Başarılı İnsanları Övmek
Yazarlar // 04 Ağustos 2019 Pazar 23:11

Ragıp GÖKER

Capital Dergisi, ülkemizin başarılı 500 şirketine ait listeyi yayınlamış ki bunu 18 yıldır yapıyor, tıpkı İstanbul Sanayi Odası (İSO)’nın yayınladığı listeler gibi. İSO aslında iki aşamada bin başarılı şirketi duyuruyor. Önce 500, daha sonra da ikinci 500 olmak üzere iki aşamada bin firmaya ait liste yayınlanıyor. Samsun’dan İSO’nun ilk 500 büyük firması arasına 3, ikinci 500 büyük arasına da 10 olmak üzere, toplamda 13 firmanın girdiğine dair haber ve yorumu bu satırlarda daha önce okumuş olmalısınız. Capital, şimdi de 2016 verilerine dayanarak 500 büyük firma listesini yayınladı. Listede Samsun’dan dört firma var. Ki, bunlar İSO’nun da bin büyük firması arasına da girmeyi başaranlardır. Başarı, tesadüflere dayanmaz. Tekrarı olmaz zira. Başarı zaten sürdürülebilir olduğu zaman değerli oluyor. İlginç bir şehir Samsun. Bunları yazıyorum diye eleştiri bile alıyorum. TSO’nun daha önce yönetiminde bulunmuş bir eski sanayici dostum, yazılarımın birine yaptığı yorumda beni suçlarken, köşemdeki yazıların yüzde 75’inde pembe gazete çıkardığımı, bu nedenle kalemimi masaya bırakıp, bir kenara çekilmem gerektiğini yazmış. Yorumunda o eleştiriyi, doğrudan iş insanlarının başarısını övüyorum diye yaptığını söylemese de, kendisini çok iyi tanıdığımı düşündüğüm için niyetini de okuyabiliyorum haliyle. Babası Fahrettin Ulusoy’dan aldığı Ulusoy Un’un yönetiminde gösterdiği başarı nedeniyle genç iş insanı Günhan Ulusoy’u kutlamayalım mı şimdi. Tıpkı, Cemal Ulusoy’dan yönetimi devraldıkları Yeşilyurt Demir Çelik’i daima zirvede tutma başarısı gösteren iki kardeş Hikmet ve Fikret Yeşilyurt’u kutlamayı haberci sorumluluğu olarak düşündüğüm gibi. İş dünyasının eskileri kızıyor diye, Özyılmaz Fındık firmasını, oğlu Selim ile yöneten Azmi Yılmaz ve Karaçuha fındık firmasının sahip ve yöneticilerini kutlamayalım mı şimdi. Yıldırım Grubu, uluslararası düzeyde krom devi yapmasının yanı sıra, dünyanın bir çok yerinde liman işleten YILPORT Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım’ın başarısını görmezden gelebilir miyim ki, İtalya’daki Tornato Limanının işletme hakkına 49 yıllığına sahip olduğuna dair haberi yandaki sütunlarda okurken üstelik. Bu mu isteniyor. Arada sırada da denk gelinse bile, iyi şeyler de oluyor ve onları da olumluyoruz elbette ancak, yazılarımın tamamına yakınında eleştiri vardır ki olması gereken de budur. Kaldı ki bazı uygulamaları nedeniyle Fahrettin Ulusoy ve Cemal Yeşilyurt’a ağır eleştiriler de bu satırlarda yazılmıştı. Gazeteci, haberde kamu yararını gözetir. Gazetecinin tarifi de ‘’Gazeteci gerektiğinde hükümet ve güç odaklarına karşı savaşmayı göze alan insandır’’ şeklinde yapılıyor zaten. Sosyal medya kalemşoru değilim. Sosyal medyada atıp tutmak kolaydır ama ben bir gazeteye ait köşede yazıyorum. Gazetenin kurumsal sorumluluğunun yanı sıra en çok da okurlara karşı sorumlu olduğumu biliyorum ki, ben yazıyor olsam da o köşe halkın malıdır. Bunun sorumluluğunu hiç bir zaman unutmayacağım. Bu cümleden olarak, iş insanlarının ve de özellikle gençlerin başarısını okuyucularımla paylaşıyorum. Bunu yapmaya da devam edeceğim. Çünkü başarılı iş insanlarının, özellikle de genç olanların, gençlerimize rol model olacağını düşünüyorum. Bizim ve bizden önceki kuşağın yanlışına düşmeyeceğim. Neydi o yanlış. Bir çok insan çocuklarını hayata hazırlarken iyi eğitim almalarını sağlamak için çuvalla para harcar ama gençler sorumluluk üstlenmeye kalktığında söyledikleri tek söz şu olmuştur: ‘’İcat çıkarma’’. Herkes için iyi hafta sonu dileklerimle…