Bir Başarı Hikayesi Olarak Ahmet Bahadır
Yazarlar // 29 Nisan 2021 Perşembe 20:29

Ragıp GÖKER

Dünya gazetesinde uzun yıllar çalışmış olmanın sağladığı birikimle çoğu iş dünyasından insanlarımızın başarı hikayelerini yazıyorum biliyorsunuz.

Bunu özellikle gençlere örnek olması için ve ''Siz de başarabilirsiniz'' demek için yapıyorum.

Biliyor olabilirsiniz belki, yanlış olduğu bilinmesine rağmen Anadolu’daki yaygın anlayışa göre ev danasından öküz olmayacağına inanılır.

Bunun anlamı şudur:

Bizi oğlan ve bizim kız başaramaz

'Bizim oğlan da, bizim kız da' pekala başarılı olur aslında.

Bizim çocukların nesi eksik ki, elin çocuklarından.

İnanalım yeter ki.

Tesadüflerle de gelir bazen başarı.

Ancak, özellikle iş yaşamında sürprizler sonucu oluşan kimi başarı hikayeleri ise kısa sürede unutulur gider.

Önemli olan başarının sürdürülebilir olmasıdır.

''Bende yaparım ve bende başarılı olurum'' diyebilmekle başlar her şey.

Ahmet Bahadır ve kardeşlerinin yaptığı gibi yani.

Gemi Mühendisi olarak eğitim almıştır aslında Ahmet Bahadır.

Aile büyüklerinin çeliğe şekil vermedeki maharetlerine rağmen sanayiye yabancıdır yani.

Hastalanan amcalarını götürdükleri Ankara'daki bir hastanede görevli hekimlerden biri, ailenin genlerindeki çeliğe şekil verme konusundaki hünerleri bildiği için olsa gerek, ameliyatlarda kullanılan aletlerden birini göstererek ''Bunu pekala siz de yapabilirsiniz'' der.

Bahadır Tıbbi Aletler AŞ'nin, Samsun'u cerrahi alet üretimi konusunda dünyadaki üçüncü üretim üssü yapacak macerası da böyle başlar.

Cerrahi alet, tıbbi cihaz sektörünün çok önemli bir kısmını oluşturuyor.

Tıbbi cihaz sektöründe dönen paranın milyar dolarlar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.

Bir sohbetimiz sırasında ki, 15 yıl önce falandı.

Ahmet Bahadır, sektördeki cironun yakın bir gelecekte 20 milyar dolara ulaşacağını söylemişti.

Dünya'da dört lokasyonda cerrahi alet üretimi yapılıyor.

ABD ve Almanya'nın sektöre öncülük ettiklerini sanırım söylemeye gerek yoktur.

Pakistan da, dünyadaki üretim merkezlerinden biridir ama Pakistan'daki üretimin, kelimenin tam anlamıyla 'Merdiven Altı' diye tanımlanabilecek türden olduğu biliniyor.

Ama Samsun'daki cerrahi alet üretimi, ABD ve Almanya'daki benzerleriyle yarışabilecek boyutlara ulaşmış durumdadır.

Sektörün öncüsü de,  Ahmet Bahadır'ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Bahadır Tıbbi Aletler AŞ'dir.

Şirketin bünyesinde yetişen aile bireylerinin yanı sıra Bahadır'da çalışırken öğrendiklerinin ışığında çok sayıda insan da yetiştiklerine inanarak, şirketten ayrılıp kendi işini kurdu.

Ki;

Bunlardan biri ve en önemlisi de Mehmet Aygün'ün kurduğu Aygün Cerrahi Aletler AŞ'dir.

Yakın gelecekte bir gün Mehmet Aygün'ün başarı hikayesini de yazarız İnşallah ama önce firmasının kuruluş öyküsünü kendi ağzından dinlemek isterim.

Tıbbi alet sektörü, başlangıcından bu güne belli bir aşamaya geldi elbette.

Ve fakat.

Sektör, bir tülü o beklenen sıçramayı yapamadı maalesef.

Tekstil sektörünün 90'lı yıllarda ulaştığı başarı trendini bir türlü yakalayamadı yani.

Sektör büyüsün diye, MEDİCLUST AŞ adında bir şirket bile kuruldu.

Çünkü ülkemizde özellikle kamu hastaneleri, sarf malzemesi olarak yüzde 20 oranında yerli ürün almak gibi bir mecburiyete rağmen,  o kotayı yatak, perde gibi malzemelerle doldururlarken,  tıbbi alet ihtiyaçlarının tamamını ithal ürünlerden karşılıyorlar.

Samsun Valiliği ve Büyükşehir Belediyesinin büyük hissedarları olarak kurulan MEDİCLUST, bazı bakanlıklarla yapılan protokol ışığında, Samsun'da üretilen tıbbi aletleri satın alacak ve bunları kamu hastanelerine satacaktı.

Büyük umutlarla kurulan MEDİCLUST AŞ, kurucu ortaklardan Samsun Büyükşehir Belediyesi, Mustafa Demir seçildikten sonra ortaklıktan çekilince, henüz faaliyete bile başlamadan önemini yitirmişti.

MEDİCLUST henüz doğum aşamasındayken öldürülünce, bu oluşumun kurulmasında yoğun çabaları olan Ahmet Bahadır'ın da emeklerine yazık edilmiş oldu.

Buna rağmen Ahmet Bahadır sektörün büyümesi için ne gerekiyorsa o çabanın içinde olmaya devam edecektir.

Çünkü tanıdığım Ahmet Bahadır, başarının ancak sürdürülebilir olduğu sürece değerli olduğuna inanmış bir iş insanı olarak bunca yıllık çaba ile oluşmuş başarı hikayesini bir çırpıda çöpe atmayacaktır.