Suat Abi'de Gitti Netekim
Yazarlar // 04 Ocak 2017 Çarşamba 07:37

Ragıp GÖKER

Ne güzel sözdür:
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli…
Suat Kılıç, Bakan olduğu dönemlerde, Samsun’a her geldiğinde şehri teyakkuza geçiriyordu.

O’nun Samsun’da bulunduğu sırada polis teşkilatı bile alarmdaydı.
Samsunspor antrenmanını izlemek için kulüp tesislerine geldiği günlerden birinde, o çok tartışılan Sivas maçında neden tribünde olmadığını sorunca, bana da atarlanmıştı.
Meslek yaşamım boyunca benzer durumlarla defalarca karşılaşmış olmanın kazandırdığı tecrübeyle, o atardan tabii ki hiç etkilenmemiştim ama hazır konu Samsunspor’dan açılmışken, ‘yiğidi öldür ancak hakkını da ver’ özdeyişine dayanarak Kılıç’ın Bakanlığı döneminden Samsunspor’a katkılarını da görmezden gelemem.
Suat Kılıç ve daha sonra aynı makama oturan Akif Çağatay Kılıç’ın yarattığı kaynaklar olmasaydı, biz çok önceleri Samsunspor’un kapısına kilit vurmuştuk.
Bir zamanlar çok güçlüydü Suat Kılıç.
Astığı astık, kestiği kestik, siyasetçi tipinin örneği gibiydi.
Bir anda gözden düştü.
Neden böyle olduğunu tam olarak bilmiyorum.
İktidarın sözcüsü gibi davranan o gazetenin iddialarını dikkate alırsak, bunun nedenini FETÖ’ye bağlayabiliriz belki ama gözden düşüşüyle ilgili daha önce de türlü tevatürler ortaya atılmıştı.
Mesele bu da değil aslında.
Bir zamanların herkesten hesap soran muktediri, şimdi hesap vermek zorunda kalıyor ya, ben daha çok onunla ilgileniyorum aslında.
Meslek yaşamım boyunca da onlarcasını gördüm.
Komşu illerdeki bir büyük ilçenin belediye başkanı, siyasi konjonktürün değiştiğini erken fark etmiş olmalı ki, kendisini ziyarete gittiğimiz bir gün, siyasi partilere ‘’beni partinize alın’’ diye mektup yazıyordu.
Ki; seçildiği partinin siyasetini de benimsemiyordu aslında. Seçilene kadar başka bir partinin kadroları arasında siyaset yapmıştı ama seçimi kazanacağına inandığı başka bir partiden aday olmuştu.
Mızrak çuvala sığmıyor tabii.
Siyaseten son hamlesi de o mektupları yazmak oldu zaten.
Darbeci Kenan Evren ve arkadaşlarını düşünün.
Ağzından çıkan her söz emir kabul ediliyordu.
’Asmayalım da besleyelim mi’’ dediği için, yargı kararı bile beklenmeden insanlar darağacına gönderilmişti.
Devir değişince rütbelerinin sökülmesine karar verilmişti ancak, ölümünden önce karar henüz kesinleşmediği için yaşamı er olarak sona ermedi belki ama itibarını çoktan yitirmişti.
Samsun’un siyasi geçmişine bir göz atın.
Bir zamanların güçlü isimleri siyaset sahnesinden sessizce çekildiler.
Suat Kılıç bunun son örneğidir belki ama O’nun, diğerlerinden bir farkı var bence.
Suat Bey’in sahneden çekilmesi bellik daha öncekiler gibi sessizce olmayacak.
’Gürültüye hazır olun’’ derim.
Suat Kılıç’ın milletvekilliğiyle başlayan, Gurup Başkan Vekilliğiyle tırmanan ve Bakanlıkla son bulan siyaset yaşamının herkese örnek olmasını dilerim ancak,  şairin ‘’ders alınsaydı, hiç tekerrür eder miydi tarih’’ dediği gibi, hiçbir siyasetçinin bundan ders alacağını da düşünmüyorum.