İmren Nilay Tüfekci, İYİ Parti’den istifa etmiş.
Şaşırdım mı?
Elbette hayır.
Aslında bu istifa haberini, “görevimi yaptım” dercesine 31 Mart seçimlerinin hemen ertesinde duymayı umuyordum.
O haber hemen gelmedi.
Hanımefendinin birkaç denemesi daha varmış.
Ki ilk deneme, İstanbul İl Başkanlığına aday olmakla ilgiliydi.
Samsun’da çadır mumluydu zira.
Günler ne getirir bilemem ama şu anki siyasi tablo veya konjonktür, İYİ Parti için Samsun’daki seçimlerde bir sandalyeden fazlasının zor olacağını gösteriyor.
O bir sandalyeyi de getirse getirse ancak Erhan Usta getirebilir ki; Erhan Usta gibi usta bir siyasetçisi var İYİ Parti’nin.
İYİ Parti, en güçlü olduğunu düşündüğü 2018 seçimlerinde bile bir sandalye ile yetinmişti.
Meral Akşener’in beklenmedik çıkışıyla “3 Mart Sendromu” olarak bilinen travmanın etkisiyle girilen 2023 yılı seçimlerinde, ilk sırada Erhan Usta gibi deve dişi misali tecrübeli bir siyasetçi olmasaydı, o sandalye İYİ Parti’ye gelir miydi bilemem; ama zor bir ihtimal olarak görünüyor.
İmren Nilay Tüfekci, 2023 Milletvekili Genel Seçimlerinde Erhan Usta’nın ardından İYİ Parti’nin ikinci sıra adayıydı.
O ikinci sıradan çıkamadı haliyle.
Buna rağmen 31 Mart seçimlerinde İYİ Parti’nin Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu.
Başarılı bir kampanya yürüttüğünü söylemek de mümkün.
Adaylardan hiçbirinin, İmren Nilay Tüfekci’ninki gibi bir seçim koordinasyon merkezi (SKM) olmadı mesela.
SKM olarak otel kiralamak çok harcama gerektiren pahalı bir işti zira.
Medya tanıtım programı için de önemli miktarda harcama yapılmıştı.
Öyle ki; bazı yerel gazetelerin yanı sıra, yaygın basında da İmren Nilay Tüfekci’yi, AK Parti’nin adayı Halit Doğan’ı geçebilecek en yakın aday olarak gösteren anketler bile yayınlandı.
Ancak gerek seçim öncesi veriler gerekse 31 Mart seçim sonuçları, yapılan bu algı çalışmasına rağmen İYİ Parti adayının yüzde 15 bandını geçemeyeceğini gösteriyordu.
31 Mart seçim sonuçları, “Samsun’da İYİ Parti bu kadar” şeklinde bir mesaj vermiş oldu.
İmren Nilay Tüfekci’nin, Samsun’da üçüncü bir şansı daha olmayacağını anlamışçasına bu mesajı iyi okuduğu anlaşılıyor.
Zira İstanbul’da siyaset yapmayı denedi.
İstanbul İl Başkan adayı oldu.
Yine kazanamadı elbette.
En son İYİ Parti GİK adayı oldu. Orada da liste dışı kalınca, İmren Nilay Tüfekci için “buraya kadarmış” demek kaçınılmazdı.
Siyaset, halka hizmet etmenin en önemli araçlarından biridir.
“Olmasa da olur” anlayışı yaygın olsa da siyaset yapmak isteyenler için bilgi ve beceri sahibi olmak önemli bir koşuldur.
Siyasetçi, hizmet için gönüllü olacak.
İşinden, gücünden, evinden ocağından bir süre ayrı kalmayı göze alacak yani.
Gönüllülük gerektirdiği için para da harcayacak elbette.
Ve fakat…
Bu son örnek bir kez daha gösterdi ki; siyasette para kapıyı aralayabilir ama o kapıyı açık tutan şey para değil, bilgi-beceri- aidiyet duygusu gibi özellikleri de içeren siyasi karşılıktır.
