Ya parmağınız koparsa!
SAĞLIK // 15 Ağustos 2018 Çarşamba 13:05

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Opr. Dr. Fatih Söylemez, parmak kopması, müdahale ve tedavi konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Ya parmağınız koparsa!

Çeşitli iş kazaları sonrası kopan parmaklar konusunda nelerin yapıldığını anlatan Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Opr. Dr. Fatih Söylemez, parmak kopması, müdahale ve tedavi konusunda önemli açıklamalarda bulundu.


Bazı eylemlerde bulunabilmek için parmakların çok önemli olduğunu belirten FBM Estetik Tıp Merkezi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Opr. Dr. Fatih Söylemez, "Parmak kopması durumunda ilk olarak telaşa kapılmadan hasta yaralanma alanından daha emniyetli bir alana alınmalı, kopan parçalar nemli bir havlu veya beze sarılmalı, parmağın yara bölgesine nemli bir havlu ile pansuman yapılmalıdır. Bu arada hemen 112 telefonu üzerinden acil yardım istenmeli ve parmak kopması olduğu bildirilmeli ve sağlık ekibinin talimatlarına uyulmalıdır. 112 ekibi tarafından veya kendi imkanlarıyla bir hastane aciline ulaşılmalıdır" dedi.



Parmak kopmasında 112 ambulans sisteminin önemi


Söylemez, “Parmak kopmasında ilk doktor muayenesi yapıldıktan sonra, doktor tarafından replantasyon (yeniden dikim) işlemi uygulanabilecek bir hasta olduğu kanaati oluştuğu zaman, 112 sağlık ekibi hasta adına uygun merkezlere ulaşır ve bağlantıyı sağlar. Uygun merkez ile bağlantı sağlandıktan sonra 112 ambulansı ile hasta ve kopan parça bu merkeze taşınır. Kopan parçanın taşınmasında sağlık ekipleri doku-organ nakil çantası denilen taşıyıcılar kullanır. Bu çantalar sayesinde dokunun nemli bir gazlı beze sarılmış hal, buza temas etmeden ancak serinliğinden faydalanacak şekilde birkaç saatlik yola taşınması sağlanır. Serin ortam dokunun oksijensizliğe tahammül süresini arttıracaktır. 112 ambulansı hastayı kabul eden merkeze teslim eder ve bundan sonrası mikrocerrahi ekibinin sorumluluğundadır. Hastanın öncelikle parçayı temiz bez veya havluya sardıktan sonra bunu delik olmayan bir poşetin içine yerleştirip poşetin ağzını sıkıca kapatması, sonra bu etrafını buz aküleri ve buz kütleleri ile desteklemesi gerekir. Burada amaç kopan parçanın serin ortamda taşınmasıdır, kopan parça direk buza temas etmemeli, parça direk buzlu suyun içine atılmamalıdır. Direk buza temas da parçanın donmasına ve dokuların ölmesine sebep olur. Dokunun serin tutulması, dokunun oksijen ihtiyacını azaltıp, kansız kaldığı süredeki doku ölümünü yavaşlatmaktır. Daha sonra en yakın hastaneye ulaşılmalıdır" diye konuştu.



Parmak kopmalarında gerekli süre


Kopan parçanın içindeki hücrelerde kan dolaşımı olmadığı için bir süre sonra hücre ölümlerinin başladığını belirten Söylemez, "Ayrıca ameliyat masasına ulaştıktan sonra ilk damarın dikilip kan dolaşımının başlaması içinde ortalama 1 saat vakit geçtiğini hesaba kattığımızda sürenin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle başarılı bir sonuç için ideali ortalama 2 saat içinde ameliyat masasına alınması, 3 saat içinde parmağın tekrardan dikilmesi sağlanmalıdır. Parmak ucu dokusu oksijensizliğe daha fazla dayandığından 6.saatte dahi başarılı sonuçlar görülmektedir" şeklinde konuştu.



Parmak dikmesinde başarıyı etkileyen faktörler


Dokuyu diktikten ve kan dolaşımını başlattıktan sonra tedavinin bitmediğini dile getiren Söylemez, "Yaklaşık ilk 48 saat içinde bütün riskler vardır, hatta cerrah risk görürse ameliyatı tekrarlayabilir. Dokunun uzun süre oksijensiz kalmış olması, ezilmiş doku olması, hastanın dolaşımı bozan pıhtılaşma-kalp-tansiyon hastalıkları, hastanın iyileşmeyi bozan şeker hastalığı gibi hastalıklarının olması, hastanın yasak olmasına rağmen sigara içiyor olması, eklem yapısında ciddi hasar olmuş olması, hastanın fizik tedavi konusundaki uyumsuzluğu başarıyı çok etkiler. Replantasyon uyguladığım hastalarda en çok kızdığım ve üzüldüğüm husus, sigara tiryakisi olan hastaların sigara konusunda tüm uyarılara rağmen sigaraya devam etmeleri ve ilk günlerde çok iyi olan parmağın sırf sigara yüzünden kaybedilmesidir" açıklamasında bulundu.