Bugün Çok Şeye Gebe
Yazarlar // 19 Şubat 2019 Salı 10:40

Ragıp GÖKER

1999 yılında genel ve yerel seçimler aynı gün yapılmıştı.

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Rahmetli Muzaffer Önder’le, ANAP’ın adayı Yusuf Ziya Yılmaz’ın kıyasıya bir yarışa girdiği seçim, gerek sonucu ve gerekse seçim sürecinde yaşananlar nedeniyle ilginç gelişmelerin yaşandığı bir seçim olmuştu.

Sürecin henüz başlangıcıydı,  Muzaffer Önder’in yaptırdığı bir anket sonucunu görmüştüm.

Anket sonucuna göre Muzaffer Önder seçimin açık ara favorisiydi.

Yakın çevresindekilerin sevindiğini gören Muzaffer Abi, ekibinin rehavete kapılacağından endişe etmiş olmalı ki ‘’Sakın gevşemeyin, seçimdir ve her sonuca gebedir’’ demişti.

Bir keresinde ‘’Etkili konuşuyor, seçmeni kolayca ikna edebilir’’ dediği rakibi Yusuf Ziya Yılmaz’dan çekindiğini de hissetmiştim.

Yakın dostum Orhan Cazgır, iş dünyasının temsilcisi olarak Yusuf Ziya Yılmaz’ı destekliyor, seçim stratejisini belirleyen ekibin içinde bulunuyordu.

Seçimlere üç gün kala, ‘’Seçim nasıl gidiyor?’’ diye sormuştu.

‘’Muzaffer Önder kazanır’’ diye cevap verince, ‘’Sen bulvarın üstüne çıksana’’ demişti bu defa.

Orhan Abi’nin o tavsiyesine uyarak bir tur atınca, seçimin dengelenmekte olduğunu anlamıştım.

Muzaffer Abi o sıralar, Samsun’un altyapısını hazırlıyordu, bu nedenle birçok cadde ve sokakta çamur eksik olmuyordu.

Yusuf Ziya Yılmaz, seçmenlere, ’’Size yol yapacağım’’ diyordu ama seçmenlerden ‘’Nasıl olsa yol yaparsın, sen çocuklarımıza iş imkanı sağla’’ diye yanıt alıyordu.

Samsun’u değiştirmeyi vaat ediyordu Yılmaz.

Şehrin katalizörü olacağını, bu nedenle Samsun’a yatırımcı çekeceğini iddia ediyordu.

Samsun seçmenin o zamanki beklentisi de iş ve aştı yani.

Bu arada, sendika da Muzaffer Önder’i, köşeye sıkıştırdığını düşünerek toplu iş sözleşmesini imzalatmak istiyordu.

Alt belediyeler yeni kurulmuş ve personelin bir kısmını o belediyelere gönderilmişti.

Muzaffer Abi, toplu iş sözleşmesini imzalaması yönünde tavsiyede bulunan yakın çevresine ‘’Ben o parayı veririm ama alt belediyeler veremezler’’ demişti.

Alt belediyelere gönderdiği personelin maaş alamamasından endişe duyuyordu yani.

Derken Yusuf Ziya Yılmaz, sendikaya sözleşmeyi imzalayacağını taahhüt edince, rüzgarın tamamen kendi lehin esmesini sağlamıştı.

Bu arada DSP’de, büyükşehir belediye başkan adayı olarak İ Recai Dinçer’i hazırlıyordu.

Dinçer, seçim kampanyası bile yapmıştı.

Ancak, listelerin seçim kuruluna verileceği gün Samsun siyaset dünyası şok bir haberle sarsılmıştı.

DSP’nin, seçim kuruluna verdiği listede, Büyükşehir adayı yoktu.

DSP’liler, bu durumu ‘’Unuttuk’’ diye açıklamışlardı.

DSP’nin aday çıkarmayacak olmasını Muzaffer Önder’e yapılmış bir kıyak olarak yorumlayanlar vardı ama bu işe en çok Rahmetli Muzaffer Abi’nin bozulduğunu biliyordum.

Muzaffer Abi, karşı fikirlere rağmen, ısrarla DSP’nin Yusuf Ziya Yılmaz’ın kazanmasına yardımcı olmak amacıyla aday çıkarmadığını söylüyordu.

Tecrübeli siyasetçiydi Rahmetli.

Her kesimden oy alabildiği için Deniz Baykal’ın bile Samsun’da miting yapmasını istememişti.

Bugün seçim kurullarına listeler verilecek.

Adaylardan birinin değişeceğini zannetmem ancak, meclis üyelerinin belirlenmesinde partilerin ve özellikle ittifakların sorun yaşadığını biliyorum.

Beş yıl önce, bazı partilerde meclis üyeliklerine ait listeler seçim kuruluna giderken yolda değiştirilmişti.

‘’Meclis üyeliğim garanti diye’’ peşinen sevinmesin kimse yani.

Bugün, çok şeye gebedir.