Bölünmeyelim
Yazarlar // 27 Aralık 2017 Çarşamba 07:54

Ragıp GÖKER

Daha önce de defalarca yazdığım görüşümü yeri gelmişken burada bir kere daha tekrarlamak isterim.
Şehir içindeki hemşeri derneklerine, enerjimizi tükettiğine inandığım için hiç bir vakit sıcak bakmadım.
Mesela federasyonları bile olan Kavaklılara ait dernekleri, her yıl geleneksel hale getirdikleri kaz tiridi etkinliği dışında sadece İlkadım Belediye seçimlerinde sandalye hesabı yaparken görüyoruz.
Kavak'ın tarihi, soyal ve kültürel yapısı nedir?
Kurulalı yıllar oldu ama bu konuda fikir verecek toplantı benzeri bir etkinlik düzenlemeyi henüz akıl etmediler mesela.
Kavaklılar dışında Samsun'da Alucralılar, Oflular, Artvinliler, Çarşambalı ve Bafralılar gibi onlarca hemşeri derneği var ama hepsi hem kendi enerjilerini, hemde şehrin enerjisini boşa harcıyorlar.
Buna karşın Samsun'a ait hemşeri derneklerinin çok sayıda Samsunlunun yaşadığı başta İstanbul olmak üzere Ankara ve izmir'de kurulmalarını ve burada Samsun adına lobicilik faaliyetlerinde bulunmalarını ise doğru bulurum.
İstanbul'daki derneklerin varlığından yıllar önce Remzi Kozal sayesinde haberdar oldum.
Remzi Kozal'ın aracılığıyla tanıdığım Sezgin Gümüş'ten ise  gurbetteki Samsunluların memleket özlemi ve sevgisini öğrendim.
Nufus yapımızın çeşitlilik göstermesi nedeniylemi tam olarak anlaşılmamakla birlikte Samsun'da yaşayanlarda 'Samsunluluk bilinci' çok güçlü değil maalesef.
Ama gurbetteki Samsunlular bu duyguyu çok yoğun yaşıyor.
İstanbul'daki Samsunluların yüzlerce derneği var ve bu dernekler federasyonlar halinde faaliyet gösteriyor.
'Bir elin nesi var, iki elin sesi var' özdeyişinden hareketle daha güçlü olabilmeleri için 11 federasyon tarafından ilk Genel Başkanlığını Kaya Aşçı' nın yaptığı SAMKON adında bir konfederasyon kurmuşlardı.
Bir üst yapı olarak kurulmasına rağmen SAMKON uzun süre varlığını güçlü bir şekilde hissettirememişti ancak, Sezgin Gümüş Genel Başkan olunca, İstanbul'daki Samsunluların sesi daha gür çıkmaya başladı.
Geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdikleri Yenikapı Etkinliği ile gürbetteki Samsunluların yanı sıra Samsun'da bir araya gelmekten çekinen 17 ilçenin yöneticilerini de bir araya getirmeyi başardılar.
Olağaüstü bir başarıydı.
Ve fakat.
Neden gerek duyulduğunu tam olarak anlayamamakla birlikte, Fevzi Apaydın Başkanlığında Samsun STK Platformu adı altında yeni bir yapımnın oluşturulduğunu öğrendim.
Başta Fevzi Apaydın olmak üzere platformda görev alanların Samsun'a hizmet etmek amacında oluklarından kuşkum yok ama bunun gürbetteki Samsun birliğine zarar vermesinden korkarım.
Tam da güzel bir şey yapmışken aman dikkat edelim.
Bir daha bölünmeyelim.
Kişisel hırslarımızı bir tarafa bırakmanın zamanı şimdi değilse ne zaman