15 Temmuz'u Unutmayacağız
Yazarlar // 17 Temmuz 2018 Salı 18:47

Ragıp GÖKER

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki girişimi demokrasimiz adına bir lekedir.

Ve fakat
Halkımızın 248 şehit vererek demokrasiye sahip çıkması da demokrasimiz adına tarihe altın harflerle yazılacak destansı bir başarısıdır.

Türk halkı, hiç şüphe yok ki, 15 Temmuz’da bir destan yazmıştır ama 15 Temmuz, Sağlık Sen Şube Başkanı İlhan Öksüz’ün dediği gibi asla Çanakkale Zaferi ile eş değer değildir.

Çanakkale Zaferi, hiçbir savaş ve onlardan elde edilen zaferle kıyas kabul etmez zira.

Çanakkale geçilseydi maazallah, biz belki kurtuluş savaşımızı yapamaz, sonunda o muhteşem zafere de ulaşamazdık.

Çanakkale geçilseydi, bir daha asla ‘Millet’ olamazdık.

Türkiye Cumhuriyeti de olmazdı belki.

15 Temmuz’da içinde ihanet şebekesinin yuvalandığını öğrendiğimiz bir ordumuz bile olmayacağı için, o geceyi de yaşamayacaktık kim bilir.

Millet olarak böyle günleri bir daha yaşamamak için15 Temmuz’u unutmayacağız.

Sebep ve sonuçlarını da, bir süre daha tartışacağız.

‘’Tartışmak kime ne fayda sağlayacak’’ diye düşünenler olabilir ama bir daha böyle bir travmayı yaşamak istemiyorsak, sebep ve sonuçlarını da tartışacağız elbette.

Türkiye Cumhuriyet, Anayasamızda yazılı olduğu gibi ‘Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir’

‘Başlangıcında belirtilen ilkeler’den kasıt da, Anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk dört maddesinden biri olan ve devletin şeklini tarif eden birinci maddesinde yazılandır.

Şöyle ki:

‘’Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir’’

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kastamonu Nutkunda “Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz’’ demiş.

Ulu Önder’in nutkunda söylediği bu ilkeleri bir süredir gözardı ettik.

15 Temmuz’da, demokrasimizi yok edip, ülkemizi ele geçirmeye çalışanlar, komutandan veya mülki amirinden değil de, şeyhinden emir alanlardı.

15 Temmuz’da ordumuz içindeki emir ve komuta zincirinin bozulmasının nelere mal olduğunu bize anlatmıştır.

Peygamber Ocağı olarak bilinen ordumuz, cumhuriyet ilkelerine ve demokrasimize bağlıdır.

15 Temmuz’da bu ilkelere bağlı askerlerimiz ve polisimiz halkımızla birlikte destan yazdılar.

Bu nedenlerden dolayı 15 Temmuz’un sebep ve sonucunu unutmamak da önemlidir.