Atatürk ve Diyanet
Yazarlar // 14 Kasım 2018 Çarşamba 20:24

Ragıp GÖKER

Ankara Müftüsüyken Milli Mücadeleye verdiği destek nedeniyle hakkında idam fermanı yazılan Cumhuriyetin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi’den, 10 Kasım arifesinde, ‘’keşke Yunan galip gelseydi’’ diyen Türk düşmanı Fesli Kadir’i ziyaret eden günümüzün Diyanet işleri Başkanı Ali Erbaş’a kadar nasıl geldi bu ülke.

Cennet mekân, O Rıfat Efendi ki, bir tarafta düşmanlarımızın işbirlikçisi Dürrizade gibi hain şeyhülislamların hüküm sürdüğü günlerde, karısı ve kendisi için ayırdığı kefen parasını Milli Mücadelede kullanılması için Mustafa Kemal ve arkadaşlarına bağışlayacak kadar memleket ve millet sevgisiyle dolu bir din adamıdır.

Milli Mücadeleye destek veren tek din adamı Rıfat Börekçi de değildir üstelik.

19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, daha sonra Amasya’da karşılayan da, Amasya Müftüsü Abdurrahman Kamil Efendidir.

‘’Milleti yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’’ sözüyle Milli Mücadelenin manifestosu sayılan Amasya Tamimi yayınlanabilmişse, o mübarek insanların verdiği destek sayesindedir.

Diyanet işlerini kuran iade, millet dinini doğru öğrensin istemiş.

Mustafa Kemal Atatürk, bunun için cebinden verdiği para ile Elmalılı Hamdi Yazır’a Kuran’ın Türkçe tefsirini yaptırmış.

Günümüzde birçok bilim insanı tarafından Kuran tefsiri yapılıyor ve bu sayede bizler, Allah’ın emirlerini şimdi daha iyi anlayabiliyoruz.

Çok şükür.

Aksini iddia edenler olsa da laiklik asla, din düşmanlığı değildir.

Özellikle Cuma günleri camilerimiz dolup taşıyor.

Ezan susmamış, bayrak inmemişse bunu Mustafa Kemal ile silah arkadaşlarına ve onlara inanan başta vatansever din adamlarına borçluyuz.

Ama Diyanet İşleri Başkanlığımız, bağımsızlığımızı ve daha doğrusu bize bu ülkeyi armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e 10 Kasım’ın arifesindeki Cuma gününde bir Fatiha’yı çok görüyor.

Diyanet İşlerimizin Başkanı, bunu yapmadığı gibi, gözümüze sokarcasına Atatürk ve silah arkadaşlarına sövmesiyle bilinen sözde tarihçiyi ziyaret ediyor.

Gel de üzülme.

Sehven yapılmış bir ziyaret olamaz.

Planlanmış ve taammüden yapılmış gibi duruyor.

Kimlere, ne mesaj vermek istiyor Diyanet İşleri Başkanı.

İnsanlar sokakta, ‘’Cumhurbaşkanı Anıtkabir’de, Atatürk’e saygısını ifade ediyor ama Diyanet İşleri Başkanı gibilerle tabanına başka türlü mesaj veriyor’’ diye konuşuyorlar.

İnsanların ağzı torba değil ki büzülsün.

Diyanet İşleri Başkanının, bu ziyareti aslında, yaranmaya çalıştığı AK Parti ve Cumhurbaşkanı’na zarar veriyor.