Bazen Umar Da Yetmeyebilir
Yazarlar // 21 Eylül 2014 Pazar 00:00

Ragıp GÖKER

Şu Passolig uygulamasına bütünüyle karşı olanlardan değilim.
Ama tribünler sevemedi bu uygulamayı.
Hani nasıl söylenir, ’’Halka rağmen halk için siyaset yapmak, abesle iştigal etmektir’’ diye
onun gibi bir şey.
Seyirci bunu istemiyor kardeşim.
Tribünleri hizaya getirmek adına bunu yapıyor olabilirsiniz fakat tribünlerin haftalarca boş
kalmasının futbolumuza getireceği yararı birisi bana anlatsa iyi olur.
Samsunspor mesela geçen yıl başlayan bu passolig uygulaması nedeniyle o uygulamanın
başladığı haftadan itibaren tribün desteğinden yoksun oynamak zorunda kalıyor.
Ki; bizim tribünlerimiz her maç için türlü türlü şovlarıyla bütün futbolseverlerin beğenisini
kazanmıştı.
Çünkü böyle bir durumda ev sahibi takım olmanın da bir avantajı kalmıyor.
Dün akşam yine tribünler boştu.
Maratonun üçte biri ancak dolu. Şirinler ki; bu takımın ateşleyici gücüdür onlar da yoktu.
Dolu olan yer sadece protokol tribünüydü o kadar.
Anlaşılan bu uygulama tuzu kuruları fazlaca etkilememiş.
* * *
Takım iki haftaya oranla daha derli toplu gibiydi.
Dörtlü Savunma bloğunun hemen önünde yeni transfer Hasan Kılıç oynuyordu. Orta alanda
savaşma görevi bu oyuncuyla Taha Yalçıner’e kalmıştı.
Umar Aminu Umar ve Mbilla Etame’den oluşan hücum adamlarımızın hemen arkasında ise
Doğan Erdoğan oynuyordu.
Öyle anlaşılıyor ki, Erhan Altın bu sezon, Musa Aydın ve Serdar Eylik’in yokluğunda takımın
hücum organizasyonunu yapma görevini Doğan Erdoğan’a verecek ama Doğan bu karar için
uygun adam mı?
Dün akşam için bu yükün Doğan’a fazla geldiğini söyleyebilirim.
Yeni transferlerden Talha Mayhoş da bu sezon ilk defa forma şansı bulmuştu. İlk maçında bir
oyuncu için iyi veya kötü kararı vermek doğru olmaz belki ama Talha Mayhoş’un dün akşamki
maçta durumu idare ettiğini söyleyebilirim.
Mbilla Etame Alanya maçına oranla dün akşam daha hareketliydi. Zaten iyi bir oyuncu olduğu
bilinen Mbilla’nın sonraki haftalarda daha etkili olacağını söylemek mümkün.
Ahmet Burak Solakel’in geçen yılki formunu yakaladığını görmek bizi sevindirdi fakat Murat
Akyüz’ün henüz takımın hücum organizasyonuna katkı vermekten uzak olduğunu da
notlarımıza eklemek isterim.
Kötü başladığımız maçta ‘’Yaparsa Umar yapar’’ diye düşünürken, özellikle ilk golde yaptıkları
onun ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu gösterdi.
Sahadaki arkadaşlarının hakkını yemek istemem ama Allah nazardan korusun tek başına
takım gibi maşallah.
Her oyuncunun onun özelliğinde olmasını bekleyemeyiz elbette ama takım arkadaşlarının onun
takımı için gösterdiği gayreti örnek almalarını beklerim.
Dün akşam Bolu maçını bize Umar kazandırdı ama unutulmamalıdır ki, kazanmak için her
zaman tek başına bir Umar yetmeyebilir.