Ağaç Katliamı
Yazarlar // 12 Ekim 2018 Cuma 22:50

Ragıp GÖKER

Şehirlerimizi beton yığınına dönüştürdük.

Fatih Sultan Mehmet, ‘’bir ağaç kesenin, kafasını keserim’’ diye o veciz sözü söylemesinin üzerinden yaklaşık 550 yıl kadar geçmiş ama bundan ders almıyoruz maalesef.

Ki, Fatih’in o sözü söylediğinde ormanlarımız gürmüş.

Yeşil bir örtüyle örtülmüş gibiymiş topraklarımız.

Günümüzde sürekli olarak erozyondan şikayet ediyoruz.

Samsun’dan Ankara’ya doğru yol alırken, Çorum’dan sonraki topraklara bakın.

Bir ağaç gördüğümüzde yüzümüz gülüyor.

O da Kızılırmak’ın geçtiği yerlerde oluyor ancak.

Suyun geçtiği yerde hayat vardır, bunu da ağaç varsa anlayabiliyoruz ancak..

Günümüzde yağış miktarı beklenenden biraz fazla olduğunda, yağmur suyu sele dönüşüyor.

Sahil şehriyiz güya ama yağmur suyunu denizle buluşturamıyoruz.

Altı yıl önce 13 kişiyi sel suyuna kurban verdik bu şehirde.

Neden böyle oldu.

Bunun sebebini hiç düşündünüz mü?

Ben söyleyeyim.

Her yer beton da ondan.

Suyu tutacak ne bir ağaç, ne de bir toprak kırıntısı bırakmadık.

Aç gözlülüğümüz yüzünden bir kapıcı dairesinde babası ve abisiyle birlikte Bedirhan adında bir çocuk da sel suyunda boğuldu.

‘’Yüzyılın felaketi’’ yakıştırması yapan yöneticilerimiz yüzünden Bedirhan ve diğer 12 kişinin hesabını soramadık kimseden.

Kocasını ve iki oğlunun o kapıcı dairesinde boğulmasını çaresizce seyreden Yıldız Hanım, affetti mi bilmem ama ilahi adalet varsa, o hesabı sormak da mahşere kalmış gibi görünüyor.

Sel suyuna 13 can verdik ama bundan ders de almıyoruz.

H.HALK bir süredir, Atakum’da yaşanan ağaç katliamı haberini manşetten veriyor.

Orman İşletme Müdürü Celal Kanbur, katliamı soran Yazı İşleri Müdürümüz Zekeriya Fırat’a, ‘’vatandaş talep etti, biz izin verdik’’ demiş.

Orman işletmesi verince, ağaç katliamı yapmak yasal oluyormuş demek ki.

En azından bu açıklamadan ben böyle anlam çıkardım ama ısınmak amacıyla ormandan kestiği ağaçları bir eşeğe yükleyen köylü vatandaşı yakalandığında, orman işletmesi, köylü vatandaşları mahkemeye verdiği gibi ağaçlara da eşeklere el koyuyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin de, Atakum’daki Esentepe’de ağaç katliamı olmadığını söylerken ‘’katliama izin vermem’’ demiş.

Başkan bu açıklamayı, ağaç kesiminin Orman İşletmesinden izinli olduğu için söylemiş olmalı.

Ancak, kesilen bir ağaç değil, orman dipten budanmış sanki.

O eyleme dünyanın her yerinde ‘ağaç katliamı’ denir.

Büyükşehir’e yeni başkan olduğu için onu suçlayamam elbette ama Başkan Zihni Şahin’e, yanına Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçıyı da alarak, seyir tesisinden Atakum’a bakmasını öneririm.

Belki o vakit, toplu ağaç kesimi için ‘’katliam yok’’ demekten vazgeçer.