Yüzyıl Önce Bugün
Yazarlar // 30 Ağustos 2022 Salı 09:11

Ragıp GÖKER

Bugün günlerden 30 Ağustos.

Yüzyıl önce.

Bir asır evvel 30 Ağustos 1922'de yani bugün, Başkomutan Mustafa Kemal'in önderliğindeki ordularımız, emperyalistlerin kışkırtması ve desteğiyle yurdumuzu işgale kalkan Yunan ordularına indirilen tokadın yıl dönümüdür.

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

26 Ağustos 1922 sabahı şafak vaktinde başlatılan 'Büyük Taarruz’la 9 Eylül günü son yunan askerinin denize dökülmesiyle temizlenecekti topraklarımız ama zafer hiç de kolay kazanılmadı aslında.

93 Harbi olarak bilinen 1878'deki Osmanlı İmparatorluğu ile ve Rusya arasındaki savaşla başladı aslında ve 1913'teki Balkan bozgununa kadar sürdü büyük çöküş.

Yeşilköy'e kadar gelmişti biliyorsunuz Rus'lar.

Ayastefanos Antlaşması bunun için imzalanmıştır.

Ordularımız Kut-ül Amare ve Çanakkale'de destan yazmışlardı ama Çanakkale’de yendiğimiz İngilizlerin başını çektiği İtilaf devletleri, 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmişlerdi.

Boğaz'da demirleyen düşman donanmasını gören herkes umutsuzluğa kapılmıştı ama bir tek o, ''Geldikleri gibi giderler'' diyecekti.

Bunu söylemekle de kalmayacaktı aslında

19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı biliyorsunuz.

12 Haziran'da yayınladığı Amasya tamimine ''Milletin İstiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır'' şeklindeki notu düşerek, Türk milletini işgale karşı direnmeleri için hazırlamaya başlamıştı bile.

4 Eylül'deki Sivas Kongresinde ''Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz ve her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekûn kendisini savunacak ve direnecektir.'' denilerek, mübarek Anadolu topraklarının düşman çizmeleri altında ezilmesine ve kirletilmesine izin verilmeyeceğini dost düşman herkese ilan ediliyordu.

İki yıl sürdü hazırlıklar.

Birinci ve İkinci İnönü zaferleriyle düşmanın ilerlemesi durdurulmaya çalışılsa da, emperyalistlerden aldıkları destekle Yunan orduları Ankara'ya doğru ilerlemesini sürdürüyordu.

Polatlı'ya kadar gelmişti düşman.

Top sesleri arasında Ankara'daki Büyük Millet Meclisinde Mustafa Kemal'e Başkomutanlık yetkisi veriliyordu.

26 Ağustos'ta başlatılan büyük taarruzla bozguna uğrayan düşman'a son darbe 30 Ağustos'ta vurulacaktı.

Büyük zaferi kahraman ordularımız kazandı elbette ama zafere aslında Türk Milletinin topyekûn direnişiyle ulaşıldı.

Fazıl Hüznü Dağlarca'nın ''Yediyordu Elif kağnısını, / Kara geceden geceden.'' mısralarıyla başlayan Mustafa Kemal'in Kağnıları şiirinde anlattığı gibi kadın kız - kızan, yaşlı -çocuk herkes o büyük mücadeleye destek vermişti.

Tekalifi Milliye Kararları, çıkartılmış ama yoksul Türk Milleti, hiç itiraz etmeden ambarındaki buğday ve arpasının yarısını ordusuna bağışlamıştı.

Yeter ki düşman kovulansındı.

''Vatan sağ olsun'' denilmişti.

''İstiklal Savaşı'' dedik zaten bize bağımsızlığımızı kazandıran o büyük mücadeleye.

Mehmet Akif'in Çanakkale şehitleri adlı şiirinde ''Vurulmuş tertemiz alnından yatıyor. Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor'' dediği gibi gerek Milli Mücadele yıllarında ve gerekse daha sonraki Kıbrıs Barış harekatı ve terörle mücadele yıllarında toprağa düşen kahramanlara, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere mücadelemize önderlik edenlere bir vatan borçluyuz.

Unutmayacağız.

Unutturmayacağız.

Ruhları şad, mekanları cennet olsun..