Baskın Seçim
Yazarlar // 20 Nisan 2018 Cuma 13:12

Ragıp GÖKER

Üç hafta önce ‘’seçimler zamanında yapılmalı’’ diye konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Salı günkü gurup toplantısında, erken seçim isteyince bir anlamda bombanın fitilini ateşlemiş oldu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, aynı gün parti gurubunda konuşurken, seçim tarihi için üç defa 2019 tarihini telaffuz etmiş olsa da, Bahçeli’nin erken seçim balonundan sonra, ülkeyi seçim atmosferinde yönetmenin zorluğuna atıfta bulunarak, seçimlerin 24 Haziran’da yapılacağını açıkladı. Birçok kişi tarafından ‘danışıklı dövüş’ diye adlandırılsa da, 16 yıllık iktidarı boyunca her seferinde erken seçim istemenin ‘vatana ihanet’ sayılacağını söylemiş bir lider olan Erdoğan, seçimlerin zamanında yapılmasını istemiştir. Devlet Bahçeli, 1999 yılındaki seçim zaferinin ardından, Bülent Ecevit’in Başbakanlığında kurulan 57. Hükümetin koalisyon ortağıyken, 7 Temmuz 2002 tarihinde, 3 Kasım’da erken seçim yapılması gerektiği şeklindeki açıklamasıyla hükümet krizi yaşanmasına neden olmuştu. Bahçeli’nin bu ani çıkışının neden olduğu bunalım, MHP’nin ilk seçimde baraj altında kalmasına neden olurken, bir anlamda AK Parti’nin de doğuşuna vesile olmuştu. Meral Akşener, krizi doğmadan önce Cumhurbaşkanlığı konusunda Erdoğan’a en sert şekilde muhalefet eden liderlerden olan Bahçeli, partisinde yaşanan kopmaların yanı sıra, Akşener hareketinin partileşmesi sonrasında, anketler MHP’yi baraj altında gösterince ‘’ülkenin beka sorunu var’’ diyerek, Erdoğan’a ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ için anayasa değişikliğinin yolunu açan lider oldu. ‘’MHP’nin baraj sorunu olmaz’’ dese de, MHP’ olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceklerini açıkladıktan sonra AK Parti ile ‘Cumhur İttifakını’ kuran Devlet Bahçeli, şimdi de erken seçim talebiyle gündeme oturmuş oldu. Cumhur İttifakı, MHP’nin baraj sorunu nu ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle, seçimlere en rahat şekilde girecek olan parti MHP olacak. Bu süreçte muhalefet cephesinde yeni ittifaklar oluşur mu bilinmez ama seçimlerde en çok zorlanacak partinin CHP olacağı kesin. Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağı bilinirken, CHP’de problem, kimin aday gösterileceği konusunda yaşanacaktır. Seçime 64 gün kala CHP’yi yoracak bir başka konu da, hangi partilerle ittifak edileceğidir. HDP, el yakıyor. İYİ Parti ve Sadet Partisi CHP’nin ittifak yapabileceği partiler olarak görülüyor. Seçime katılıp katılamayacağı henüz belli olmayan İYİ Parti’nin adayı ise Meral Akşener olacak, bu kesin. Neyse biz bütün bunları bir tarafa bırakarak, bölgemizde durum nasıl şekillenecek ona bakalım. Mesela Samsun’da listeler değişecektir. AK Parti’de kimler listede olacak kimler, liste dışı kalacak bilmiyorum zira AK Parti listesinde ‘etkisiz eleman’ olmakla suçlanan milletvekilleri var. İYİ Parti’de listenin başına İbrahim Özyer yazılacaktır. CHP’de ise listenin sil baştan olacağı, seçime yeni isimlerle girileceği konuşuluyor. Seçimin belirleyici unsuru ittifaklardır elbette ama listeler de, seçmenin tercihinde etkili olacaktır.