollerini İlyas Salman ve Şener Şen’in paylaştıkları Banker Bilo adında film bile yapılmıştı.

Para kaptıranlar ve savcıların dışında kimse o bankerleri suçlamadı.

Emniyet Genel Müdürlüğünün yanı sıra yazılı ve görsel basındaki uyarılara rağmen son günlerde kendilerini polis ve savcı diye tanıtarak, ‘’hesaplarınıza terör örgütü bulaşmış’’ gibisinden sözlerle kendilerini arayanlara para kaptıranlar arasında profesör mertebesine ulaşmış vatandaşlar bile var.

Liberal ekonomiye geçişimizin miladı sayılan 24 Ocak kararlarından sonra kısa yoldan köşe dönücüler türedi.

Asker arkadaşım da olan hemşerimiz Ferhan Şensoy’un yazdığı ‘Köşe Dönücü’ adlı oyun bu zaafımızı en iyi anlatan örneklerden biridir.

Titan olayı, saadet zincirleri gibi oluşumların vatandaşları dolandırmanın en çarpıcı örneğiyken bundan ders almıyoruz.

Sanırım bunu kabul edemiyoruz.

Emek vermeden ve alın teri dökmeden para kazanmanın cazibesiyle, o ‘Tosun’a para kaptırdı insanlar.

Dolandırılacaklarını bile bile yaptılar bunu.

‘’O olsun’’ demeye dilim varmıyor ama..

Suçlusun be kardeşim..