Büyük Veriyi Akıllı Veriye Dönüştürmek
Yazarlar // 28 Ocak 2017 Cumartesi 00:50

Ragıp GÖKER

Matbaanın bile 200 yıl geç geldiği bu topraklarda, İngiltere Kraliçesinin padişaha hediye ettiği otomobili ‘gavur icadı’ diye Sarayburnu’ndan denize atmış bir milletiz.
Sanayi devrimini de aynı gerekçelerle ıskalayan ülkemizde, çocukları çağın getirdiği yeniliklerinden etkilenmesin diye halen evine televizyon almayan aileler varken, sanayileşmenin son evresi olarak kabul edilen endüstri 4.0 aşamasına hazır olacak mıyız?
Bu konuda ciddi endişem var.
Bugüne kadar Anadolu’yu köy, kasaba, şehir demeden en az 3 kere turlamış olan Dünya Gazetesi Yazarı Rüştü Bozkurt, uzun süredir gerek Dünya’daki yazılarında, gerekse ara vermeden sürdürdüğü gezilerinde, Endüstri 4.0 aşamasına hazırlıklı olunması konusunda iş dünyasını uyarıyor.
Türk iş dünyasının Endüstri 4.0 aşamasıyla gelecek değişime henüz hazır olmadığını düşünen Rüştü Bozkurt da, çok sayıda işletmenin batacağını iddia ediyor.
Rüştü Hoca uyarıyor da bizim iş dünyası bunun ne kadar farkında.
İş dünyasının Samsun’daki en büyük temsilcisi olan TSO, bu büyük değişime ne kadar duyarlı mesela.
Onların bugünlerdeki ilgisi, yaptırmakta oldukları yeni binanın helikopter pistine çevrilmiş durumda.
Her işleri tıkırındaydı, bir tek leğenin kapağı eksikti, onu da halletmişler.
Tebrik etmek lazım arkadaşları.
Bizimkilerin henüz ilgisini çekmese de, endüstri 4.0 diye adlandırılan, insanlık tarihinin ilk kez tanıklık ettiği büyük değişim ve dönüşüm, toplumun gündemine yerleşiyor.
Önceki gün DÜNYA’daki köşesinde TOBB, TÜSİAD, MÜSİAD ve diğer iş dünyası temsilcilerinin dikkatini çeken Rüştü Bozkurt, Endüstri 4.0‘ın gündemde olduğu bu günlerde, öncü göstergelerinin iyice belirginleştiğini ve bu eğilimin ülkemiz açısından da hayati önem taşıdığını söylüyor.
Otomasyon ve yapay zeka alanındaki gelişmenin, teknoloji ile insan ilişkilerini yeniden yapılandırdığına dikkati çeken Bozkurt. ‘’Yaklaşık 300 yıldır insanın üretkenliğini ve verimliliğini artıran teknolojik gelişmeler, bugün ulaştığımız aşamada, ‘insanın yerini almaya’ başladı. Yeteneklerini ileri düzeyde geliştirememiş insan gücü, hızla üretim sisteminin dışına itiliyor’’ diyor.
Bu gelişmeyle birlikte, son 40 yılda üretimin mekansal yayılmasının da ters yüz olduğunu iddia eden Rüştü Hoca, bu süreçte merkeze dönüş eğiliminin güç kazandığını belirterek, bu aşamada Vietnam'daki ADİDAS fabrikasının Almanya'ya taşınıyor olmasının yanı sıra, ülkesini bir CEO gibi yönetmeye hazırlandığını belirttiği Donald Trump'ın çıkışlarıyla birlikte daha şimdiden 16 milyar dolarlık yatırımın ABD'ye geri dönüyor olmasının da, önemsenmesi gereken bir gelişme olduğunu bildiriyor.
Endüstri 4.0’ın bir yanıyla, bize dayatılanlarla baş çıkmak zorunda olduğumuzu da anlatan Bozkurt, eğilimleri doğru okuyarak ve anlayarak gerekli alternatif tepkileri geliştirmemiz gerektiğini de ifade ediyor.
Analitik düşünememek gibi bir eksiğimiz olduğunu biliyorken, yaklaşık bir ay önce Samsun’daki bir konferansa katılan Rüştü Bozkurt, endüstri 4.0’la birlikte başlayacak büyük değişim sırasında analitik düşünmenin bile yetmeyeceğini söylemesini ülkemiz için bir alarm olarak görmüştüm.
Rüştü Hoca öngörüleri çok güçlü biridir.
Eğer bu tespiti doğru çıkarsa, bizim iş dünyası için işte o zaman tam anlamıyla ’yandı gülüm keten helva halleri’ başladı demektir.
Bu yeni dönemde her şey dijital veriye dayanacak.
Rüştü Hoca buna ‘’akıllı veri’’ diyor.
Türk sanayisi gücünü büyük oranda muazzam taklitçi özelliğinden alıyor.
Bu bile büyük bir veri demek aslında.
Yeni düzenle birlikte elimizdeki büyük veriyi, akıllı veriye dönüştürebilecek miyiz?
İçecek bir tas ayranı olmadığını bildiği halde, tahtırevanla hacetini gidermeye kalkanlar gibi, hiçbir şeyimiz tamam değilken, hizmet binasının tepesine yaptıracakları helikopter pistiyle övünenlerin şehri Samsun’un, bir zamanların yedinci büyük şehri olmaktan gittikçe uzaklaşarak, 30’lu sıralara gerilemesindeki nedeni de fazla sorgulamamak lazım galiba.