Ben Bir Mikrobum!
Yazarlar // 13 Eylül 2021 Pazartesi 20:38

Ragıp GÖKER

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, CHP'li Meclis Üyesi Atilla Tekcan'ın, 30 Ağustos'ta 'Dondurma Şenliği' düzenlenmesi kararını yönelttiği eleştirisine cevap verirken ''Yerel basında bir kısım insanlar, bunlar Samsun’un duygu dünyası, akıl dünyası olarak en alt kademede bu şehre zarar veren mikrop hükmündeki insanlar. Bunların söylemlerini meclise taşımanızı uygun bulmuyorum.'' demiş.

30 Ağustos'ta dondurma şenliği düzenlenmesini, 30 Ağustos coşkusunu 'dondurma çabası' olarak görenlerden olduğumuz için Samsun'da birçok gazeteciyle birlikte bu durumu eleştirenlerden biri de bendim.

Bu nedenle.

Başkan'ın 'Mikrop' benzetmesini fena halde üzerime aldım.

Başkan yerel basına mikrop benzetmesi yaparken kimi yağdanlıklarından bizi ayırsaydı iyi ederdi ama olsun.

19 Mayıs'ta Samsun'dan başlayan kutlu yürüyüşün zaferle sonuçlandığı 30 Ağustos'ta dondurma şenliği düzenlemek gibi saçmalıkları eleştirdiğim için Başkan, bana ''Mikropsun'' desin.

Razıyım buna.

Evet ben bir mikrobum.

Ve fakat.

Başkan'ın mikroplara benzetmesine alınmadığım gibi akıl dünyası olarak en alt kademede biri olarak göstermesine de alınmadım ama beni duygusuz biri olarak göstermesine fena halde içerledim.

Duygusal biriyim zira.

Şehrime yapılanlara içerliyorum çünkü.

Bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede içme suyuna 27 defa zam yapılmasına duyarsız kalamıyorum.

Bu ülkenin Samandağ ile birlikte ince kumlu en güzel plajlarına kayaların döşenmesi zoruma gidiyor.

Son zamlarla birlikte şehrimin, ulaşımda ülkenin en pahalı şehri olma durumuna da bigane kalamıyor ve bu durumu yazmadan edemiyorum.

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı'nın, Samsun'un yegane markası olan Samsunspor'la inatlaşmasını da kabul edemiyorum.

‘'Samsunspor'la ne zorun var?'' diye soruyorum.

Neden böyleyim.

Duygusalım çünkü.

Bu şehre ve şehrimin değerlerine tutkuyla bağlıyım.

Başkan'ın bizim için yaptığı ''Akıl dünyası olarak en alt kademede insanlar'' şeklindeki tanımlamasını ise kısmen de olsa doğru buluyorum.

Aptal değilim elbette.

Ve fakat.

'Köşe dönücü' zihniyetin, egemen olduğu günümüzün koşullarına göre aklımı doğru kullandığım söylenemez.

40 yılı aşkın süredir klavye tuşlarına her gün basan parmaklarım ne kadar kazandırdıysa onunla yetindim.

Tabir doğruysa bir basın emekçisiyim.

Ailemdeki herkes de öyle.

Bir kedim bile yok mesela.

Başkan haklı yani.

Pek akıllı sayılmam.

Duygusal olduğum konusunda ısrarcıyım ama.

Benim zaafım da bu.

İtiraf ediyorum.

Ben bir mikrobum.

Mikropluk etmeye de devam edeceğim.