Adalet Yürüyüşü ve Miting
Yazarlar // 11 Temmuz 2017 Salı 07:22

Ragıp GÖKER

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘adalet yürüyüşü’, Maltepe Meydanında yapılan mitingle sona erdi.
Gerek yürüyüşe katılan ve gerekse Maltepe Meydanını dolduran kalabalıklar arasında muhalefet cephesindeki her siyasi görüşten insan vardı belki ama omurga ve kahir ekseriyet CHP’lilerden oluşuyordu.
‘Adalet Yürüyüşü’ ve sonundaki Maltepe Mitinginin sonuçları üzerinde çok konuşulacaktır ama yürüyüş ve mitinginin siyasi açıdan en önemli sonucu şudur:
Kılıçdaroğlu, yürüyüşe başlarken CHP Genel Başkanıydı ama Kılıçdaroğlu, 9 Temmuz itibariyle sadece CHP’nin değil, tüm sosyal demokratların lideri olmuştur.
Adalet Yürüyüşü ve Maltepe Mitinginin doğurduğu bir başka önemli sonucu da,
AK Partiye muhalif diğer kesimler için farklı bir seçenek olarak ortaya çıkmasıdır.
Öteden beri, yeni parti kursa bile Kılıçdaroğlu ve Akşener’in asgari müşterekte birleşeceklerini ve ortak hareket edebileceklerini inandığımı yazıyorum. (Yürüyüşe destek vermesinin yanı sıra, Akşener’in tıpkı Kılıçdaroğlu gibi kuracağı yeni partinin demokratik parlamenter sistemi geri getirmek için çalışacağını açıklaması, bu görüşümüzü destekler özeliktedir)
Hükümet, hangilerini dikkate alır bilemem ama Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının son bölümünde açıkladığı 10 maddelik manifesto da dikkat çekiciydi.
FETÖ’nün 15 Temmuz hain kalkışmasını bir kez daha lanetleyen Kılıçdaroğlu, bu defa ‘‘kontrollü darbe’’ demedi ama 15 Temmuz’u iki şekilde değerlendirdi. 249 şehidin ve 2 bin 301 gazinin direnişiyle engellenen geceyi ‘sokağın 15 Temmuz’u, 20 Temmuz 2016’da KHK’larla, TBMM’nin yetkilerinin elinden alınmasını ise ‘sarayın 15 Temmuz’u’ olarak tanımladı.
Kılıçdaroğlu ayrıca, FETÖ’ün siyasi ayağının da ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
OHAL uygulamasına bir an önce son verilmesini de isteyen Kılıçdaroğlu’nun manifestosunda dikkati çeken bir başka talebi ise toplumsal barışımızı bozan tüm antidemokratik uygulamalara, eşit yurttaşlık temelinde son verilmesini istemesidir.
Manifestoda, ülkemizin saldırgan dış politika uyguladığına da vurgu yapan Kılıçdaroğlu, ‘’adalet sadece iç politikaya ve toplumsal yaşama değil, uluslararası ilişkilere de hakim olmalıdır. Türkiye, coğrafyasındaki tüm halklara, tüm kimliklere kardeşçe, adilane yaklaşan, barışçıl ve uluslararası hukuka saygılı bir dış politikaya dönüş yapmalıdır’’dedi.
CHP, çok partili demokratik yaşamımızda ilk defa önemli bir iş yaptı.
Kılıçdaroğlu, ‘’bu son değil aslında başlangıç’’ dese de, yürüyüşe gösterilen ilginin yanı sıra, Maltepe Meydanındaki mahşeri kalabalığın CHP örgütlerini rehavete sürüklememesi gerekir.
İktidarın peşinen ‘’kabul ediyorum’’ demesini elbette beklemem ama manifestodaki 10 maddeyi görmezden geleceklerini de düşünmüyorum.
Adalet Yürüyüşü ve Maltepe Mitinginden iktidar da, kendisine ders çıkaracaktır.
Çıkarmalıdır zaden.