CHP'den Bir İyi Bir Kötü
Yazarlar // 27 Şubat 2018 Salı 23:57

Ragıp GÖKER

CHP İl Başkanı Tufan Akçagöz, parti içi kavgalarla uğraşmasa, Samsun'da iktidarı çok zorlar. Akçagöz, bir muhalif siyasetçinin yapması gerektiği gibi iktidar mensuplarının izini sıkı şekilde sürüyor çünkü.
Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın uygulamalarını eleştiren açıklamaları, Samsun kamuoyunda geniş şekilde yankı buluyor.
İktidar milletvekillerini de sert biçimde eleştiriyor.
Akçagöz, AK Parti'de Genel Başkan Yardımcısı da olan Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan'ın ''Karşımızda muhalefet yok’' dediği gün, kişisel sosyal paylaşım hesabından öyle bir paylaşım yaptı ki..
''Tam onikiden vurmak'' denir ya.
Öyle yani.
Karaaslan, bir taraftan muhalefeti eleştirirken, bir taraftan da kişisel Twitter hesabında Tufan Akçagöz'ü engellemiş.
Ana muhalefet partisi il başkanının, ahlaka mugayir paylaşımlar yapmayacağı bilindiğine göre Çiğdem Karaaslan, Akçagöz'ün kendilerini eleştiren siyasi paylaşımlarından rahatsız olmuş anlaşılan.
Demek ki en azından Samsun'da muhalefet varmış.
Öyle değil mi Çiğdem Hanım.
CHP adına iyi bir gelişme.
Ve fakat.
Murat Karayalçın konferansı ise CHP'liler adına tam anlamıyla fiyaskoydu.
TÜYAP tarafından Samsun'da açılan 4. Karadeniz Kitap Fuarının etkinlikleri kapsamında, Cuma günü Fuar ve Kongre Merkezindeki ''Sosyal Demokrat Belediyecilik ve Yerel Yönetimler'' konulu konferans veren Murat Karayalçın'ı dinleyen CHP'lilerin sayısı, karşı salondaki Banu Avar'ı dinleyenlerin yarısı kadar bile değildi.
Banu Avar'ı dinleyenler sadece CHP'liler değildi elbette ama birleşmeden önce Sosyal Demokratları SHP'de Genel Başkan olarak temsil etmiş ve hatta CHP'den bir dönem Samsun Milletvekili de seçilmiş bir siyaset adamını daha fazla partilinin dinleyeceğini ummuştum.
Yazımın konusu da o değil aslında, burada farklı bir durumu anlatmak istiyorum ki, o da şudur:
CHP'nin yerel seçimlerde sıfır çektiği Samsun'da, Murat Karayalçın tecrübesindeki bir siyasetçinin, sosyal demokratların en azından yerelde nasıl iktidar olacaklarını anlatmasını beklemiş ve bunu dinlemek istemiştim.
Konferansa da bu amaçla gittim zaten.
Ama Karayalçın, başkanken neler yaptığını anlatmakla yetindi.
Murat Bey gerçekten iyi işler yaptı Ankara'da.
Ama yetmedi.
Sosyal demokratların 1989'da yerel yönetimlerdeki iktidarı , 1994'den itibaren son buldu.
''Halkçı Belediyecilik Anlayışı'' adı verilen o dönemin seçmene yetmediği anlaşıldı.
Karayalçın, SHP'ye Genel Başkan olmak için Ankara'yı kendi isteğiyle bıraktı ama daha sonra girdiği seçimleri de kaybetti.
''Halkçı Belediyecilik'' Ankara'da Karayalçın'a yetmediği gibi Samsun'da Muzaffer Önder'in kazanmasına da yetmedi.
Seçmen profili değiştiği gibi seçmenin tercihleri ve siyasetçiden beklentisi de değişiyor.
Ankara'yı önce kazanmış ama daha sonra girdiği seçimleri kaybetmiş biri olarak bu analizi en doğru biçimde yapacak siyasetçidir Karayalçın.
Buna dair analizleri dinlemek istemiştim ama O yaptıklarını anlatmakla yetindi.
Konjonktüre dair ne düşündüğünü kendisine sormak istedim ancak, oturumun yöneticisi, ''soru sormak isteyen var mı?'' dedikten sonra dinlemek istediklerini duyunca, uçak saatinin geldiğini bahane ederek oturumu sonlandırdı.
Ancak, daha sonra bir sosyal paylaşım sitesindeki haberlerden Karayalçın'ı havaalanı yerine pide yemeye götürdüklerini öğrendim.
Sosyal demokratların, yerelde nasıl iktidar olunacağına dair yöntemleri öğrenmek için biraz daha beklemeleri gerekecek.