Bahçeli Suçlunun Telaşı İçinde
Yazarlar // 19 Ocak 2017 Perşembe 23:06

Ragıp GÖKER

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi,  TBMM’deki Anayasa oylamasında ‘‘Hayır’’ demelerini sağlamak için ziyaret ettiğini düşünenler olabilir ama 45 dakika süren görüşme sonrası yapılan açıklamanın sadece 30 saniye sürmesi, görüşmeden bir sonuç çıkmayacağına dair bir işaret gibiydi.
Bahçeli,  Kılıçdaroğlu’nun ziyaret talebinin geldiği günün ertesinde yaptığı açıklamada, CHP’yi ağır şekilde eleştirirken ‘’Bana ne için gelirsen gel, seninle ortak hareket etmem mümkün değil’’ mesajını vermişti aslında.
Devlet Bahçeli, şimdi pişman mı değil mi bilinmez ama Ülkücülerin büyük bölümü,  liderlerinin başlangıçtaki adı ‘’Başkanlık Sistemi’’ olan, ‘Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemini’ de içeren ‘Yeni Anayasa’ değişikliği ile ilgili angajmana girmesinden hoşnut değil.
Yerel teşkilatlar dahil parti yöneticileri suskunluklarını korusa da, sosyal medya Bahçeli’yi suçlayan ülkücü paylaşımlarından geçilmiyor.
Paylaşımlar arasında ağır hakaretlere bile rastlamak mümkün.
Ülkücü terbiyeyle yetişmiş, yakın geçmişte MHP’den Milletvekili Aday Adayı bile olmuş bir partilinin Devlet Bahçeli’ye ağır hakaretler içeren paylaşımı görünce, sürecin referanduma gitmesi halinde bile, Bahçeli’nin seçmenini ikna etmekte zorlanacağını düşündürdü.
Yeni Anayasa sürecinde MHP’nin, CHP’yle anlaşılamayacağına dair ilk işareti aslında,  bir hafta önce CHP’yi ağır şekilde eleştiren Gurup Başkan Vekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta işareti vermişti.
Ülkeyi uzun süredir AK Parti yönettiği halde, Bahçeli 4 açıklamasından üçünde CHP’yi ve liderini suçlaması da manidar aslında.
Bahçeli neden böyle davranıyor olabilir?
Yaptığı işin doğru olmadığının O’da farkında zannımca.
Devlet Bahçeli, 1999 seçimlerinde iktidar ortağı olacak güce ulaştırdığı partisini, hiç gereği yokken istediği erken seçim sonrasında gidilen 2002’deki seçimlerde baraj altında bıraktığı için çok suçlanmıştı.
MHP o eski gücünü kaybetmiş olsa da, 7 Haziran 2015’de de iktidar ortağı olma şansını yakalamıştı.
Kılıçdaroğlu’nun ‘’gel seni Başbakan yapalım’’ şeklindeki çağrısına rağmen, koalisyon görüşmelerinin önünü tıkayarak ‘’seçimse seçim, hodri meydan’’ şeklindeki çıkışıyla gidilen 1 Kasım seçimlerinde partisinin TBMM’deki sandalye sayısını yarıya düşürmüştü.
Bu durum MHP’de muhalefet kazanının kaynamasına neden olmuş, ilk olarak Meral Akşener, kazan kaldırarak Genel Başkan Adayı olduğunu açıklamıştı.
Ardından Sinan Oğan, Koray Aydın ve Ümit Özdağ da Bahçeli’ye muhalefet ederek Genel Başkan Adayı olduklarını açıklayarak Olağanüstü Kurultay sürecini başlatmışlardı.
Mahkemelere taşınan sürecin sonucunda Olağanüstü Kurultay tehlikesini atlatan Bahçeli, muhaliflerinden Meral Akşener ve Ümit Özdağ’ı partiden atmıştı.
Ama bu hamle bile MHP içindeki muhalefet ateşini söndürmedi.
Özellikle Partili Cumhurbaşkanı Sisteminin önünü açacak olan Yeni Anayasa sürecinde AK Partiye verdiği desteği nedeniyle yeniden parti içinde eleştirilerin hedefi oldu.
Devlet Bahçeli, şimdi bu Yeni Anayasa için girdiği angajmandan geri adım atamak ister mi bilinmez ama CHP’ye yönelttiği eleştirileri, de bu nedenle, suçlunun telaşı algısını uyandırıyor.