Belge Tartışmasında Doğrular ve Yanlışlar
Yazarlar // 01 Aralık 2017 Cuma 11:44

Ragıp GÖKER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nün önceki hafta partisinin gurup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, oğlu, kardeşi, dünürü ve eski özel kalem müdürünün yurt dışına para kaçırdığına dair iddialarına, Cumhurbaşkanının ‘’ispat edersen istifa ederim’’ karşı çıkışı sonrası, Salı günkü gurup toplantısında açıkladığı belgelerle ilgili tartışma büyüyor.
Kılıçdaroğlu tarafından kamuoyu ile paylaşılmadığı için, belge olduğunu iddia ettiği evraklar sahte mi, değil mi bilmiyoruz.
Peşin bir hükümle, ‘’gerçek’’ diyemeyeceğimiz gibi, henüz kamuoyuyla paylaşılmadığı için de sahte olup olmadığına dair hüküm de veremeyiz.
Kılıçdaroğlu’nun doğruları:
Cumhurbaşkanı’nın ‘’ispat et’’ çıkışına, Kılıçdaroğlu’nun bir süre sessizce beklemesi ilk doğrusuydu.
Partisinin ilk gurup toplantısında  ‘işte belgeler’ diyerek açıklama yaparken sakin tavrını koruması ise ikinci doğrusuydu.
Kılıçdaroğlu’nun yanlışı:
Belgeleri, kamuoyunda saklama girişimi ise yanlıştı
Bu yüzden, Kılıçdaroğlu’nun çıkışı beklenen etkiyi yapmamıştır.
Bundan sonra ne olacak:
CHP kurmaylarının açıklamalarında olduğu gibi, belgelerin CHP tarafından savcılığa verilmemesini ben de yanlış bulmuyorum.
Ticari bir faaliyetse ki, böyle olduğuna dair açıklamalar yapılıyor.
Bu durumda eylem suç sayılamaz, suç olmayan bir eylemin belgesi de savcıları ilgilendirmez.
Ancak, Cumhurbaşkanın açtığını söylediği 1,5 milyon liralık tazminat davası sırasında, belgeler mahkemeye delil olarak sunulabilir.
Mahkeme o belgeleri delil olarak kabul eder mi, etmez mi bunu da tam olarak bilmemekle birlikte, sahte olup olmadıklarına da ancak mahkeme karar verilebilir.
Bundan sonra ne olacak:
CHP, konunun mecliste tartışılması için ısrar edecektir.
Bu konuda önerge bile verdiler.
Ancak, meclis inadının sürekli engellenmesi halinde ise, zamanla konu gündemdeki önemini de yitirecektir.
Hal böyle olunca süreç CHP’nin aleyhine işleyecektir.
Süreç böyle seyrederse CHP ne yapar:
CHP'nin pes edeceğini düşünmüyorum.
Sessiz kalmak, CHP’ye zarar vereceği gibi partide lider tartışmasını yeniden körükleyecektir.
Bunun olmasını Kılıçdaroğlu istemez.
Çünkü bunun olması demek, Kılıçdaroğlu’nun bitmesi demektir.
Bunu en iyi Kılıçdaroğlu bilir.
AK Parti kanadının dorusu ve yanlışı:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konu karşısındaki soğukkanlı tavrı ne kadar doğruysa, AK Parti kurmaylarının, görmedikleri halde ‘’belgeler sahte’’ diye sıcağı sıcağına açıklama yapmaları ise yanlıştı.
Şu an Reza Zarrap davası gündemi daha çok meşgul etse de, belge konusu bir süre daha tartışılacaktır.
Siyasetin tansiyonu düşmeyecek yani.
Hava daha da ısınacaktır.