Bahçeli'nin Yarattığı Fiili Durum
Yazarlar // 20 Ekim 2016 Perşembe 19:07

Ragıp GÖKER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisini halkın seçtiğini, bu nedenle anayasanın kendisine uydurulması gerektiğini söylemekten hiçbir zaman çekinmedi.
CHP’nin kendisini anayasal sınırlar içinde hareket etme davetine de bu nedenle hiç itibar etmedi.
‘Başkan’ gibi davranarak, iki başlı bir yönetim algısının güçlenmesini sağladı.
Seçildiği günden bu yana ‘Başkanlık Sistemi’ ile ilgili tartışmaları hep sıcak tuttu.
Bu fili durumun oluşmasında AK Partinin sorumluluğu yok elbette.
Çünkü Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilme sürecinde ‘367 Garabetini’ çıkaranlar Ak Partililer değildi.
Cumhurbaşkanı seçimi sırasında meclisin tıkanması Cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilme durumunu doğurmuştur.
Siyasetteki dalgalanmaları lehine kullanmakta oldukça becerikli olan AK Partinin yaptığı, bu durumu Erdoğan’ı Başkan seçtirmek için kullanmasıdır.
Bu ülkede herkesin anayasaya uymak gibi bir zorunluluğu var.
Anayasada yazılı kurallar Cumhurbaşkanını da bağlar.
CHP’ de bunu söylüyor zaten.
Halkoyu ile seçilmiş olma durumunun, Cumhurbaşkanının anayasaya uymama hakkı tanımayacağını söyleyen CHP, Erdoğan’ı anayasal çizgilerde görev yapmaya davet ediyor.
Bir fili durumdan söz ediliyor ama bu durum anayasaya uymuyor maalesef.
Başkan gibi davranan Erdoğan’ın ‘Başkan’ olarak kabul edilmesi için anayasamızda değişiklik yapılması gerekiyor.
Zira anayasamızın yürütme bölümünde, Cumhurbaşkanın seçimi, görevleri ve nitelikleri tanımlanıyor.
Anayasanın ilgili bölümüne Cumhurbaşkanının seçimi görevleri ve nitelikleri bölümüne ‘Başkan’ın seçimi, görevleri ve nitelikleri yazılabilmesi için şart olan Anayasal değişikliğinin yapılabilmesi, Mecliste 367 Milletvekilinin ‘’Olur’’ demesine bağlı.
AK Parti, önümüzdeki günlerde anaysa değişikliği ile ilgili teklifi meclise getirecek, ama meclisteki sandalye dağılımına göre 367 oyu bulması zor gibi görünüyor.
AK Partinin önündeki bir başka seçenek de değişikliğin referandum yolu ile halkoyuna sunulmasıdır.
Bunun içinde 330 Milletvekilinin oyuna ihtiyaç duyuluyor. Ak Partinin referandum seçeneği için de meclisteki sandalye sayısı yeterli değil.
Burada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli devreye giriyor.
Bahçeli, partisinin meclis gurubunda yaptığı konuşmada ‘’Biz millete gitmekten korkmayız. Millete sormanın hiç bir mahsuru ve sakıncası yok’’ diyerek referandum için sancı çeken AK Partin imdadına yetişmiş oldu.
Öteden beri değişikliğin referanduma getirilmesini savunan AK Parti, teşkilat yapısına ve propaganda gücüne güveniyor.
Hükümet olduğu için devletin olanaklarını kullanma şansı da var.
AK Partinin yanı sıra Cumhurbaşkanı da propaganda çalışması yapacak ki, buna şimdiden başladı bile.
HDP’nin değişikliğe karşı tavrı biliniyor.
CHP de tavrını zaten baştan belli etti.
Koalisyon görüşmelerinde CHP ve HDP ile işbirliği içinde görünmekten korkan MHP, anaysa değişikliği ile ilgili referandumda da CHP ve HDP ile ortak hareket etme algısı doğacağı endişesiyle ‘’Hayır’’ demek için çok istekli olmayacaktır.
CHP meydanlarda yalnız kalacaktır.
AK Parti de bunu biliyor zaten.
Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘’Yasal sınırlar içinde kal’’ demek yerine, fiili durumu bahane ederek ‘’Çok istiyorsan Başkan ol’’ deme yolunu seçmiştir.
Fiili durum budur aslında.