Paralar ne Olacak ?
Yazarlar // 5 Mayıs 2021 Çarşamba 10:11

İsmail BAŞARAN

Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin suya yaptığı ve davalık olan zam ile ilgili Bilirkişi Heyeti şok bir rapor hazırladı. Heyet zamları yüksek bulurken, su sayaçlarından bakım ücreti alınamayacağını vurguladı.

Ne olmuştu? Mustafa Demir’in Başkan seçilmesinin ardından ilk iş olarak Samsun Büyükşehir Belediyesi, 2019 yılının Mayıs ayında içme suyuna yüzde 25, sayaç okuma bedeline yüzde 150 zam yapmış, faturalara her ay TÜFe oranlarının zam şeklinde yansıtılması kararını almıştı. Ve de bu karar ygulanmıştı, halen de yglanıyor. Bunun üzerine  de bu zamlar davalık oldu. Dava sonunda su Sayaçları halkındır mahkemeye sunulan raporda aylık TÜFe zammı oranı ile yüzde 25'lik su zammının enflasyon oranının çok üzerinde olduğuna dikkati çekilince, fatura başına 2 lira 50 kuruş alınan sayaç bakım bedelini ise 'sayacın tüketicinin olduğuna' dikkati çekerek hukuka aykırı bulnundu.

Soru şu. Şimdi ne olacak, paralar geri verilecek mi, geri verilirse faiz işletilecek mi? Hani kurumlar alacaklarını gecikmeli tahsil ederse faiz uyguluyorlar ya, şimdi Samsun Büpyükşehir Beledyesi vatandaştan alığı parayı geri verirken faiz ödeyecek mi, ödeyecekse bu rakam yüzde kaç olacak?

Ben kendi adıma alınan paranın faiziyle birlikte geri ödenmesi taraftarıyım. Samsun Büyükşehir Belediyesi de para yok edebiyatı yapmasın sakın, parası olmayan belediye bir caddeyi iki yıl içinde üç kez bozup yeniden yapmaz, savurganlıkta bulunmaz, kısacası halkın parasını har vurup harman savurmaz.

 

İNŞALLAH DOĞRUDUR

Koronavirüs Bilim Kurulu aşılama gündemiyle toplandı sonrasında da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, açıklama yaptı. Fahrettin Koca, “yapılan anlaşma ile önümüzdeki altı ay içinde 50 milyon Sputnik V aşısının Türkiye'ye geleceğini duyurdu. Buna göre ilk sevkiyat Mayıs ayında gerçekleştirilecek” dedi.

İnşallah doğırudur bu söylenen, çünkü Sayın Bakanın bu aşılama konusunda söylediklerinin hemen hemen hiçbirisi tutmadı da.

Ben kendi adıma iki doz aşıyı oldum, ancak vurulan aşı iyi mi değil mi bilmiyorum. O kadar arttı ki aşı isimleri, hangisi iyidir belli değil. Şimdi de 50 milyon aşı gelecekmiş. Hem de önümüzdeki altı ay içinde.

Sağlık Bakanı başka telden konuşuyor, uzmanlar başka telden. Acaba aşı imalatı gerçekten yetişmiyor mu dünyaya yoksa biz Ülke olarak ayırttığımız aşıların paralarını ödeyemedik ve ondan mı aşı alamıyoruz.

Eğer ihtalat için harcadığımız emeği ve parayı üretim için harcasaydık herhalte Türk Bilim insanları bu aşıyı çok daha önceden yapabilirlerdi. İktidarın büyük düşünürleri sayesinde Hıfzı Sıhha Enstitüsü’nü kapatmasaydık, kendi aşımızı üretmiştik bugüne kadar ve de aşılamayı belki de bitirmiştik.

Bütün bunlar başımıza salgının iyi yönetilmemesinden, sağlık kurumlarını özelleştirmemizden geldi. Türkiye hastanelerde yatakların civcili bicili, odaların güzel olmasına  odaklanıp hasta garantili yapılara izin vermeseydi biz bugün başkalarına el açacakmıydık, açmayacaktık. Ancak insanımıza güvenmi seçmedik, şimdi cezasını çekiyoruz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Unutmayın… Yaktığınız can kadar canınız yanacak ve üzdüğünüz kadar üzüleceksiniz.