Belediye Meclislerinin Görevi (2)
Yazarlar // 25 Şubat 2019 Pazartesi 11:32

Ragıp GÖKER

Yaklaşık bir ay sonra, şehirlerimizi beş yıl boyunca yönetecek siyasetçilerin kimlerden oluşacağına karar vereceğiz.

Büyükşehirin yanı sıra, 17 ilçemizin belediye başkanıyla, meclis üyelerini ve hatta mahallelerimize muhtar seçeceğiz.

Seçim sürecinde doğal olarak başkan adayları öne çıkıyor ancak meclis üyelerinin kim olacağı da en az başkanın kim olacağı kadar önemlidir aslında.

Ve fakat.

Siyasi partilerin seçim kurullarına verdikleri listeler, meclis üyeliklerinin çok önemsenmediğini anlatıyor maalesef.

İnancımız meşvereti, yani danışmayı önemsiyor oysa.

Yasa yapıcı irade de, meclislerin kurulmasını öngörerek, ülkenin bütününde olduğu gibi şehirlerin yönetimini de bir kişinin kararlarına bırakmamış.

Beşerdir sonuçta.

Başkan da hata yapar değil mi.

Meclisler, başkanı hatasından döndürecek yegane kurumdur.

Bu cümleden olarak, İnşaat Yüksek Mühendisi Hasan Koç'un bir yazıma yaptığı yorumda dile getirdiği öngörülerinin ilk bölümünü dün yayınlamıştım.

Bugün de, önemsediğin o görüşlerin ikinci bölümünü paylaşacağım.


Şöyle ki:

BELEDİYE YÖNETİM ALT SİSTEMİ

Ana unsuru veri toplamaya dayanır. İçinin doldurulması ve sistemin geliştirilmesi gerekir. Yani sabit ve önyargılı değil, bilimsel ilkelere bağlı geliştirilebilir açık bir sistemdir. Yaklaşım tamamen deterministtir.

 

ETÜT VE PROJE ALT SİSTEMİ

Bu alt sistemin temel faaliyeti; yönetim alanından gelen veriler ile geleceği de birleştirerek ve bilimsel teknik süzgeçten geçip, gerçek çözüm olabilecek konsept projeleri üretmek olmalıdır.

Konsept projeler;

1- mevcut durumu değerlendirilerek geliştirilecek nitelikte projeler,

2- Toplumun gereksinimi olan yeni projeler,

3- Toplumun üretim gelişimini sağlayacak araştırma ile elde edilecek projeler vb.

Bu çalışmalar toplumun gereksinimi olan yol, köprü, su vb projelendirilip çözerken, diğer taraftan sağlık eğitim spor sosyal kültürel gereksinim projelerini de oluşturacaktır. Ama toplumun en çok gereksinim duyacağı ve bütün diğer gereksinmelere kaynak oluşturacak projeler üretim odaklı projeler olacaktır.

Tarım, hayvancılık, orman, sebze-meyve, balıkçılık gibi alanlardan gelen verilerle mevcut durum belirlemesi ile yüksek kalitede dünya ile bütünleşebilecek neler hangi kapasitelerde üretilebilir projeleri üretilmeğe çalışılacaktır.

Bu aşamada, bu ve diğer alanlarda üretim de bilgi ve teknoloji üretimi ile atölye sanayi ve endüstri gelişimleri projeleri de belirginleşecek ve geliştirilecektir.

Ticaret iç dış ticaret olarak üretilen ürünlerin iç ve dış piyasa araştırma ve hizmet götürme işbirliği ve paydaşı olmalıdır. Bu çalışmalardan da ticari projeler oluşacaktır.

Sanayi ve endüstri alanları, verilerle bilgi ve teknoloji düzeylerinde neler yapılabilir, bilgi üretme ve teknoloji geliştirme (Ar-Ge) projeleri de bu şekilde gerçekçi olarak oluşacaktır.

Bütün bu konsept projelerin gereksinimi olan geometrik ve fiziki altyapı projeleri, gerçek gereksinmelere ve geleceğe yönelik öngörü ve sürdürülebilir olarak uzun vadeli projeksiyonlara göre sistem düzeyinde planlanacak ve projelendirilecektir.

Zamana ve finans kaynaklarına, önceliklerine göre oya gibi işlenerek tamamlanacaktır.

Örneğin, ulaşım sistemi yönetim alanı ve komşu çevresel ilişki ve bağlantılar ile, karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu suyolu gibi seçenekli değil, birbirlerinin tamamlayıcısı olarak projelendirilecektir. Bunların altyapısını oluşturan imar planları da bu amaçlar ve yaklaşımlar ile yapılmalıdır.

Etüt ve proje alt sistemi de ayrıca iki temel alt sistemden oluşacaktır. Etüt ve projelerin elde edilen bilimsel ve teknik verilere göre incelenip, çok sayıda çözüm seçenekleri projelerinin üretildiği tasarım alt sistemi ve bu çalışmalarda üst düzeyde bilimsel ve teknik destek sağlayacak danışmanlarla yapılmalıdır.

Bunları yapacak kadrolar da Kadrolar da, ilgili meslek disiplinlerinin ilgili uzmanlık alanlarında en az yüksek lisans yapmış olanlardan seçilerek belirlenecektir.

Örneğin, ulaşım için, ulaşım dalında yüksek lisans yapmış inşaat yüksek mühendisi, çevre ve tarım için de bu şekilde olmalıdır.

Köprü, bina, tesis yapılarında, yapı dalından mezun inşaat mühendisi ve mimar gibi.

Yani herkes en iyi bildiği işi yapmalıdır.

Danışma; bu kadro da ilgili anabilim dallarında en az profesör olanlardan seçilmelidir.

Bu çalışma şekli ile sistem projesi kurulup, sürekli geliştirilmeye çalışılmalıdır.

Kısaca, proje üretimi, bu bilimsel ve teknik ilkeler ile elde edilen verilere göre mesleki disiplinlerin uzmanlarınca oluşturulabilir.

---

Hasan Koç'un öngörülerine uygun bir belediye yapısı oluşturulması mümkün mü bilmem ama olması gereken yapı tam da bu öngörüler ışığında kurgulanmalıdır.

Belediyelerimizde teknik ağırlıklı personel yapısı oluşturulmasına dair umudumu yitirmedim henüz.

Ancak, en az başkanları kadar önemli bulduğum meclislerin de, şehrin geleceğine kaygılı, önüne konulan dosyayı anlayabilen ve  muhakeme edebilen bireylerden oluşması için demokrasimizin biraz daha olgunlaşmasını beklemek zorunda olduğumuzu da biliyorum.