Resim, Müzik ve Beden Eğitimi öğretmen adayları
Yazarlar // 04 Eylül 2012 Salı 18:58

Hasan GÜNEŞ

Öğretim elemanı olarak görev yaptığım süre içerisinde, bundan 22 yıl önce resim bölümünde görev yapan mesai arkadaşlarım olmuştu. Her zaman sanatçıların toplumun bir adım önünde olduklarını, bunu da öğrencilere yansıttığını düşünmüşümdür. Ancak, gelin görün ki  resim iş, müzik ve beden eğitimi öğrencilerine yeterince önem verilmez. Hatta, okullarımızda okutulan resim müzik ve beden eğitimi derslerine ıvır kıvır dersler diyen Milli Eğitim bakanlarımız çıkmıştır, eğitim tarihimizde.

    Anılan bu bölüm mezunlarının, çocukların özellikle duygusal, sosyal gelişimlerine katkıları göz önünde bulundurularak, yetkililerin  bu bölümden mezun olan öğrencilere ve derslere gerekli önemi vermeleri bir yükümlülük olarak kabul edilmelidir.

    Öğrenciliklerinde, bu öğretmen adaylarımızın duygusal zeka açısından önem taşıyan  iyimser bir bakış açısı kazandıkları, olumlu duygular besledikleri, kendini değerli buldukları, özgürlük ve özerklik duygusu kazandıkları, yüksek enerji yaydıkları, değişime istek duydukları gözlemlerim arasındadır. Beden eğitimi öğretmen adaylarının ise öğrencilik yıllarında, daha kolayca sosyalleştikleri, kararlılık sergiledikleri işbirliğine ve takım ruhuna yatkın oldukları izlenimlerim arasındadır.

     Resim, müzik bölümünden mezun olan  öğrencilerin öğrencilik yılları da ekonomik anlamda sıkıntılıdır. Zira öğretim için gerekli malzeme ve araçları kendileri temin etmek durumundaydı.

     Diğer taraftan, bu öğretmen adaylarının KPSS(kamu personeli seçme sınavı) de hak etmedikleri bir tutumla karşılaşmaktadırlar. Yıllarca resim yapan veya enstrüman çalan ve müsabakalara katılan sırasıyla resim,müzik,  beden eğitimi  öğretmen adaylarına  kendi alanlarıyla doğrudan ilişkili olmayan matematik vb. sorular sorulmaktadır.Bu nedenden dolayı bekleyen çok sayıda öğretmen adayı vardır.

     Aslında, bu öğretmen adaylarımızın öğrencilik yıllarında bağlı bulundukları üniversiteleri çeşitli etkinliklerle temsil ederek, bu yükseköğretim kurumlarını tanıtma görevlerinde de bulunmuşlardır.Adeta üniversitelerin vitrininde yer almışlardır diyebiliriz.Yetiştiği zor koşullar ve işlevleri göz önünde bulundurulduğunda, pek  de hak etmedikleri bir konumda olduklarını görüyoruz. Yıllarca atama bekleyen bu alan mensubu öğretmen adayı var.

     Sadece sanat ve spor açısından bakıldığında, uğraştığı alan nedeniyle yukarıda anılan öğretmen adaylarının  duygusal zekaları daha gelişmiş olmaları beklenir.Bunun okullarımızdaki resim müzik ve beden eğitimi derslerinin artırılmasıyla okullarımızdaki öğrencilere yansıması mümkündür.Yeter ki bu adaylarımızın önündeki engeller kalksın.  

Böyle bir sonuç okullarımızda okuyan öğrencilerimizin duygusal gelişimine katkısı olabileceği gibi bilişsel gelişimine de katkı sağlayacaktır.