Beş Babayiğit Açıklanırken Toprağa Düşen Yiğitler
Yazarlar // 04 Kasım 2017 Cumartesi 00:18

Ragıp GÖKER

Yerli otomobilimizi üretmeye talip 5 babayiğidin açıklandığı gün Şemdinli’den 8 şehit haberi gelmişti.
Ailesi Canik’te yaşayan Çarşambalı Şehidimiz Erhan Karaca’yı, dün on binler eşliğinde cennetteki ebedi mekanına uğurladık.
Şehitlerimize rahmet, yakınlarının yanı sıra, Türk Milletine başsağlığı ve sabır dilerim.
Ancak şehit haberlerinin önü arkası kesilmiyor maalesef.
Bu hain saldırıyla ilgili detayları öğrenmek için internette gezinirken, daha önce de defalarca sekiz şehit verdiğimizi öğrenmenin acısıyla sarsıldım.
Yüreğimi dağlayan bir başka gerçekte, şehitlerimizin tamamına yakınının sözleşmeli er veya erbaş olmasıdır.
Profesyonel asker yani.
Nüfusumuzun yarıdan fazlası gençlerden oluşuyor.
Aş ve iş bekliyor gençlerimiz.
Eğitimde fırsat eşitliğinden falan söz edilir ama gençlerimizin eşit eğitim aldığını söyleyemeyiz.
İyi eğitim alamayan gencin de, iş bulması kolay olmuyor haliyle, bu nedenle gençlerimiz için, orduya katılmak, hayata atılmanın en kestirme yolu olarak tercih ediliyor.
Şemdinli’de toprağa düşen sekiz şehit haberinin geldiği saatlerde, TV kanallarında yerli otomobili üretecek beş babayiğidin bulunduğu açıklanıyordu.
Türkiye yerli araba üretmeyi ilk kez 1961 yılında denemiş.
Eskişehir’deki lokomotif fabrikasında gecesini gündüzüne katan mühendislerimiz, ‘’Devrim’’ adı verilen ilk otomobilimizi üretmeyi başarmışlar.
Mühendislerimiz başarmasına başarmışlar ama bürokratlar, Cumhuriyet Bayramı törenlerinde halka gösterilecek ilk yerli otomobile benzin koymayı unutunca, Alman gibi başladığımız işi, Türk gibi bitirmişiz.
Bu durumda Devrim Projesi de tarihin tozlu raflarına kaldırılmış.
Beş Babayiğidin üretecekleri yeni yerli otomobilinin akıbeti ‘Devrim’e benzemeyecektir elbette ama üretim stratejinde hesabın çok dikkatli yapılması gerekiyor.
Zira biz yerli otomobili üretecek konsorsiyum için imzaları atarken, Amerikan otomobil devi Tesla ise, bu yılki zararının 761 milyon dolar olacağını açıkladı.
Tesla’nın elektrikli otomobil üretiminin liderlerinden biri olduğu bilinir.
Yerli otomobilimizin de elektrikli olması bekleniyor.
Tek seçeneğin de bu olduğu anlaşılıyor.
Zira fosil yakıtlarla çalışan motorlardan hızla vazgeçiliyor.
Hindistan, 2020 yılından itibaren fosil yakıtlı motorlarla çalışan otomobil üretimini yasakladığını açıkladı biliyorsunuz.
Dünya hızla, elektrik motorlarıyla çalışan otomobilleri üretmeye doğru evriliyor. Ancak gerek akülerin çok pahalı ve gerekse dayanıklılığının şu an için kısa süreli olması gibi nedenler, elektrikli otomobillerin şu an için deneme aşamasında olduğunu düşündürüyor.
Yerli arabamızın seri üretimine 2021 yılında geçilmesi planlanıyor, bu nedenle üç yıllık sürede AR-GE çalışmaları sonucunda dayanıklı pil üretebilir miyiz bilemem.
Umarım mühendislerimiz bunda başarılı olur.
Çünkü otomobil üretiminde karlılığı sağlamanın yolu yılda en az 600 bin araba üretmekten geçiyor.
Pratikte 600 bin otomobil üretmek kolay elbette ama zor olan tarafı bu kadar otomobil için pazar bulmaktır.
Pazar oluşturmak içinde kurulacak firmanın önünde üç yıl gibi bir süre var.
Umarım bunda da başarılı oluruz.
Bütün bu çekincelerime rağmen yerli araba üretimi için ülkemin başarılı olmasını gönülden dilerim.
Hayırlı olsun Türkiye..