Tüberküloz hastalarına terapi
SAĞLIK // 24 Mart 2019 Pazar 15:56

Proje kapsamında oluşturulan terapi gruplarında hastalar, uzmanlardan destek alırken, aynı hastalıkla mücadele ederek başarılı olmuş kişilerin deneyimlerini dinleyerek moral buluyor.

Tüberküloz hastalarına terapi

Proje kapsamında oluşturulan terapi gruplarında hastalar, uzmanlardan destek alırken, aynı hastalıkla mücadele ederek başarılı olmuş kişilerin deneyimlerini dinleyerek moral buluyor.

İl Sağlık Müdürü Muhammed Ali Oruç, tüberkülozun hem Türkiye'de hem de dünyada tüm toplumu ilgilendiren kronik bir hastalık olduğunu söyledi.

Tüberkülozla mücadelede son 10 yılda ciddi gelişmeler olduğunu vurgulayan Oruç, "Son 10 yılda çok ciddi tedavisi arttı. Türkiye'de 2005 yılında 20 bin civarında hastamız varken 2017'de 12 bine kadar düştü." dedi.

Tüberkülozun tek başına ilaç tedavisiyle sonuçlandırabilecek bir hastalık olmadığını ifade eden Oruç, hastalığa biyopiskososyal (Biyolojik, psikolojik ve sosyolojik etkenleri birleştirerek bunların kesişimine sağlığı koyan model) olarak yaklaşılması gerektiğini vurguladı.

Hastalara tedavi sürecinde maddi ve manevi destek sağlanıyor

Samsun'da "Tüberküloz Hastalarına Terapiyle Destek Projesi"ni hayata geçirdiklerini söyleyen Oruç, proje çerçevesinde doğrudan gözetimli tedavi uyguladıklarını, internet üzerinden ve telefonla hastalarla görüşüldüğünü, bunun yanı sıra terapi grupları oluşturulduğunu anlattı.

Bu kapsamda Samsun'da 45 hastanın doğrudan gözetimli tedavi kapsamında hizmet aldığını belirten Oruç, şöyle devam etti:

"Hastalarımıza her zaman yanlarında olduğumuzu söyleyerek yaşayabilecekleri sıkıntıları, herhangi bir sorunu, soruyu hemen o anlamda sorup sonuçlandırmak için başlatılan bir çalışma. Tedaviyle ilgili sosyo ekonomik olarak düşük olan ailelerimiz için de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla birlikte başlatılan bir çalışma var. Burada da hastalarımıza tedavi sürecinde bin 300 lira ücret verilmekte. Şu an Samsun'da 80 hastamız bu ücreti almakta. Tüberküloz hastalığına biyopiskososyal olarak yaklaştığımızda kişiler öncelikle bu hastalığı kabullenmekte zorluk çekiyor. Çevresinde damgalanma korkusu yaşamaktalar. Hem bu korkularını atmak için hem tedaviye uyum sürecini daha rahat uyabilmeleri için hem de tedavilerinin daha başarılı olabilmesi için bir çalışma başlattık."

Psikologların önderliğinde daha önceden bu hastalığı geçirip başarıyla tedavisini tamamlamış kişilerin de terapiye katıldığını belirten Oruç, "Bu tedavi yurt dışında birçok ülkede çok yaygın bir şekilde kullanılmakta. Tedavilerini başarılı bir şekilde sonlandırmış hastalarımız örneklik teşkil etmekte. Hastalarımızın aklına takılan soru veya sorularını onlarla paylaşıp psikologumuz eşliğinde tedavinin önemini düzenini sürdürebilirliğini sağlamak için gerçekten önemli bir çalışma." diye konuştu.

Söz konusu uygulamayla hastalara hızlı bir tedavi süreci sağlayıp erkenden sağlıklarına kavuşulmasının amaçlandığını ifade eden Oruç, "Umarız Samsun'dan başlatmış olduğumuz bu çalışma diğer illerimize de örnek olur ve yaygınlaşır. Hastalarımız için de sağlık çalışanlarımız için de iyi bir süreç olur diye temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Deneyimlerini paylaşarak hastalara umut oluyor

Hastalığı yenen 64 yaşındaki Celal Özkan da terapilerde hastalara deneyimlerini ve süreçte yaşadıklarını anlattı.

Terapilerin hastalara öz güven kazandırdığını söyleyen Özkan, şunları dile getirdi:

"Tüberküloz hastası bizim ülkemizde iyileşse bile öz güveni olmuyor 'Acaba duyulur muyum' diye. Terapi, hastalığa yeniden yakalanma riskine karşı kontrolleri sağlıyor. Tedavi sürecinde insanlar kendilerini rahat hissettikleri için daha çabuk iyileşiyor. Hastalar kendilerinin önemsendiğini görüyor ve daha mutlu oluyor."

Terapi gruplarına katılanlar memnun

Terapiye katılan 2 çocuk annesi 57 yaşındaki Hanife Altun, hastalığını yaklaşık üç ay önce akciğer ameliyatı olduktan sonra öğrendiğini söyledi.

Terapiye katılarak rahatladığını anlatan Altun, "Üç aydır ilaçlarımı kullanıyorum. Terapiye ilk kez katıldım ama çok mutlu oldum. Burada çok rahatladım. Gençlerin de bu hastalığa tutulduğunu gördüm. Bu saklanacak bir şey değil. Rahat olmak lazım. Bu hastalıkta ilaçların düzenli içilmesi sonuca ulaştırıyor." dedi.

3 çocuk babası 48 yaşındaki Dursun Ali Akgül de yaklaşık 8 ay önce göğsündeki ağrıyla gittiği doktorda hastalığını öğrendiğini vurguladı.

Akgül, terapilerin kendilerine tecrübe kattığını belirterek, "Doktorların tavsiyesi üzerine katıldım. Bize çok büyük imkan sağlanıyor. Uygulanan tedaviden güzel sonuçlar alıyorum. Çevremdeki hastalara bu uygulamayı anlatıyorum. Terapide uzmanlara aklımıza takılan her şeyi soruyoruz." diye konuştu.