Bir Çuval İnciri Berbat Etmek
Yazarlar // 13 Nisan 2020 Pazartesi 16:02

Ragıp GÖKER

“Günlerdir kürekle kar kürüyorduk, çığ düştü”

Sokağa çıkma yasağıyla ilgili karar, yasağın başlamasına iki saat kala ve üstelik detayları belirtilimden açıklanınca yaşanan o rezaleti anlatan en etkili söz sanırım buydu.

Cuma gecesi, büyük bir saçmalık yaşadık sahiden.

Evdekal Türkiye’ ve ‘Hayatevesığar’ sloganlarıyla, milyonlar evlerine kapanarak kendilerini izole ediyordu.

Başta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olmak üzere bütün doktorlar günlerdir, mecbur olmadıkça sokağa çıkılmaması konusunda vatandaşları uyarıyorlardı.

“Sosyal mesafeye dikkat edin” uyarısı da yapılıyordu.

Yeni tip korona adı verilen bu covid 19 virüsü çok kolay bulaşıyor.

Zengin, yoksul, okumuş, cahil ve dahi sosyal statü ayrımı da yapmıyor.

Bakanlara, başbakanlara ve hatta prens ve prenseslere bile bulaşıyor.

Kanada Başbakanı justin Trudeau ve karısı Sophie Gregorie Trudeau’nun yendiklerini biliyoruz ama İngiltere Başbakanı Boris Jhonson, yoğun bakımdan çıksa da hala bu illetle savaşıyor.

Prens Charles’ın korona virüse, Monaco Prensi Alpert’le tokalaşmasından sonra yakalandığı da biliniyor.

Sağlık Bakanı, bu nedenle halkımızı “Temastan kaçının ve sosyal mesafeye özen gösterin” diyerek sık sık uyarıyor.

Millet olarak bu kurala uymaya özen gösteriyorduk.

Taa ki, o gece yaşanan saçmalığa kadar.

Sokağa çıkma yasağını işittikçe marketlere ve fırınlara hücum etti millet.

Koronayla mücadelede ne işe yarayacaksa, adamın birisi iki şişe kola almış.

Kolanın yanı sıra, mısır gevreği alanda vardı, lolipop alanda.

Çerezciler bile tıklım tıklımdı.

Sosyal mesafe kuralını dinlemedikleri gibi temastan uzak kalınması ve maskesiz marketlere girilmemesi konusundaki uyarıları da dikkate almadılar.

Fırınlara marketlere hücum edenlerin yarısında maske yoktu.

Yaklaşık bir aydan bu yana yürütülen çabaların boşa gittiğine dair endişenin sonucunda “Günlerdir kürekle kar kürüyorduk, çığ düştü” şeklindeki o paylaşımın yapılma nedeni de bu olsa gerek..

Sokağa çıkma yasağıyla ikili kararın doğru olduğu kabul edilse de, uygulama biçimi tartışılıyor.

O gece yaşanan panik durumuna, yasağın iki saat önce duyurulmasının neden olduğu iddia ediliyor.

Konu meclis gündemine bile taşındı.

Muhalefet partilerinin bu konudaki eleştirilerine cevap veren AK Parti Gurup Başkanvekili, ülkemizin koronayla mücadelesinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından örnek gösterildiğini iddia etse de, bir Alman Gazetesinde  “Türk’ler korona Partisi düzenledi” gibi alaycı manşetlerin atıldığına da tanık olduk.

Sevincimiz, bir anda üzüntüye dönüştü.

O gece yaşanan saçmalık nedeniyle, bir aydır sürdürülen olağanüstü çabanın boşa gitmesinden endişe duyuluyor.

Uygulama nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu suçlanıyor.

Soylu, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’a yaptığı açıklamada, “Eleştirileri aldım, kabul ettim” diyerek bir anlamda uygulamada hatası olduğunu kabul etmiş.

Bakan Soylu buna rağmen yığılmanın sınırlı bölgelerde oluştuğunu ileri sürerek fazlaca  endişelenmeye gerek olmadığını da söylemiş.

İçişleri Bakanı, yasağın neden iki gün önce veya saat 23,59’ da alınmadığına dair suçlamalara da “Erken alsak marketler yağmalanırdı, geç alsak mağduriyetler oluşurdu” diyerek de, kararının doğruluğunu savunmaya çalışmış.

Eleştirileri kabul ettiğini söylemesine rağmen, Soylu’nun sokağa çıkma yasağının iki saat önceden açıklaması ile ilgili kararı savunmasını doğru bulmuyorum.

Yasağın son dakikada açıklanması, Bakanın da iddia ettiği gibi mağduriyetler doğurabilirdi elbette ama fırınlar ile eczane ve su satıcıları gibi işyerlerinin açık kalacağına dair tedbirlerle birlikte iki gün önceden açıklaması halinde o kötü görüntüler kesinlikle yaşanmazdı.

31 ilde yaşanan panik hali nedeniyle sokağa dökülerek market ve fırınlara tedbirsizce hücum edenlerin birbirlerine ve dolayısıyla daha sonra da çevrelerindeki insanlara virüsü bulaştırmasından korkuluyor.

Doğruyu söylemek gerekirse, ben de endişeliyim.

Bir çuval incirin berbat edilmesinden korkuyorum yani.

Sağlık Bakanı ile birlikte, tüm sağlık çalışanlarımızın koronayla mücadeledeki olağanüstü çabalarına yazık edilmesin.

Umarım endişelerimiz boşunadır.

Umarım ve dilerim İçişleri Bakanı Süleyman Soylu haklıdır.