Kadınlarda idrar kaçırma ve tedavisi
SAĞLIK // 23 Ocak 2017 Pazartesi 13:32

Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Çağlar, kadınlarda idrar kaçırmanın, hayati tehlike içeren bir sorun olmamakla birlikte yaşam kalitesini sosyal ve cinsel anlamda bozduğunu söyledi.

Kadınlarda idrar kaçırma ve tedavisi
Op.Dr. Mustafa Çağlar,günümüzde kadınların en büyük sorunlarından biri olan idrar kaçırma hakkında bilgi verdi . Dr. Çağlar, “Kadınlarda idrar kaçırma, hayati tehlike içeren bir sorun olmamakla birlikte yaşam kalitesini sosyal ve cinsel anlamda bozmaktadır. Sürekli ıslaklığa ve ped taşımaya bağlı olarak vajinada enfeksiyonlara sebebiyet verebilir. Cinsel aktif yaştaki kadınların seksüel yaşamlarını da olumsuz yönde etkileyen bu sorunun tedavisi son derece önemlidir” dedi.

Opr. Dr. Mustafa Çağlar şöyle devam etti: “Birçok hasta gurubu hala bu sorunu dile getirmekten çekinmektedir. Özellikle doğum yapan ve yaşlı hastalar bunun kadın hayatının kaçınılmaz bir sonu olduğunu düşünmektedir. Oysaki son yıllarda tanı ve tedavi yöntemlerindeki ilerlemelerle yaşamın hangi döneminde olursa olsun tedavisi mümkün olan bir sağlık sorunudur. Böbreklerde oluşan idrar idrar yolları (üreterler) aracılığıyla mesaneye(idrar torbasına) gelmektedir. Mesane ve uretradan oluşan alt üriner sistem anatomik ve sinirsel yapısı sağlam olmak kaydıyla idrarı depolayabilmekte ve mesane uretranın uyumlu çalışmasıyla kişi idrarı yine uygun bir durum ve zamanda dışarı atabilmektedir. Yani işemenin iki dönemi vardır. Birincisi depolama, ikincisi boşaltım dönemi olarak adlandırılır. İdrar kaçırma idrarın istem dışı dışarı atılması ya da başka bir deyişle idrar tutamama hali olarak tanımlanabilir. İdrar kaçırma genellikle ‘sosyal veya hijyenik bir soruna neden olan ve objektif olarak gösterilebilen idrar tutamama hali’ olarak tanımlanmaktaydı. Son zamanlarda ise idrar kaçırma hasta temelinde ’her türlü idrar tutamama yakınması’ olarak tanımlanmaktadır” diye konuştu.

Opr. Dr. Çağlar, idrar kaçırmanın değerlendirilmesi konusunda, “Amaç idrar kaçırmanın nedeninin doğru olarak belirlenmesidir. Değerlendirme şunlardan oluşur; hastanın şikayetlerinin dinlenmesi, fizik muayene, temel testler, ürodinamik değerlendirme, endoskopik değerlendirme. Yakınma ya da şikayetler hasta tarafından doğrudan dile getirilir veya sorgulama formları aracılığıyla öğrenilebilir. Bu sorgulama formları idrar kaçırmanın şiddeti, sıklığı ve tipini iyi ortaya koyabilmeli, ayrıca idrar kaçırmanın kişinin yaşam kalitesini ne derece etkilediğini gösterebilmelidir” şeklinde konuştu.

Dr. Mustafa Çağlar, yakınma tipleri hakkında şu bilgileri verdi: “İdrar kaçıran bir hastada şu yakınma tipleri görülebilir: 1)Stres tip idrar kaçırma yakınması: Hareket, ıkınma, spor, öksürük, perde asarken, ağır kaldırırken, gülme sırasında ya da hapşırık sırasında idrar kaçırma yakınmasıdır. 2) Sıkışma idrar kaçırması: Sıkışma aniden ortaya çıkan ve engellenmesi güç şiddetli idrar yapma gereksinimidir. Sıkışma duyusu ile birlikte veya bu duyunun hemen ardından görülen idrar kaçırma yakınmasıdır. 3) Karışık tipte idrar kaçırma: Sıkışma ve stres idrar kaçırma yakınmasının bir arada bulunmasıdır. 4) Uykuda idrar kaçırma (enürezis nokturna): Uykuya daldıktan sonra idrar kaçırma yakınmasıdır. Daha çok çocuklarda görülmekle birlikte erişkin yaş grubunda da görülmesi sıktır. 5)Devamlı idrar kaçırma: Kişi devamlı olarak idrar kaçırmaktan yakınmaktadır. Bu tip kaçırma daha çok ameliyat geçiren hastalarda görülür. Tedavisi çoğunlukla cerrahidir. 6) Diğer tip idrar kaçırma: Değişik ortamlarda ortaya çıkan idrar kaçırma yakınmasıdır. Örneğin cinsel ilişki sırasında ya da sadece gülerken (gülme idrar kaçırması) idrar kaçırma yakınması söz konusudur. Kişi hiçbir şey duymadan, herhangi bir zorlama olmadan idrar kaçırdığından yakınabilir. Duyunun olmaması nörolojik bir hastalığa bağlı olabilir.”



İdrar kaçırma tedavisi

Opr. Dr. Mustafa Çağlar, idrar kaçırma tedavisi için “Davranış değişikliği tedavisi: Amaç, elde olmayan idrar kaçırmaya katılan faktörlerin iyileştirilmesini sağlamaktır. Bu tedavi yöntemi problemi kötüleştiren faktörlerin; kabızlık, şişmanlık, sigara kullanımı, aşırı sıvı alımının ve çay kahve gibi idrara çok çıkartan sıvıların azaltılması ve davranış değişiklerinin yapılması gereklidir. Kegel egzersizleri: Pelvis, tıpta leğen kemikleri arasında kalan bölgedir. Doğum sırasında, bebeğin takip edeceği yol burasıdır. Pelvis bölgesinde çok sayıda kaslar vardır. Bu kasların eğitimi idrar yaparken, bu bölge kaslarının sıkılması ile idrar akımının durdurulması ve bir süre tutulması ile sonra tekrar gevşetilmesi ile olur. Bu işlemi yaparken hangi kasların kasılmasının bu etkiyi sağladığı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Kegel egzersizleri, özellikle doğum sonrası sık olarak görülen öksürmek, hapşırmak, gülmek ile idrar kaçırmayı engellemektedir. İlaçla tedavi: Konunun uzmanı hekimler tarafından karar verilen, mesaneye etkili genellikle günde 1 kez alınan bir tedavi şeklidir. Başka faktörlerin olmadığı sıkışma tipi idrar kaçırmada tedavi başarısı yüzde 80-90’lar düzeyindedir. Cerrahi tedavi: Gerçek stres inkontinansın tedavisi, cerrahi yöntemlerle yapılan kapalı bir tedavi biçimidir. Bu sorunu düzeltmek için günümüzde uygulanan çeşitli ameliyat tipleri mevcuttur. Son yıllarda oluşan ilerlemelerle bu tip idrar kaçırmanın (stres ile idrar kaçırma) tedavisinde kullanılan ameliyatın esası zayıflayan ve dengesini (stabilitesini) kaybeden idrar yolunun altına ‘hamak’ oluşturacak şekilde bir askı koyarak idrar kanalını desteklemek ve dengeli hale getirmektir” açıklamasını yaptı.



Anestezi gerekir mi, ameliyat sonrası seyir nasıl olur?

Opr. Dr.Mustafa Çağlar, bu tip rahatsızlıklar için en çok merak konusu olan anestezi gereği ve ameliyat sonrası zarfı hakkında şunları kaydetti: “Genel ya da spinal (yani belden aşağısını uyuşturarak) anestezi ile yapılır. Hastanın durumuna göre bazen sabah ameliyatı yapıp hastayı akşam evine gönderebiliyoruz. Bazen de hastalarımızı bir gece hastanede gözetimimizde tutuyor ve ameliyat sonrası idrar yoluna koyduğumuz sondayı çıkarıp hastalarımızı evlerine gönderiyoruz. TOT ameliyatından hastalarımızın yüzde 90’ı kısa ve uzun dönemde bu tip idrar kaçırma kurtulmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Ameliyat vajina içinden kapalı olarak yapıldığı için hastalarımızın ağrı duyması söz konusu değildir ve ameliyat oldukları bile belli olmamaktadır.”



Ameliyat başarısız olursa hastalar nelerle karşılaşır?

Çağlar, ‘Ameliyat başarısız olursa hastalar nelerle karşılaşır?’ kaygısı için ise “Ameliyattan sonra bazı sorunlar oluşabilir. Bunların en önemlisi idrarını hiç yapamamadır, böyle bir durumda yeniden çok kısa sürede ameliyatı tekrarlayıp koyulan ‘hamağı’ kesmek gerekir, bazı hastalar da ameliyattan sonra idrarını yetiştirememe duygusu ve bazen bu yetiştirememe sonucu idrar kaçırma ile karşılaşırlar” ifadelerini kullandı.

Ameliyat sonrasına özellikle vurgu yapan Opr. Dr. Mustafa Çağlar açıklamasını şöyle tamamladı: “ ‘Ameliyattan sonra stres tip idrar kaçırmam bitti ama yetiştirememe ile idrar kaçırıyorum’ Ürolog ameliyat öncesi yeterli değerlendirmeyle hastanın sadece ‘stres tip idrar kaçırmamı’ (gülme, öksürme, hapşırma) yoksa beraberinde urge inkontinans (yetiştirememe ile idrar kaçırma) da var mı bunu araştırıp ve tedaviyi ona göre planlar. Ameliyat basit gibi görünse de ameliyatı yapacak cerrahın hastaya önceden jinekolojik muayene yapması ameliyat sırasında ‘idrar yolunun altına koyacağı hamak’ basıncını doğru ayarlaması için çok önemlidir. Bunlar sağlanırsa ameliyat sonrası problem oluşmaz.”