Bir Hakkı Teslim
Yazarlar // 25 Kasım 2017 Cumartesi 06:35

Ragıp GÖKER

Yaklaşık bir hafta önce bu sütunlarda ‘’Samsun yerli arabada yok’’ diye yazmış ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odasının başkanı ve yöneticilerini suçlamıştım.
Ancak, TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’nun, gazetelerde haber olan ‘’yerli arabaya talip olduk’’ şeklindeki açıklamalarını okuyunca, gerçeği öğrendim.
TSO, Haziran ayında bu konuda bir rapor hazırlatıp, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına göndermiş ve yerli otomobilin Samsun’da üretilebileceğini bildirmiş.
TSO’nun raporunda yerli arabayı üretmek için beş maddeden oluşan bir eylem planı bile önerilmiş.
Otomobili üretmek için öncelikle yan sanayi envanteri çıkarılmanın önemine değinilen raporda, envanter oluşturulurken,  bütün firmaların görüşüne başvurulması gerektiğine de vurgu yapılmış.
Sektör temsilcilerinin yanı sıra, TOBB ve TÜBİTAK gibi kuruluşlardan da uzman görüşü alınmasının önemli olduğu belirtilen raporda, otomobil üretebilmek için Samsun’da kuruluş aşamasında olan Havza OSB’de yeterli alanın bulunduğu da belirtiliyor.
Demem o ki:
’Samsun yerli arabada yok’’ derken, TSO yönetimine haksızlık etmişiz.
Yerli arabayı üretecek fabrika hangi şehirde kurulacak bilmiyorum.
Beş Babayiğit arasındaki Zorlu Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu’nun geçenlerde Bursa’da yaptığı açıklamada, otomobil üretmek için Bursa’nın yeterli alt yapıya sahip olduğuna dair açıklamalarının yanı sıra, tesisin, Kocaeli il sınırları içindeki bir serbest bölgede kurulacağına dair söylentiler, Samsunluların moral motivasyonunu olumsuz etkilese de, TSO bu işi Samsun’a istiyor.
Bu yazıyla da bir hakkı teslim etmeyi amaçladım.
Umarım yerine ulaşır.

AYLA

Coni’ler,  Çuval rezaletinden sona bir tatbikat sırasında, ülkemizin Kurucu Babası Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanımızın resmini nişan tahtasına koyarak ikinci kez bir rezalete imza atsalar da, biz Amerikan askerleriyle birlikte on binlerce km uzaktaki Kore’de omuz omuza savaşmış milletin fertleriyiz.
‘’Ne işimiz vardı oralarda’’ gibi tartışmalara girmeyeceğim.
Ki, ben de, NATO’ya girmek adına ‘’keşke Kore’ye gitmeseydik’’ diye düşünenlerdenim.
Ve fakat
Ayla gibi hikayeleri duyunca, bir an için olsa da, ‘’askerlerimiz iyi ki oradaymış’’ diye düşündüğümü itiraf etmeliyim.
Erdoğan Özoral yakın dostumdur, ama Ayla filmi gösterime girene kadar, rahmetli babasının Kore’de savaşmış kahramanlardan biri olduğunu bilmiyordum.
Ayla’yı kurtaran askerler arasında dostum Erdoğan’ın Babası Hüseyin Özoral da varmış.
Kurtarılan sadece Ayla’da değilmiş üstelik.
718 Şehit verdiğimiz Kore’de kahramanlarımız Ayla’nın yanı sıra, 10 çocuğu daha ölümün pençesinden almışlar.
Şehitlerimizin yanı sıra tamamına yakını ebediyete intikal etmiş olan kahraman gazilerimizin ruhları şad olsun.