Kocadağ'a Saplanan Hançer
Yazarlar // 31 Mart 2026 Salı 12:07

Ragıp GÖKER

“Atakum Kocadağ'da Taş Ocağı İsyanı: Kocadağ'ın Doğasına Hançer Gibi Saplandılar!”
Gazetenin dünkü manşeti, bölgede uzun süredir devam eden bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.


Kocadağ’da faaliyet gösteren taş ocaklarının doğaya verdiği zarar, yöre halkının tepkisine neden oluyor.
Ancak mesele, yalnızca bugünün konusu değil.
Bu satırların okurları hatırlayacaktır; 25 Mayıs 2015’te “Kocadağ Keldağ olmasın” başlığıyla, bölgede planlanan maden arama faaliyetlerini gündeme taşımıştık.
Aradan geçen yıllar, Kocadağ üzerindeki baskının azalmadığını, aksine farklı biçimlerde devam ettiğini gösteriyor.
Elbette madencilik ve taş ocakçılığı, ekonomik faaliyetlerin bir parçasıdır.

Altyapıdan sanayiye kadar birçok alanda ihtiyaç duyulan hammaddelerin temini, bu tür faaliyetleri kaçınılmaz kılar.

 


Ancak burada asıl tartışılması gereken konu, denge meselesidir.
Doğal kaynakların kullanımı ile çevrenin korunması arasında sağlıklı bir denge kurulamadığında, ortaya telafisi güç sonuçlar çıkabiliyor.
İliç’te yaşananlar ve Fatsa çevresindeki madencilik faaliyetlerinin ardından oluşan görüntüler, bu tartışmanın somut örnekleri olarak hafızalarda yerini koruyor.


Kocadağ’daki mevcut durum da benzer bir hassasiyet gerektiriyor.
Edinilen bilgilere göre, bölgede faaliyet gösteren taş ocakları için daha önce belirli bir kapasite çerçevesinde izin verilmiş durumda.
Bugün ise gündemde olan konu, bu kapasitenin artırılmasına yönelik ÇED süreci.
Yöre halkının tepkisi de tam olarak bu noktada yoğunlaşıyor.
Çünkü mesele, mevcut faaliyetlerin ötesine geçilerek doğaya verilecek etkinin artacağı endişesi.
Bu nedenle sürecin, sadece ekonomik gerekçelerle izah edilemeyeceği anlaşılıyor...

AHMET GÜRPINAR

Ordulu meslek büyüğümüz Ahmet Gürpınar, uzun süredir mücadele ettiği amansız hastalığa yenilerek önceki gün aramızdan ayrıldı.
Güzel adamdı Ahmet Abi.
Yaygın basın olarak bilinen merkez medyanın Anadou’dan çekilmediği 90’lı yıllara kadar, çoğu gönüllülük esasına bağlı faaliyet gösteren Anadolu’daki son temsilcilerindendi Ahmet Gürpınar.
Türk Haberler Ajansı (THA ve Güneş gazetesinin Samsun Büro Şefi olduğum 80’li yıllarda Ordu muhabirimiz olarak, Ordu’da olup biteni eksiksiz ileterek çalıştığımız kurumlara çok hizmeti olmuştur elbette ancak aynı zamanda TRT muhabiri olarak da, Ordu’nun sesinin ülke genlinde duyulması adına da önemli katkıları olmuştur.
Para – pul hesabı yapmadan üstelik.
Ahmet Abi, daha önce o beyaz atlara binip giderek aramızdan ayrılan tüm o güzel insanlar gibi Türk basının bölgemizdeki ve belki de Anadolu’daki son şövalyelerinden biriydi. 
Işıklarda uyu sevili Ağbeyim. Yıldızlar yorganın olsun