Çevreye Duyarlı Olmak
Yazarlar // 25 Mart 2017 Cumartesi 08:15

Ragıp GÖKER

Hafta içinde, Samsun’da çevre bilinci nedeniyle ‘Direnen Kadın’ olarak bilinen Avukat Melike Özman’dan iki ayrı mesaj aldım.
İlk mesaj, kendisinin de üyesi olduğu Barolar Birliğinin Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu tarafından İstanbul’da düzenlenen “Anayasa Değişikliğinin Çevre Hukukuna Etkileri” konulu panelin sonuç bildirgesiyle ilgiliyken, ikinci Mesaj ise, Sinop’a kurulması planlanan Nükleer Santral nedeniyle düzenlenecek ‘Nükleer ve Hukuk Sempozyumu’ ile ilgiliydi.
Melike Hanım mesajında ‘’Bu iki konuyu gazeteniz aracılığıyla duyurabilir miyiz?’’ diye soruyordu.
Çevreye duyarlı olduğumu düşündüğüm Melike Özman’ın aynı zamanda memleket meselelerine de duyarlı bir yurttaş olduğunu bilirim.
O nedenle paylaşımlarını da köşeme tereddüt etmeden taşırım.
Uzun bir metin olduğu için tamamını buraya taşıyamayacağım Barolar Birliği Panelinin sonuç bildirgesinde şöyle bir görüşe yer verilmiş mesela:
‘’Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkilerini düzenleme, kamu tüzel kişilikleri kurma, lağvetme yetkisi verilen Cumhurbaşkanı,  dilediği zamanda, dilediği şekilde, Çevre Bakanlığı da dahil tüm bakanlıkları kaldırabilme, yeniden düzenleyebilme yetkisine sahip olacaktır. Aynı şekilde, Çevre Kanunu ve çevrenin korunmasına dair bütün kanunlarda çıkarılması öngörülen, ÇED Yönetmeliği de dahil tüm yönetmelikleri ve sosyal hakları istediği gibi düzenleyebilecektir’’
Cumhurbaşkanı kendisine verilen yetkiyi böyle kullanır mı bilmem ama 16 Nisan’da oylayacağımız yeni anayasada, bu yetkileri kullanmasını engelleyecek bir maddenin olmadığını biliyorum.

Çevrecilerin iki yıl önce Sinop’ta düzenlediği ‘Nükleere Hayır’ mitingini izlemiş ve yazmıştım.
Bu nedenle düzenlenecek ‘Nükleer ve Hukuk’ konulu sempozyuma da koşullar izin verirse katılmak isterim.
Fukuşima gibi bir felaketin sonuçlarına tanık olmuş bu devrin insanı olarak Sinop gibi cennetten bir köşeye nükleer santral yapılmasını istemiyorum.
Ancak bu konudaki bilgim yüzeysel.
Nükleer Santral Sinop’a belki de iyi gelecek bunu bilmiyorum.
Kaldı ki, Sinop Halkı da bu konuda ikiye ayrılmış.
Halkın bir bölümü ‘’Nükleere Hayır’’ derken, bir bölümü de çocuklarına iş sağlayacağı ve dolayısıyla şehri kalkındıracağına inandığı için bu yatırımı destekliyor.
16 Nisan’daki Referandum’da insanların niye ‘Evet’ veya  ‘Hayır’ diyeceklerini bilmediği gibi, benim de nükleer santrallerle ilgili derinlemesine bir bilgim yok.
O nedenle yerli ve yabancı 12 konuşmacının katılımıyla 1 Nisan’da Karakum’daki Zinos Otelde yapılacak sempozyumu izleyerek bilgilendirilmeyi çok isterim.