CHP’de İnce’lik İsteyen İşler
Yazarlar // 07 Temmuz 2018 Cumartesi 00:56

Ragıp GÖKER

Behçet Necatigil’in Döner  Ayna şiirinin bir bölümünde ‘’anlamaz çağ ince ayrıntıları, kalın gürültülerde’’ dediği gibi siyaseti de kaba saba yapıyoruz.

Tufan Akçagöz’ün, Samsun İl Başkanıyken yerel ve milletvekili seçimi gibi organizasyonlarındaki başarısını ve başarısızlığını görmemişken, Milletvekili aday adayı olmak için istifa etmesini doğru bulmadığımı daha önce yazmıştım biliyorsunuz.

Önceki gün yayınlanan CHP’de neler olacak’ başlıklı yazımda ise, kurultay çağrısı ile ilgili çıkışını  haklı bulmakla birlikte, bu çıkışını, CHP içindeki birçok kişinin yaptığı gibi gelecek için pozisyon alma amacı taşıdığını yazmıştım.

O düşünce bana ait bir öngörüdür ve sorumluluğu da sadece beni bağlar.

Siyasi tavrının sorumluğu da elbette Akçagöz’ündür, hesabını da parti içinde verir

Ve fakat

Eski bir İl Başkanı olarak, partide kurultay çağrısı yapmanın bedeli disipline verilmek midir?

Orada duruyorum işte.

CHP, sosyal demokrat bir parti olduğunu iddia eder.

Siyasetini de bu temel görüş üzerine şekillendirir.

Bunu bilirim.

Ama şunu da bilirim:

Eski il başkanının, partide kurultay çağrısı yaptı diye partiden atılmak istenmesi sosyal demokrat ilkelerle uymaz.

Aksi bir tavrı CHP yöneticilerine yakıştırmam.

Disiplin kovuşturması haberinin, Akçagöz tarafından il yöneticisi yapıldığı halde, Akçagöz istifa edince İl Başkanı olma şansı yakalamış, Mehmet Konak tarafından yapılmasını ise O'na hiç yakıştırmam.

CHP’deki ‘Ağa Babalar’,  Akçagöz’ün ’’ siz gidin, İnce gelsin’’ amacıyla yaptığı kurultay çağrısını kabullenmeyeceklerini ve hemen disiplin silahını kullanacaklarını, duyurusunu da Mehmet Kundak’a yaptıracaklarını bekliyorduk elbette.

Ama Mehmet Kundak’ın bunu kabul edeceğini düşünmemiştim.

‘’Bu açıklamayı başkası yapsın’’ demesini beklerdim ama Mehmet Kundak o ‘ince tavrı’ gösteremedi maalesef.

Önceki gün toplanan CHP Parti Meclisi, Muharrem İnce’nin, kurultay çağrısına olumsuz yanıt vererek savaşı resmen başlatmış oldu.

CHP er yada geç, kurultaya gidecektir ama süreç bundan böyle sessiz ve derinden işleyecektir.

Taş yerinden oynadı bir kere.

Kurultay yapılmadan da yerine oturmaz.

Peki, kurultay neden şimdi yapılmıyor da süreç öteleniyor.

Eski il başkanlarından Hüseyin Değerli’nin, sosyal paylaşım sitesinden yaptığı paylaşımındaki o tanımlamayı çok sevdim

‘Paça tutucular’ demiş Değerli.

Bugün Kılıçdaroğlu ile siyaset yapanlar da bir gün gideceğini biliyor ama koltuğu İnce’ye kaptırmak istemiyorlar.

Bülent Tezcan’ın mesela nicedir, gelecekte Genel Başkan olma hayali kurduğu konuşuluyor.

Not:

Yazılarımı kimseyi memnun etme gayretiyle yazmadığım gibi kimseye de haksızlık etmek istemediğimi belirtmeliyim.

Mesela önceki gün, ‘’Olası Muharrem İnce liderliğindeki CHP’de bu ‘İnce Mesajı’ verenler ile Baykalcı guruptan birileri avantaj sağlayacaktır belki ama Samsun’daki en güçlü ismin Hayati Tekin olacağı kesindir’’ diye yazınca, 24 Haziran sürecinde Muharrem İnce’yi destekleyen tek kişinin Hayati Tekin oluğu gibi bir anlam çıkarılabileceğini düşünmemiştim.

Hayati Tekin bir ay öncesine kadar milletvekili olduğu için avantajlı olacağına inanmıştım ama gerek kurultayda ve gerekse 24 Haziran sürecinde Muharrem İnce’ye destek verenlerden Necile Çokay’a ise haksızlık edeceğimi ise hiç düşünemedim.