Çanakkale Şehitleri İçin
Yazarlar // 18 Mart 2018 Pazar 10:55

Ragıp GÖKER

Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, 
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

İngilizler öncülük ediyordu ama yedi düvelin askerleri ve onların ölüm kusan toplarıyla donatılmış devasa zırhlıları vardı.

En bilineni de Armegedon’du ama Queen Elizabeth, Lord Nelson, Inflexible, Triumph. Albion, Irresistable, Vengeance, Swiftsure, Majestic, Prince George, Ocean, Cornwallis, İngiliz’lerin, Bouvet, Gaulois, Souffren, Charlemagne, Canopus’da Fransız donanmasına aitti.

Önce bataryalarımızdan açtığımız yoğun top ateşi, İngiliz ve Fransız zırhlılarına zarar verir ama Nusrat Mayın Gemisinin kahraman mürettebatının döşediği  mayınlara çarparak batan devasa zırhlılarının tek tek Çanakkale Boğazının serin sularına gömüldüğünü gören düşman, boğazı ölüm makineleriyle geçemeyeceğini anlayınca yüz binleri karaya çıkararak üstümüze saldılar.

Yukarıda da iki mısraını yazdığım Çanakkale Şehitleri şiirinde Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ‘’Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? / En kesif orduların yükleniyor dördü beşi’’ dediği gibi, görünüşte İngiliz ve Fransız saldırıyordu ama düşman birliklerinin çoğunluğunu Avustralyalı Anzak’lar ve Hintli müstemlekeler oluşturuyordu.

Tarihin gördüğü en adil olmayan savaşına sahne olan Çanakkale’de resmi olamayan kaynaklara göre 250 bin dolayında şehidimiz olduğu rivayet edilir ama Osmanlı belgelerinde 11 bin 178’ı kayıp, 56 bin 643’ü cephede olmak üzere toplam olarak 67 bin 821 şehidimiz olduğu bildirilir.

Anzak’lar gibi diğer sömürge askerlerinin yanı sıra, İngiliz ve Fransız’ların da kayıpları oldu.

Her ne kadar İngiltere ve Fransa orantısız bir güçle üzerimize saldırsa da, bir birine ölüm kusan silahlarla ateş eden taraflalar, yani Mehmetçik ve düşmanları, cephede o derece adildiler.

Ölü ve yaralılar toplanırken asla ateş açılmadı.

Mehmetçiklerimizin matarasındaki iki damla suyu ve tek dal sigarasını düşmanıyla paylaştığını biliyoruz.

Centilmendiler ama boğaz boğaza çarpıştılar.

Mehmetçik, Çanakkale geçilirse, bunun ülkenin işgali demek olduğunu biliyordu.

Geçemediler.

Ölüm kusan silahlarla donatılmış zırhlılarıyla geçemedikleri gibi, müstemleke askerleriyle de geçemediler.

Daha doğrusu Mehmetçik geçmelerine izin vermedi.

Çünkü Anafartalar’da ‘’ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum’’demişti bir kere o büyük komutan.

Çanakkale’de yenilseydik, 30 Ağustos’ta da zafere ulaşamazdık belki.

Ne demişti İstiklal Marşında Akif ‘’Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım’’ Settülbahir’de, Anafartalar’da, yani Çanakkale’de ve dahi İnönü’de, Dumlupınar’da bu topraklar için toprağa düşenlere borçluyuz hürriyetimizi.

Ruhları şad, mekanları cennet olsun.