Çevre bilinci paneli
GÜNCEL // 15 Aralık 2019 Pazar 23:15
Çevre bilinci paneli

Samsun'da düzenlenen Çevre ve Kentlilik Bilinci panelinde üniversite öğrencilerine seslenen Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, “Çağdaş modern içinde aklın ve bilimin olduğu kentler oluşturalım artık. Bu sürece sizde katılırsanız sorar sorgularsanız ancak öyle olabilir” dedi.


Atakum Kent Konseyi tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi'nde düzenlenen "Çevre ve Kentlilik Bilinci" paneli Konsey Başkanı Prof. Dr. Derya Oktay ‘ın moderatörlüğünde Türkiye'nin önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Ruşen Keleş'in katılımıyla gerçekleştirildi. Panelin bir diğer konuşmacısı olan ekolojik mimarlık konusunda duayen Mühendis, Mimar ve Ozan-Yazar Cengiz Bektaş eşinin geçirdiği bir kaza nedeniyle panele katılamadı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda çevre ve kentlilik bilinci anlatıldı.


Panelin açılış konuşmasını Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci yaptı. Kenti demokratik kültür anlayışında bir yönetişim tekniği içinde herkesi sürece katarak yönetmek istediğini söyleyen Deveci, “Bu şehirde 35 bin üniversite öğrencisi yaşıyor. Bu Atakum'u bu hale nasıl getirdiniz diye sorun. Bu Atakum'un sorunların nasıl çözeceksiniz diye sorun. Kentlerle ilgili sorunlarınızı ve ona ilişkin çözüm önerilerinizi anlatın. Anlatın ki sizin ve sizden sonraki nesillerin içinde yaşayabileceği kentler oluşturalım. Çağdaş modern içinde aklın ve bilimin olduğu kentler oluşturalım artık. Bu sürece sizde katılırsanız sorar sorgularsanız ancak öyle olabilir. Ben bundan sonra öyle olacağını ümit ediyorum. Atakum özellikle örnek olarak bu şekilde yönetilecek. Bu şehirde yaşayan 35 bin üniversite öğrencisinin hem kent yönetimine hem de kendi sorunlarının çözüm sürecine katılmasına ben özellikle öncülük edeceğim” ifadelerini kullandı.


Ardından panelin moderatörlüğünü yapan Atakum Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Derya Oktay bir konuşma yaptı. Oktay, “Bu planlamalar ve tasarım ne kadar duyarlı olursa olsun, kullanıcılar yani şehirde yaşayanlar ve binaları kullananlar yeterli çevre bilincine sahip olmadıkça bunlar sürekli olmayacaktır. Dolayısıyla gerçekten bu çevre bilinci ve çevre sadece yeşili ağacı kapsamıyor. Yani yeşile saygı bunu çoğumuz biliyoruz herhalde ama yerel çevresel kaynaklar, yerel kaynaklar, toplumsal değerler ve toplumsal çevre bunlara bağlılık ayrı bir önem kazanıyor. Bunların sürdürülmesi için yaşayanların yaşadıkları yere her boyutuyla sahip çıkması şart. İşte bu konuda neler yapılabilir bugün bunları konuşacağız” şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Ruşen Keleş ise, “Halktan kopuk hiçbir şekilde sanatta yapılamaz planlamada yapılamaz politika da yapılamaz hiçbir şey yapılamaz. Türkiye'de önce mühendislik vardır ondan mimarlık ortaya çıkmıştır. Mimar Kemalettin mesela mühendistir. Hocası yeteneğini keşfetmiş ve tavsiyesi üzerine yurt dışında 2 yıl çalıştıktan sonra yurda dönmüş ve ilk mimarlık örgütünü kurmuştur. Ama sonra mimarlık her şeyi yapmaya başlamış. Peyzaj mimarlığı tabi mimarlar yapar, iç mimarlık tabi mimarlar yapar. Endüstri mühendisliğinden bilmem nereye kadar her şeyi mimarlar yapıyor. Uzmanlıkların bu devirde birbirinden bu kadar kopuk kopuk olmaları yapay bir şeydir. Uzmanlıklar sizlere at gözlükleri takar bir şey görmezsiniz. Bu insanları tekrar bir bütünsek planlama içinde toplanmak zorundadır” diye konuştu.