Buna Da Şükür
Yazarlar // 04 Mart 2018 Pazar 01:11

Ragıp GÖKER

 

Kulüp yönetiminin kayyuma kalması yetmezmiş gibi Balıkesir'de yenilince umudunu yitirmiş hocasının da bıraktığı Samsunspor'un, Besim Durmuş sevk ve idaresinde lider karşısındaki oyunu merak ediliyordu.

Bu maç için de teknik-taktik analiz yapmak ne kadar doğru olacak bilmem ama önce şunu söylemek isterim.

Anlaşılması zor bir kulüp Samsunspor.

İyi günde arayıp sormadiğı bünyesinden yetişmiş oyuncu ve teknik adamlara, dara düştüğünde "gel bizi kurtar" çağrısı yapıyor.

Alpay Özalan'ı kovduktan sonra da iki maç için takımı emanet edildiği Besim Durmuş bir kere daha göreve çağırıldı.

Bu sezon o ilk görevaldığı maçta attığı golle takımının üç puan kazandıranlardan Jonathan Ayite'ye ilk 11'de şans vermemiş Durmuş.

Sadece Ayite de değil üstelik, yabancılardan bir tek Georgios Samaras sahadaydı.

Gol umudumuzu, bu maçta da Muhammet Beşir ve Göksü Türkdoğan'a bağlamışız ama oyunda kaldığı 69 dakika boyunca, biri rakip savunmacının hatasından olmak üzere sadece üç kez topla buluşabilen Muhammet Beşir'in en uçta oynadığı Samsunspor'un gol bulması ancak şansa veya rakibin yapacağı hataya bağlı olurdu.

Besim Durmuş da bunu görmüş olmalı ki, son yarım saatte Enes'i, Ayite'yle değiştirerek gol bölgesindeki oyuncu sayısını çoğaltmayı amaçladı

Hücumculara servis yapmasını beklediğimiz Kenan Karışık, formsuzluğu nedeniyle kulübeye çekilmişken,  golcülere  servisi, Enes İslam İlkin ve Gergios Samaras'tan bekledik.

Kanat savunmacılarımız, son haftalarda rakip hücumcuların baskısı altında kaldıkları için zaten ileriye çıkamıyorlar. İki ön liberolarımız Çağrı Ortakaya ve Oğuz Gürbulak oyunu çift taraflı oynayamadıkları için sadece savunmada varlar.

Bu nedenle bir kenar adamı olmasına rağmen Samaras, çoğu kere içeriye katederek, oyunu kurmaya çalıştı.

Lig'in zirvesindeki Rize taş gibi bir takım.

Gol bulamamışlarsa bunu takımımızın savunmanın direncine bağlayabiliriz belki ama onlar da bizim takımı ceza alanlarına bile yaklaştırmadılar.

Bu oyun düzeni ve ve saha dizilişinin, kadro yapısının getirdiği bir zorunluluk olduğunu biliyoruz elbette ancak, bu orta saha kurgusuyla maç kazanmak çok zor.

Bu tespitimizin sadece Rize maçı için olduğu da düşünülmesin, sezon boyunca yaşanan sıkıntının temelinde transfer politikasının yanlışlığı yatıyor.

Ateş hattına bir adım daha yaklaştık.

Çünkü fakirin tek tek yumurtlayan tavuğu gibi bir sahamızda kazandığımız bir puana bile "buna da şükür" diyoruz.