Bu yazı, CHP’de yıllardır halının altına süpürülen bir gerçeği açık açık söylüyor:
Sorun ön seçim değil, sandığa giden yolun çürük olmasıdır.
Ön seçim, sağlıklı bir üye yapısı varsa demokrasidir.
Akrabaların, eşin-dostun, “bizden olsun da ne olursa olsun” anlayışının delege yapıldığı bir yapıda ise ön seçim, sadece güçlü olanın zayıfı ezdiği bir iç hesaplaşma aracına dönüşür.
Samsun örneği bu çürümenin vitrini gibidir.
Aynı soyadından delegeler, kongrelerde yumruklaşmalar, listelerin polis eşliğinde seçim kuruluna teslim edilmesi…
Bunlar münferit olaylar değil, sistemin doğal sonuçlarıdır.
Ve kimse kusura bakmasın; bu tabloya rağmen hâlâ “ön seçim demokrasi şölenidir” demek, ya saflıktır ya da bilinçli bir körlüktür.
Bu yapının en çok rahatsız olduğu şey ise şudur:
Halkla kurulan gerçek bir siyaset.
Cevat Öncü tam da bu yüzden hedefte sanırım.
Seçimi kaybettikten sonra kenara çekilmeyen, küsüp gitmeyen, “halk beni seçmedi” diyerek sırt dönmeyen bir siyasetçi profili çizdiği için.
Bin 251 mahalle.
Muhtarlar, esnaf, STK’lar.
Raporlar, toplantılar, geri bildirimler.
Ve bütün bunların karşılığında ne makam, ne yetki, ne de garanti bir koltuk.
Bu ülkede siyaset, yıllardır oturduğu yerden ahkâm kesenlerin tekelindeyken; sahaya çıkan, para ve emek harcayan, risk alan herkes “tehlikeli” ilan edilir.
Çünkü bu düzen, çalışanı değil kontrol edilebileni sever.
“Onu sandığa gömeriz” tehdidi tam olarak buradan geliyor.
Bu bir özgüven göstergesi değil, panik ifadesidir.
Çünkü biliyorlar ki; eğer üyeler gerçekten özgür iradeleriyle karar verirse, yıllardır kurdukları delege düzeni çöker.
Asıl korku Cevat Öncü’nün milletvekilliğine aday olması değil, bu emeğin karşılık bulma ihtimalidir.
“Büyükşehir’i beklesin” diyenlerin derdi sabır değil, mevcut dengelerin bozulmamasıdır.
Sanki CHP için Samsun Büyükşehir Belediyesi kazanılması garanti bir yer de, sıra beklemek erdemmiş gibi…
Gerçek şu:
CHP, Samsun’da ya bu çürük üye–delege yapısıyla yüzleşecek, ya da her seçimden sonra “neden yine olmadı” diye birbirine bakmaya devam edecek.
Son söz:
Bu yazı bir kişiyi parlatmak için değil, bir yapıyı ifşa etmek için yazılmıştır.
‘’Cevat öncü gibi Murat Çan da çok çalışıyor’’ diyorum.
Biliyorum ki; O da pati içinde birileri tarafından sevilmiyor.
Belli ki bu durum birilerini çok rahatsız ediyor.
Hiç kuşkusuz bu yazı da birilerini rahatsız edecektir.
Ve fakat.
Emeğe değer vererek ve bir hakkı teslim ederek, kuşku yok ki; biz doğru yerdeyiz.