Batmışız Ey Halkım
Yazarlar // 28 Şubat 2018 Çarşamba 22:24

Ragıp GÖKER

Yusuf Ziya Yılmaz'ın, göreve yeni geldiği aylarda, Dünya Gazetesi'nin düzenlediği bir etkinliğe davet için makamına gittiğimde, Muzaffer Önder'in görevi kendisine devrederken, belediye kasasında para bırakmasını "keşke Samsun için harcasaydı" demesini, üzerinden yaklaşık 18 yıl geçmiş olmasına rağmen hala unutmam.

Belediye başkanları yatırım yaparken elbette bir bütçe kullanacaktır.

Para harcarlar yani.

Rahmetli Muzaffer Önder'in başkanı olduğu olduğu Samsun Büyükşehir Belediyesi de, bir bütçeyi kullanarak yatırımlar yapmıştı ama altyapı hizmetleri o dönemde tamalanmış olmasına rağmen, 10 yıl sonunda görevi devrederken belediyenin kasasında para bırakılmıştı.

Kaldı ki, Muzaffer Önder, borçlu bir belediye devralmıştı.

H.HALK, dünkü manşetinde Samsun Büyükşehir Belediyesinin en borçlu belediyeler arasında altıncı sırada olduğunu duyurdu.

"Borç yiğidin kamçısıdır" diye biliriz.

Ve fakat

Atalarımızın batmayalım diye "ayağını yorganına göre uzat" dediğini de kulağımıza küpe etmişiz.

Ama bu özdeyişten ders almadığımızda bir gerçek.

Rahmetli Muzaffer Önder, devlet umuru almış bir devlet adamı olduğu için, belediye borçlarının şehir halkı tarafından ödenecek olmasını bilmesi nedeniyle, her daim ihtiyatlı davranmıştı ama toplum olarak ayağımızı yorganımıza göre uzatmak anlayışı yerine, borç yiğidin kamçısı anlayışını benimsemişiz ne yazık ki.

İstatistikler, kredi kartı kullanımanda ülke olarak birinci sıraya yükseldiğimizi belgeliyor.

Atatürk, 10. yıl nutkunda "az zamanda çok ve büyük işler başardık" demişti.

Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923'ten, Atatürk'ün 1938'deki ölümüne kadar, ülkemiz demir ağlarla örülmüş, burjuva sınıfı olmamasına rağmen yeni fabrikalar kurulmuştu.

İşgal altındaki ülkemizi bağımsızlığına kavuşturan efsanevi kurtuluş savaşını vermiş bir ülke olarak, o dillere destan okuma seferberliği de, cumhuriyetimizin ilk 15 yılı içersinde başarıyla yürütülmüş.

Sıtma, verem, trahom gibi hastalıklarla kırılan ülkekemizde, insanlarımız sağlıklı yaşasın diye bir dizi reform da, o kıtlık yıllarında gerçekleştirilmiş.

Şimdi bol bulmuş ve bol harcamışız ama umarım bunun sonunda bel bel bakmak zorunda kalmayız.

Yusuf Ziya Yılmaz, kasasında parayla devraldığı belediyemizi 19 yılda 531 milyon lira borçlandırmış.

Bunca borca rağmen Samsun çağ mı atlamış?

Hayır.

Borçlanmayan Büyükşehir belediyeleri de var.

Diyarbakır, Mersin ve Eskişehir gibi mesela.

Diyarbakır'ı hiç görmedim, Mersin'e de son 15 yılda hiç gitmedim ama Eskişehir'i iki yıl önce gördüm.

Yılmaz Hoca da, park, bahçe ve sayısız kafeterya yapmış.

Eskişehir de de şehri çepe çevre saran tramvay var.

Ama Yılmaz Büyükerşen yönetiminde, en az borçlanan belediyeler arasında olan Eskişehir halkının belediye hizmeti  almadığı iddia edilir mi?

Bol keseden atmak gibi, bol bulup, bulamaç gibi harcamakla da kalkınma olmuyor muş demekki.

Haberiniz var mı bilmem ama şehir olarak batmışız ey halkım...