Ne Oldu Yenildik Mi
Yazarlar // 15 Aralık 2014 Pazartesi 00:00

Suat BAŞARAN

Büyük topraklarımız vardı.

Irmaklarımızın bir çoğu “bizden doğar, bize dökülürdü”.

Yedi iklimin hâkimiydik.

Yenildik…

*****

Şimdi eski topraklarımız üzerinde farklı millet ve devletler hüküm sürüyor.

Ata yâdigârı câmilerimizi, medreselerimizi, köprülerimizi kefensiz ölülerimizle birlikte yâd ellerde bıraktık.

Şimdi birer ziyaretçi olarak dolaşıyoruz yıllardır efendisi olduğumuz topraklarda.

İçimiz kan ağlayarak.

İçimiz kan ağlayarak, fakat kabullenerek.

Yenildik çünkü.

Savaştık ve yenildik.

Bahaneler mazeret sayılmıyor ne yazık ki!

“Kural hatası” diyerek haklarımız geri verilmiyor.

****

Tarih boyunca o kadar çok yaşadık ki, toprak kazanmayı ve kaybetmeyi.

Ata topraklarımızın büyük kısmında bugün kardeşlerimiz oturuyor olsa da Ötüken’imiz bile bizde değil.

Orada da misafir olarak ziyaret edebiliyoruz ölümsüz taşları…

Yenildik çünkü.

*****

Bugün ise bizim sandığımız topraklardan bayraklarımız indiriliyor.

Bugün ise bizim sandığımız topraklarda çocuklarımız sahipsiz garipler gibi hunharca katlediliyor.

Yüzlerce câmimizle, çeşmemizle, türbemizle, kervansarayımızla, her biri birer şaheser mezar taşlarımızla alay edercesine bu topraklar bizim diyor, kendini bilmezler

Bizimle kader birliği yapmış, bize güvenmiş o bölgenin insanları “hain” suçlamasıyla kurbanı oluyor infaz timlerinin.

Askerimiz işgal ordusu muamelesi görürken, çapulçu sürüsü alkışlarla karşılanıyor.

Mahkemeler kuruluyor, vergi adına haraç topluyor eşkıya…

*****

Ve büyüklerimiz(!) müzakere yürütüyor.

Binlerce insanımızın katilleriyle barış görüşmeleri yapıyor.

O toprakların kaderi için, o toprakların geleceği için.

*****

Neden?

O topraklar bizim değil mi?

O camiler, o türbeler, o köprüler o mezarlar bizim dedelerimiz tarafından yapılmamış mıydı?

Neden?

Neyin müzakeresini yapıyoruz.

O bayrak oralarda dalgalanmayı hak etmiyor mu?

Yenildik mi yoksa?

*****

Yoksa, olayları saptırıyor ve hamâset mi yapıyoruz?

O zaman bizim bilmediğiz ve görmediklerimizi söyleyin.

Ve söyleyin Allah aşkına!

Eğer yanılıyorsak.

Baykuşların sesi neden bu kadar yüksek çıkıyor?