Anayasaya Rağmen
Yazarlar // 5 Ekim 2022 Çarşamba 11:36

Ragıp GÖKER

Samsun'da, İran'daki kadınlara destek için gösteri düzenlediğini iddia eden gruba polis müdahale etti. 12'i kadın 13 kişi gözaltına alındı. Polis gösterinin izinsiz olarak yapıldığını açıkladı.
Haber böyleydi.
Ve fakat.
Haberin püf noktası ''Polis gösterinin izinsiz olarak yapıldığını açıkladı.'' şeklindeki cümlede gizli aslında.
Oysa Anayasamızın toplantı ve gösteri yürüyüşünü düzenleyen 34. maddesi ''Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.'' diye başlıyor.
Ve fakat.
Anayasa'da 2001 yılında yapılan değişiklikle bu maddeye ''Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.''  şeklindeki şu cümleler eklenince, toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi eylemlerin önlenmesinin de bir anlamda önü açılmış oldu.
Değişiklik yapılmadan önce maddenin tamamı şu şekildeydi:
''Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idarî merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergâhı tespit edebilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.''
40 yıldır terör belasıyla uğraşıyoruz.
Kamu güvenliğini sağlama konusunda teyakkuz halindeyiz her daim.
Bu nedenle güvenlik güçlerimiz ile vali ve kaymakamlarımızın toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ihtiyatlı yaklaşımlarını anlamaya çalışıyorum elbette.
Ancak, Samsun'da bir gurup kadının, İranlı kadınların mücadelesine destek vermek amacıyla yapmak istedikleri basın açıklamasını engellenmesini anlamakta zorlanıyorum.
İranlı hemcinslerine basın açıklamasıyla desteklerini açıklamak isteyen kadınlar kamu güvenliğini nasıl tehdit eder mesela.
Açıklama yapmak isteyen kadınları, protesto edecek olanlar da çıkabilir pekala.
İranlı kadınlara destek vermek amacıyla basın açıklaması yapmak Samsunlu bir gurup kadının nasıl hakkıysa, bunlara katılmadığını söylemek ve hatta onları protesto etmek de en temel haktır elbette.
Olay çıkmasından mı korkuluyor.
Olabilir elbette ama olası bir kargaşayı önlemek de güvenlik güçlerinin görevidir.
Polis teşkilatımız da bu nedenle var zaten.
Anayasamız, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmayı vatandaşlara bir hak olarak vermiş.
Vatandaşlarımızın beğenmedikleri her hangi bir konuyu protesto etme hakkı anayasal güvence altındadır yani.
Bunun için izin almak gerekmiyor.
Ve fakat.
İznin almak gerekmese de, eylem yapacak olan kişi veya guruplar, gerekli güvenlik önlemin alınması için ilgili makamları bilgilendirirler.
Buna da ''İzin almak'' denmez, ''Bilgi vermek'' denir.
İkisi arasında çok fark var yani.
Güvenlik güçlerinin eylem yapılan yerde bulunma nedeni, eylemi yapacak olanları korumaktır ancak, son yıllarda genellikle bunun tersi uygulamalara tanık oluyoruz maalesef.
Buna da üzülüyoruz haliyle.