CHP Hiç Bir Şeyden Çekmedi CHP'lilerden Çektiği Kadar
Yazarlar // 09 Mayıs 2017 Salı 00:46

Ragıp GÖKER

CHP’de, 1977 seçimlerinde yüzde 41 ile Türkiye’nin birinci partisi çıktığı dönemde de hizip vardı, şimdi, de var.
Dağa taşa ‘Karaoğlan’ yazıldığı yıllardı.
Bülent Ecevit’e parti içinde muhalefet edenlerin başında, şimdi olduğu gibi, o zaman da Deniz Baykal vardı ama Baykal yalnız da değildi.
Ali Topuz bir taraftan, Süleyman Genç başka bir taraftan parti içi muhalefeti sürdürüyorlardı.
Ecevit de zaten Atatürk’le birlikte Cumhuriyeti ve partiyi kuran ikinci adam olan efsanevi İsmet Paşa’yı (İnönü) devirerek Genel Başkan olmuştu.
12 Eylül cuntacıları bütün partilerle birlikte CHP’yi de kapattıklarında bile sular durulmamıştı.
Askerler, siyasi partilerin yeniden kurulmasına izin verdiklerinde Ecevit ‘’hizipçilerle aynı çatı altında asla bir arada olmam’’ diyerek SODEP’i kuran CHP’li kadroların ısrarlı  ‘’liderimiz ol’’ çağrılarını elinin tersiyle iterek, eşi Rahşan Hanım’la birlikte kendi partisi olan DSP’yi kurmuştu.
Birleşme çağrılarına da ölene kadar kapıyı kapatmıştı rahmetli.
Sosyal Demokratlar arasındaki çekişme Baykal- Erdal İnönü, Baykal- Murat Karayalçın çekişmesi şeklinde de sürdü daha sonra.
Deniz Baykal istifa ederek Genel Başkanlık koltuğunu bıraksa da, önceleri kendi adamları aracılığı ile bir dönem partiyi uzaktan yönetmeye çalıştı.
Kılıçdaroğlu, Baykalcı’ları yönetimden uzaklaştırınca suların durulacağı düşünüldü.
Referandum sürecinde ise tam bir birlik görüntüsü verilince, CHP’de hizipçiliğin sonra erdiğini düşünenler fena halde yanıldı.
Geçen hafta Baykal’ın ve peşinden Fikri Sağlar’ın çıkışları suyu tekrar bulandırdı.
Dün yazımı hazırlarken sürece dair notlara bakıyordum. İlk önce 1977 seçim sonuçlarını inceledim.
CHP’nin ‘ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzen’ gibi halkçı politikaları ürettiği 70’li yıllarda yapılan 77 seçiminde mesela Samsun’da AP yüzde 44 ile birinci parti çıkarken CHP yüzde 41 oranına ulaşarak 5 milletvekili çıkarmış ve Samsun’un 10 sandalyesini AP ile paylaşmış.
O seçimde merkezde yani bugünkü İlkadım’da CHP birinci parti olmuş.
Son seçimde AK Parti’nin yüzde 72 oy aldığı Terme’de de, sandıktan birinci parti çıkmış CHP.
Mesela AK Partinin yüzde 67 ile birinci olduğu Malatya’da,1977’de CHP birinci partiymiş.
Ayrıca, Kocaeli’de de 77 seçimlerinin birinci partisi CHP olmuş.
Ama en çarpıcı örnekler Konya ve Şanlıurfa’dan çıkmış.
CHP’nin günümüzde ancak yüzde 9 oy alabildiği Konya’da da 77’de yüzde 31’le birinci partiymiş.
Son seçimde  sadece 2.7 oranında oyun çıktığı Şanlıurfa’nın 1977 seçimlerinin birini partisi de yüzde 33’le CHP olmuş.
Türkiye’de seçmen profili ile birlikte seçmen algısının değiştiğini kabul etmekle birlikte bu sonuçlara bakınca, CHP’nin değişen konjonktüre göre pozisyon alamadığı anlaşılıyor.
Son 35 yılda terörün tırmanmasının yanısıra, dini akımların da ilgi odağı olduğu ülkemizde CHP, bu duruma göre politikalar geliştirmek yerine,  rejimi korumak adına söylemler kullandı.
Devleti kuran parti olarak korumacı politikalar üretmek anlaşılabilir belki ama siyasi partilerin amacı iktidar olmaksa ki, öyle olmalıdır. Partilerin halkın taleplerine göre politikalar geliştirmesi de asli görevidir.
CHP’yi yönetenler, bir zamanlar birinci çıktıkları Konya ve Urfa’da seçmenin ilgisini neden kaybettiğini iyi analiz etmelidir.
Ve fakat
Hizipçilerle boğuşan CHP’den bir süre daha bunu beklemek hayal galiba.