| 1 milyon hektar sulak alanımız var |
 |
| 2 Şubat 2010 Salı / 15:07 |
|
|
| Samsun'da, "Dünya Sulak Alanlar Günü"nde Türkiye'nin önemli sulak alanlarındaki yönetim deneyimleri, bir çalıştayda ele alındı |
|
 |
Samsun'da, "Dünya Sulak Alanlar Günü"nde Türkiye'nin önemli sulak alanlarındaki yönetim deneyimleri, bir çalıştayda ele alındı. 1971 yılının şubat ayında İran'ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi olarak da bilinen Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi çerçevesinde 2 Şubat, 1997 yılından bu yana Dünya Sulak Alanlar Günü olarak kutlanıyor. Dünya Sulak Alanlar Günü kutlamaları çerçevesinde Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tepe Otel'de Doğa Derneği ile Çevre ve Orman Bakanlığı iş birliğinde yürütülen Türkiye'nin Ramsar Alanlarının Verimli Yönetimi Projesi çerçevesinde düzenlenen Türkiye'deki Ramsar Alanları Yönetim Deneyimleri Paylaşım Toplantısı'na Samsun Vali Yardımcısı Ramazan Aksoy, Bafra Kaymakamı Ayhan Boyacı, Terme Kaymakamı Ali İhsan Su, 19 Mayıs Kaymakamı Kadir Ekinci, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Doğa Koruma Daire Başkanı Ali Mennan Mennanoğulları, DSİ 7. Bölge Müdürü Faruk Yiğitsoy, İl Çevre Orman Müdürü Ömer Albayrak, Ramsar Sekreteryası Nadezhda Alexeva, Kars, Kırşehir, Balıkesir, Burdur, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Konya, Kayseri ve Sinop Çevre Orman Müdürlüğü temsilcileri ile Ramsar alanları temsilcileri katıldı. 2 gün sürecek olan çalıştayın ilk konuşmacısı olan ve derinlikleri genelde 6 metreye kadar olan sığ göl, lagün, delta, korunaklı kıyılar ve su dolaşımı sınırlı olan bölgelerin sulak alan olarak nitelendirildiğini belirten Samsun İl Çevre Orman Müdürü Ömer Albayrak, "Sulak alanlar yerli ve kıtadan kıtaya göç eden milyonlarca kuşun okyanusları aşmadan önce yumurtlama, yavru çıkarma ve mevsimlik yaşama yerleri olduğu için ekolojik açıdan son derece önemli habitatlardır. Sulak alanlar bakımından Avrupa ve Orta Doğu'nun en önemli ülkelerinden birisi olan Türkiye'de toplam alanı 1 milyon hektarın üzerinde 250 civarında sulak alan bulunmaktadır. Bu alanlardan Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü, Burdur Gölü, Manyas Gölü, Göksu Deltası, Akyatan Lagünü, Kızılırmak Deltası, Uluabat Gölü ve Gediz Deltası Ramsar Listesi'ne dahilken 71 tanesi de uluslararası öneme sahiptir. Bu sebeple Samsun'da bulunan ve çok zengin bir ekolojik çeşitliliğiyle uluslararası öneme sahip sulak alanlardan biri olan Kızılırmak Deltası'nın, yine ekolojik zenginliklere sahip Yeşilırmak Deltası ve Ladik Gölü Havzası'nın öneminin ve değerinin tüm çevreler tarafından çok iyi bilinmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasının sağlanması elzemdir" dedi. |
| |
2009 yılı itibariyle 4 önemli sulak alanda yönetim planının birinci aşamasının bitirildiğini, 2010 yılında 5 sulak alanın daha yönetim planının yapılmasının planlandığını ifade eden Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Doğa Koruma Daire Başkanı Ali Mennan Mennanoğulları, "Dünya Sulak Alanlar Günü, Türkiye'de 1997 yılından beri kutlanıyor. Sulak alanlar gerek ekolojik dengenin sağlanmasında gerekse biyolojik çeşitliliğin korunmasında büyük önem taşımasının yanı sıra yöre ve ülke ekonomisine çok büyük katkıları olan ekosistemlerdendir. 21. yüzyılda yaşanacak büyük krizlerin ve çatışmaların su kaynakları ve sulak alanlar üzerinde yoğunlaşacağı dikkate alındığında, bu alanların ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Küresel ısınmanın kendini iyice hissettirdiği, iklim değişikliğinin gözle görülür tesirlerinin yanı sıra şuursuz ve dikkatsiz kullanım sebebiyle günümüzde tatlı su kaynakları hızla tükenmektedir. Bu bakımdan sulak alanların korunması ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde iletilmesi milli güvenliğimiz açısından en mühim sorumluluklarımızdan bir tanesidir. Türkiye sulak alanlar bakımından Avrupa ve Orta Doğu'nun en önemli ülkelerinden biri kabul edilmektedir. Ülkemizde toplam alanı 1 milyon hektarın üzerinde sulak alana sahibiz, konu ile ilgili envanter çalışmalarımız sürüyor. Bu sulak alanlarımızın 135 adedi uluslararası kriterleri karşılayan önemli sulak alanlardandır. Samsun'un Bafra ilçesinde bulunan Kızılırmak Deltası, Çarşamba'da bulunan Yeşilırmak Deltası gibi uluslararası öneme sahip sulak alanlar ve yine uluslararası öneme sahip Ladik Gölü alanı gerek ülkemiz gerekse tüm insanlık açısından büyük öneme sahiptir. Sulak alanların akılcı ve sürdürülebilir kullanımı, sulak alanlarla ilgili halkın yararlarını da gözeten tüm sektörleri içine alan sulak alan yönetim planlarının geliştirilmesi ve uygulamasıyla mümkün olabilecektir. Bu sebeple ülkemizdeki sulak alanlarla ilgili yönetim planı hazırlama ve uygulama çalışmaları süratle sürdürülüyor ve uygulamasına devam eden 16 adet yönetim planımız var" diye konuştu.
Dünyada suyun öneminin son 30 yıl içerisinde anlaşıldığını belirten Samsun Vali Yardımcısı Ramazan Aksoy, "Büyük uygarlıklar hep su kenarlarında oluşmuş, insanoğlu yaşamını sürdürebilmek açısından su kenarlarını kendisine yaşam alanı olarak seçmiş. Özellikle 1950 yılından sonra gerek dünyada gerekse ülkemizde köyden kente göç hareketi, plansız kentleşme, hızlı nüfus artışı su kaynaklarımızı olumsuz yönde etkilemiştir. Sürdürülebilir bir kalkınmayı mutlaka yaşatmak durumdayız. O yörede yaşayan insanlar deltanın verdiği çeşitli imkanlardan yararlanıyorlar, bir yandan da ekosistemin mutlaka korunması gerek. Çeşitliliği koruyup gelecek nesillere aktarmamız lazım. Sulak alanların, suyun önemi son yıl 30 yıl içerisinde anlaşılabilmiş, korunması, gelecek kuşaklara miras olarak aktarılması konuları üzerinde yeni çalışılmaya başlamış bir konu" şeklinde konuştu. Toplantıda Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nde görevli mühendis Serhan Çağırankaya'nın 'Ülkemizde Ramsar Sözleşmesi kapsamında yapılan çalışmalar' konulu bir sunum yaparken, Ramsar Sekretaryası'nı yürüten Nadezhda Alexeva da 'Sulak alan yönetiminde Ramsar Sözleşmesi' konulu bir sunum yaptı. |
| |
|
|