Bakan Demircan’dan “diyabet” uyarısı
SAĞLIK // 24 Eylül 2017 Pazar 20:33

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Türkiye’nin diyabet konusunda dünyada ilk sıralarda yer aldığını vurgulayarak, “Avrupa ülkeleri arasında sayısal olarak baktığımızda 3’üncüyüz, oransal olarak baktığımızda Almanya’dan sonra 2’nciyiz. Bu bir geleceğe dönük tehlikedir. Türkiye, diyabetle mücadelesini vermek zorundadır” dedi.

Bakan Demircan’dan “diyabet” uyarısı
Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, memleketi Samsun’da AK Parti Atakum İlçe Başkanlığı 4. Olağan Kongresine katıldı. Bakan Demircan kongrede yaptığı konuşmada Kuzey Irak ve sağlık alanında yaşanan gelişmelere değindi.



“Türkiye diyabette Almanya’dan sonra 2’nci sırada geliyor”

Sağlık alanındaki eksiklikleri gidermek için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Bakan Ahmet Demircan, “Türkiye, diyabet konusunda maalesef dünya üzerinde olumsuz noktadayız. İlk 10’un içine doğru gidiyoruz. Avrupa ülkeleri arasında sayısal olarak baktığımızda 3’üncüyüz, oransal olarak baktığımızda Almanya’dan sonra 2’nciyiz. Bu bir geleceğe dönük tehlikedir. Türkiye, diyabetle mücadelesini vermek zorunda ve bu konuda vatandaşlarımızla el birliği yaparak gerekenleri yerine getireceğiz. Çünkü diyabet, sadece diyabet hastalığı değil pek çok hastalığı peşinden getiren bir hastalıktır. Bunun için Türkiye’nin beslenme haritasını çıkaran bir çalışma yapıyoruz. 2 ilde pilot çalışma yapıldı. Şimdi bütün illerde çalışma yapılacak. Türkiye’nin bu konuda neleri dikkati almalı onu konuşacağız. Antibiyotik kullanımda da iyi noktada değildik. Son 1 yılda gelinen nokta sevindirici. Antibiyotik kullanımında yüzde 15’lik azalma var. Bu bilinçli ilaç kullanımı çalışması neticesinde elde edilen bir husustur. İnşallah bu bilinçli ilaç kullanımı konusunu daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’nin daha sağlıklı bir döneme girmesi için el birliğiyle çalışacağız” diye konuştu.



“100 yıl sonra tekrar bölgedeki haritaları değiştirmek istiyorlar”

Dış mihrakların Kuzey Irak için harekete geçtiğinin altını çizen Bakan Demircan, “Bölgemiz, 100 yıl sonra yeniden haritaları değiştirmek için harekete geçmiş birtakım mihraklar ve güç odakları ve Türkiye’de hedefleri olan yapıların yeniden bölgeye vaziyet ettiği bir dönemdeyiz. Onların hesapları var elbette ama bu coğrafyada yaşayanların hedefleri ve gayeleri yok mu? İşte o hesaplara karşı güçlü bir şekilde direnen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başka mihraklar kendi hedeflerini gerçekleştirmek için sürekli üzerimize geliyorlar. 35-40 yıl terörle üzerimize geldiler. Türkiye’nin iç meselelerini, demokrasisini engelleyerek üzerimize geldiler. Bunlar kendiliğinden ve içerideki gelişmelerle olmadı. Darbeler Türkiye’nin kendi tabii gelişimi içerisinde olmadı. Bunların içerisinde bu coğrafyada hedefleri olan güçlerin parmakları vardı. Onun peşinden Türkiye’de 12 Eylül’ü yaşadık. Peşinden de terör belası milletimizin önüne sürüldü. Onunla da Türkiye’yi diz çöktüremediler. Sonra da FETÖ terörüyle karşı karşıya geldik. Bu aziz millet, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol göstermesiyle ülkesini, devletini uçurumun kenarından aldı, kurtardı” şeklinde konuştu.



“AK Parti’nin kaderi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderi birbirinden ayrılamaz haldedir”

AK Parti’nin kaderi ile Türkiye’nin kaderini birbirine bağdaştıran Demircan, şunları söyledi:

“Şimdi Kuzey Irak’taki sözde referandum hareketiyle bölgeyi yeniden çatışmanın, dengesizliğin ve kaosun içerisinde çekmek istiyorlar. Bunlar hep bölgede bu projelerin karşısında duran Türkiye’ye yönelik saldırılardır. Türkiye bunların üstesinden gelecektir. Bunun bir yolu var. Bu yol Türkiye’nin güçlü olmasından geçiyor. Bir ülkenin güçlü olması, o ülkede siyasi iradenin yani millet iradesinin güçlü olmasıyla mümkündür. 15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye’de parçalı bir irade olsaydı yani koalisyonlar birbiriyle parçalanmış bir arada duramayan siyasi irade olsaydı Allah korusun Türkiye, böyle bir darbe girişiminin üstesinden gelemezdi. Türkiye o sürece güçlü bir milli irade ile ve güçlü bir siyasi irade ile girdiği için başardı, darbeyi engelledi. Peki, bu güç ve milli iradenin bir merkezde toplanması nasıl oluyor? Bu da güçlü bir AK Parti sayesinde oluyor. AK Parti’nin kaderi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderi birbirinden ayrılamaz haldedir. O yüzden AK Parti’nin güçlülüğü ve gücü güçlenmeli ki Türkiye’de milli irade devlet yönetimine güçlü bir şekilde yansısın.”

Bakan Demircan, konuşmasının ardından kongreden ayrıldı.
Bakan Demircan’dan “diyabet” uyarısı
Bakan Demircan’dan “diyabet” uyarısı