Büyük Yalan
Yazarlar // 26 Nisan 2021 Pazartesi 21:31

Ragıp GÖKER

ABD Başkanı Jeo Biden, beklenen açıklamayı yapmış.

1915 olayları için ''Soykırım'' demiş.

Bunu da, sözüm ona bizi suçlamak için yapmadığını, ''Soykırım'' sözcüğünü, bir daha böyle olayların yaşanmaması için söylediğini buyurmuş.

''Sen kimsin efendi.'' demeyeceğim elbette.

Bu Yankee'lerin geçmişini bilmeyen yoktur.

Ne oldu Amerikan kıtasının asıl sahipleri olan Kızılderililere.

Sen yok etmedin mi onları.

Bu kendisini dünyanın jandarması sanan Amerikan Milletinin işlediği suçlar sadece kendi topraklarında işledikleri suçlarla da sınırlı değil üstelik.

Kamboçya'da, Vietnam'da, Afganistan'da, Küba'da günümüzde de, burnumuzun dibindeki Irak ve Suriye'de işlediği insanlık suçlarını unuttuk mu?

Unutmadık.

Unutmayacağız da.

Yetiştirdikleri Cuntacı ve darbeci hainler de cabası.

Yurdumuzda kardeş kavgasını ateşleyen ve son darbe heveslisini besleyenler de, bizi sözde soykırım yapmakla suçlayan Biden'in yönettiği ABD değil miydi?

Sözüm ona bir de müttefikimiz bunlar.

Stratejik ortağımız.

Tüküreyim böyle ortaklığa.

1915, 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu için 'Hasta Adam' yakıştırmasının yapıldığı ve üstelik bütün dünyada çalkantıların yaşandığı dönemdi.

Bu nedenle dünyada esen bu kötü havadan etkilenmemizde kaçınılmazdı.

En büyük yanlış belki de, balkan savaşlarının ardından yorgun düşmüş imparatorluğun, 'Alman Sevici' İttihatçılar tarafından dünya savaşına sokulmasıydı.

Yorgun ve bitkindik.

Dört bir yanımız ateş çemberiydi.

Ve dolayısıyla çevremizi saran ateşi savuşturmak çabası içindeyken, içerde körüklenen ayrılıkçı ayaklanmalarla uğraşmak da zordu haliyle.

Başkaldıranlardan biri de, o zamana kadar ''Millet-i Sadıka'' yani ''Sadık Millet'' olarak bilinen Ermeni tebaamız da, Rus'ların kışkırtmasıyla imparatorluğa karşı ayaklanmışlardı.

Rus'lar tarafından silahlandırılan Ermeni Çeteleri, kadın-kız-kızan ve dahi yaşlı-genç demeden köylerimizi basıp katliam yapmaya başlamışlardı.

Devlet, vatandaşlarını koruyamadı.

Techir kararı alındı.

Özellikle Doğu Anadolu'da yaşayan Ermeni vatandaşlar, Suriye ve Irak taraflarına sürgüne gönderildiler.

Ermeni çetelerinin terör eylemlerinde yakınlarını kaybeden Türk vatandaşlarının intikam amaçlı saldırıları sonucu, Türkler ve Ermeniler arasında çatışmaların çıkması da kaçınılmazdı.

Dört bir yanda açılan cephelerde savaşan Osmanlı Hükümeti, bu kardeş kavgasını önlemekte yetersiz kalmıştı.

1977 yılıydı galiba, Köy Koop Başkanı Rahmetli Mustafa Başalan'ın organize ettiği bir programla, Asarcık İlçesini oluşturan iki köyden biri olan Biçincik’e gitmiştik, Ermeni çetelerinin saldırılarına uğramış Biçincik'de buna dair bir anma günü düzenlenmişti.

Zamanın Valisi tarafından Ermeni mezalimini anlatan bir de anıtın açılışı yapılmıştı.

1915'de yaşanan olaylarda Ermeni’ler de, Türk’ler de büyük acılar yaşadılar.

Olaylar, bir köydeki komşu kavgaları gibiydi yani.

Bu nedenle yaşananlara ''Soykırım'' demek tam anlamıyla bir aptallıktır.

''Tarih Bilmezlik'' demeyeceğim.

Yaşananlara ''Soykırım'' diyenler de, pekala yaşananların komşu kavgası olduğunu biliyorlar aslında.

Güya, bizi köşeye sıkıştıracaklar.

Ama avucunuzu yalarsınız.

Nedir bu yahu.

Yıllardır, her 24 Nisan'a aynı sıkıntıyı yaşatıyorlar bize.

''ABD Başkanı Soykırım diyecek mi'' diye geriliyoruz her yıl.

Biden, taahhütte bulunduğu Ermeni Diasporası'na verdiği sözü yerine getirdi ve ''Soykırım'' dedi.

Biden, Ermeni Diasporası tarafından söylenen büyük bir yalana ortak olmuştur.

Tarihi gerçekler, ABD Başkanı'nın kirli politik oyunlarına kurban edilmeye çalışılmıştır, olan budur sadece.

Ama şu gerçek unutulmamalıdır.

Tarih asla affetmez.