CHP'de Kapının Önü
Yazarlar // 05 Mayıs 2017 Cuma 00:19

Ragıp GÖKER

Türk kamuoyu, kendisini SSK Genel Müdürlüğünden bir tanır ama Kemal Kılıçdaroğlu’nu popüler yapan ve CHP Genel Başkanlığına taşıyan süreç,  Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le TV’de yaptığı o tartışma programı olmuştur.
Sakin tavrı ile sevildi.
2015 seçimlerinde ‘halkçı politikaların’ üretilmesi ve referandum sürecindeki soğukkanlı tavrı, CHP’nin başını çektiği ‘Hayır Cephesinin’ oylarını yüzde 48,5’a taşıdı.
Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un o yakışıksız konuşmasının yanı sıra, kendisinin yaptığı ’kontrollü darbe’ çıkışı olmasa, ‘Hayır’ oyları belki de patlama yapacaktı.
‘Hayır’ oyları sandıkta patlamadı belki ama ‘Mühürsüz Oy’ tartışmasıyla başlanan süreçte YSK ile yaşanan polemiğin sonucunda mı bilinmez, ‘Sakin Güç’ olarak tanıdığımız Kemal Kılıçdaroğlu patladı sonunda.
‘Hayır’ kampanyasının en kuvvetli sloganı ‘Tek Adam’ üzerine kurulmuştu.
Cumhurbaşkanı’nın ülke yönetiminde kararları tek başına alacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, ’’Tek adama bu kadar yetki verilemez’’ diyordu.
Ama Fikri Sağlar’ın kendisini ‘’Tek Adam’ şeklinde suçlamasının hemen ardından,  ‘’Kapı önüne koyarız’’ diye tehditkâr tavrının sonrasında, Sağlar için disiplin yolunu açması, ‘’Sakin güç sonunda patladı’’ diye yorumlanır ancak.
Fikri Sağlar, patiden atılır mı bilemem.
Sağlar’a efelenen, Kılıçdaroğlu, aynı efeliği Deniz Baykal’a gösteremedi mesela.
Baykal’ın söyledikleri, Sağlar’ın eleştirisinden çok da farklı değildi aslında.
Vaktiyle partiyi eleştiri kültürüne kapatmış Baykal’ın söylediklerini doğru bulmam ancak, yinede ‘’nasıl böyle konuşur’’ diyemem asla.
Buna karşın, Muharrem İnce’nin, ‘’Önemli olan farklı düşüneni, muhalefet edeni kapı önüne koymak değil, seçim akşamları kapının önünü bayram yeri haline getirebilmektir’’ şeklinde sosyal medyadan yaptığı eleştiri yenilir yutulur cinsten değildi.
Hani nasıl denir.
‘Kapak’ cinsindendi.
Muharrem İnce’yi Kılıçdaroğlu’nun hedefi yapmak değil amacım.
Parti disiplini denen olguyu, parti politikalarının, halka bütünlük içinde anlatılması olarak algılayan biri olarak, CHP’de liderin ve parti yöneticilerinin eleştirilmesini doğal bulurum.
Sosyal demokrat ideolojiden beslenen CHP’yi, elindeki sopayla bir liderin yönetmesini düşünemem asla.
CHP’ de farklı sesler olacaktır.
Olmalıdır da.
Lider sultası CHP’ye uymaz.
CHP’ gücünü liderinden değil, ürettiği halkçı politikalardan alır çünkü.
CHP’de lideri eleştirenlere kapı önünü gösterenlerin, bir gün kapının önüne konmasına da hiç şaşırmam.